Sendikalar Meclis’ten seslendi: Kadro alımlarında ayrımcılık yapılmasın

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Devlet Memurları Kanunu Ve Bazı Kanunlar İle 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal ve KESK’e bağlı sendikaların Genel Başkanlarıyla birlikte TBMM’de bir basın toplantısı yaptı.

“SÖZLEŞMELİLER MAĞDUR EDİLMİŞTİR”

Basın toplantısında konuşan CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Bu kanun teklifinde sözleşmeliler arasında ayrım yapılarak, farklı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan sözleşmeliler mağdur edilmiştir” dedi.

CHP’li Kaya, açıklamalarına şöyle devam etti:

“EYT NEDEN YOK?”

“EYT’lilerin kararlı mücadelesi ve Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun çabaları Erdoğan’a geri adım attırdı, Emeklilikte Yaşa Takılanmaların kazanılmış haklarının verileceği açıklandı. Ancak AKP şimdi de ipe un seriyor, bir türlü kanunu Meclis’e getirmiyor.

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş doğruları söylemiyor, muhalefeti öne sürüyor, “10 günlük bir çalışma süresi gerekir” diyor. Elinizi, kolunuzu tutan mi vardı, EYT kanun teklifini şimdi niye getirmediniz? Çalışanların aile bütünlüklerinin sağlanması için eş durumu tayin hakkının da verilesi gerekir.”

SENDİKALARIN TALEPLERİ OKUNDU

Basın toplantısında sendikaların taleplerini şu şekilde açıklandı:

EĞİTİM SEN

“Daha önce yapılan açıklamalarda üniversitelerde 50/d maddesi uyarınca güvencesiz istihdam edilen araştırma görevlilerinin yasal düzenleme ile 33/a’ya geçirilerek güvenceli istihdam edileceği belirtilmesine rağmen, TBMM’ye sunulan kanun teklifinde bu yönde bir düzenleme olmadığı görülmektedir.

Yükseköğretimde güvenceli çalışmayı esas alan bir düzenleme yapılacaksa Meclis gündeminde olan düzenlemede 50/d’li araştırma görevlilerinin kadrolarının 33/a’ya geçirileceği ve daha sonra yapılacak bir düzenlemeyle daha güvenceli bir istihdam yaratılacağı, 50/d nedeniyle hak kaybı yaşamış olan araştırma görevlilerinin mağduriyetlerinin giderileceği, Dr. öğretim üyelerinin, öğretim görevlilerinin, canlı modellerin, güvenceli kadrolarda istihdam edileceği, Doktor öğretim üyesi kadrolarında yeniden atama uygulamasının son bulacağı, Doçent unvanını alan tüm öğretim elemanlarının başka bir kriter aranmaksızın doçentlik kadrolarına atanacağı, Gerekli kıdem ve akademik kriterleri sağlayan doçentlerin süre ve hak kaybı olmadan profesörlük kadrosuna atanacağı, 696 sayılı KHK ile taşerondan kadroya geçirilen sürekli işçilerin diğer kamu işçileriyle eşit haklara sahip olması için gerekli düzenlemelerin yapılarak bu işçilerin önceki kıdem sürelerinin gaspına son verileceği yönünde düzenleme yapmak gerekmektedir.”

SES TALEP

“Aile bütünlüğünün sağlanması amacı ile atama yapılmasının mutlaka eklenmesi gerekir. “kademe ilerlemesinin durdurulması” ibarelerinin çıkartılması

657 sayılı kanunun 36. maddesinde yardımcı hizmetler sınıfında yapılacak işleri görmek üzere hali hazırda çalıştırılan taşeron işçilerin 657 sayılı kanunun 4/D fıkrasına geçirilmesi…

657 sayılı kanunun 37. maddesinde sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında ihale ile gördürülen hizmetlerde taşeron olarak çalıştırılan sağlık personelinin öncelikle kadroya geçirilmesini şayet bu mümkün değil ise 657 sayılı kanunun 4/B fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak geçirilmesi…

663 sayılı KHK’nın 45. maddesi uyarınca sözleşmeli olarak görev yapan uzmanların mali haklarına zarar gelmemek kayı ile kadroya geçirilmesi…

2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılanların mali haklarına zarar gelmemek kaydı ile kadroya geçirilmesi…

Aile sağlığı merkezlerinde işçi çalıştırılabilinmektedir. Bu işçilerin mali ve sosyal haklarının İl Sağlık Müdürlükleri tarafından karşılanmak üzere 657 sayılı kanunun 4/D fıkrasına geçirilerek çalıştırılması…”

KÜLTÜR SANAT SEN

“Toplam 83 kişi, Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) (İşçi-Memur)sanat kurumlarında sanatlarını icra ediyorlar. Kültür ve Turizm Bakanı 2022 yılı bütçe görüşmeleri sırasında konunun farkında olduklarını ve bu durumu giderip hak ettikleri sanatçı kadrosunu almaları için mevzuat çalışması yaptıklarını açıklamıştır. Bu mağduriyetin giderilmesi gerekir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında görev yapan solist sanatçı ve sanatçılar ile sahne üstü ve gerisindeki personelin mağdur olmaması için:

“İlgili kurumlarda 2020 yılı öncesi 375 sayılı KHK’nın Ek 7. maddesi kapsamında sözleşmeli personel ve 2020 yılı itibarıyla 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası hükmüne göre Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 8. maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak geçirdikleri hizmet süreleri, yeni atandıkları pozisyonlarda geçmiş sayılır ve bu süreler yeni pozisyonlarının mali haklarının tespitinde değerlendirilir.” şeklinde düzenlenmelidir.”

TÜM BEL SEN

“Belediye ve Şehir Tiyatrolarında çalışanlar

Kanun Teklifinde Sözleşmeli Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları kapsama dahil edilmelerine karşın, aynı mevzuata tabi ve aynı unvanlar ile Belediyelerin Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na Bağlı Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası Şube Müdürlüklerinde, ‘’Sanat ve Sahne Uygulatıcıları Hizmet Sözleşmesi” ile sözleşmeli statüde çalıştırılan kamu emekçileri kapsam dışında bırakılmıştır. Bu mağduriyetin giderilmesi gerekir”

Belediye opera ve tiyatrolarında çalışan sözleşmeliler

Devlet Sanatçıları ve Sanatçıların Sözleşmeli Olarak Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara “göre istihdam edilen Belediye Opera ve Tiyatroları ile Kent Orkestralarında sözleşmeli memurların (sanatçı, sanat uygulatıcısı ve sahne uygulatıcısı vd.) kadroya geçirilmeleri halinde, bazı haklardan yoksun kalması söz konusu olabilir. Bunların da kazanılmış haklarıyla birlikte kadroya geçirilmesi gerekir.”

TBMM’DE DANIŞMAN OLARAK ÇALIŞAN SÖZLEŞMELİLERE KADRO YOK

CHP’li Kaya’nın açıklamaları şöyle devam etti:

“Sözleşmeli personelin kadroya geçişi için hazırlanan teklifte, TBMM’de görev yapan sözleşmelilerin yer almaması hakkaniyet ölçütlerine uymamaktadır. Yasanın yapıldığı yer olan TBMM’de personel rejiminin Anayasa ve iş kanunlarına aykırı olması kabul edilemez. Bu gerekçelerle yıllardır mağduriyet yaşayan TBMM’de sözleşmeli görev yapan personel de yasa kapsamına alınmalıdır.

Kanun Teklifinin 3. maddesinin GEÇİCİ MADDE 48’in (a) bendine; 1/12/2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununun 30 uncu maddesine göre Milletvekillerinin Yasama Faaliyetlerinde Sözleşmeli Olarak Çalıştırılacak Danışman, İkinci Danışman ve İlave (Yardımcı) Personel Hakkında Hizmet Sözleşmesi Esasları kapsamında görev yapan sözleşmeli personelin” ifadesinin eklenerek mağduriyetin giderilmesi gerekir.”

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?