Sinema Yazarı/ Film Eleştirmeni Efe Teksoy yazdı, “James Bond – No Time To Die”

BİR BEYAZPERDE EFSANESİ JAMES BOND: “ÖLMEK İÇİN ZAMAN YOK (NO TIME TO DIE)”

Sinema Yazarı/Film Eleştirmeni Efe TEKSOY; aksiyon, heyecan ve macera türündeki “NO TIME TO DIE” filminin çözümlemesini, kamera arkasını, senaryo yazımında verilmek istenen gizli mesajları, filozof, hukuk tarihçisi ve siyaset bilimcilerin eserlerini çok yönlü araştırarak, Amerika’nın Los Angeles merkezli ilk Türkçe internet Gazetesi @alaturkaonline için kaleme aldı. 

EFSANE AJAN JAMES BOND

Tüm zamanların en yüksek bütçeli (250 Milyon dolar) Bond filmi olan ‘No Time To Die’, elde ettiği 774 milyon dolarlık dev hasılatıyla Pandemi döneminin rekorlarını alt üst etti. Casusluk romanları yazarı Ian Fleming’in yarattığı İngiliz Gizli Servisi (SIS-MI6)nın efsane ajanı James Bond, beyazperdeye geldiğinden bugüne dek erkek stilin sembolü olarak anıldı ve attığı her adım ilgiyle takip edildi. İçtiği içecekten söylediği sözlere kadar adeta bir simge haline gelen karakter, takipçilerinin gönlünde taht kurdu. İtalyan filozof Umberto Eco; “Popüler Roman Kahramanları” adlı kitabında, Fleming’in yarattığı hikâye ve karakterlerin köklerini masaldan ve mitolojiden beslendiğini (Tıpkı filmdeki Herakles Projesi’nde olduğu gibi) vurgular. Ayrıca Bond’un isminin ise; “Bu stil ve başarı modeli, gerek rafine ‘Bond Street’i, gerekse de ‘Hazine Bonosu’nu çağrıştıracaktır.” diyerek, Fleming romanlarının kökensel ve derin bir dinamiğe gönderme yaparak başarısının tesadüf olmadığını vurgular. Serinin daha önceki yapımlarının aksine, bu defa inzivaya çekilmiş ve emeklilik hayatı yaşayan bir 007 ile karşı karşıyayız. Ancak karanlık örgüt Spectre’nin kolları yine Bond’u sarıyor ve aksiyon dolu bir maceranın içerisine sürüklüyor. EON Productions, Metro Goldwyn Mayer Studios (MGM) ve Universal Pictures International’ın yapımı olan 25. James Bond filmi ‘Ölmek İçin Zaman Yok’un, müziklerini Oscar Ödüllü Hans Zimmer besteledi, tema şarkısını ise Grammy adaylığı bulunan ünlü şarkıcı Billie Eilish seslendirdi. Cary Joji Fukunaga’nın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin senaryosu; Neal Purvis, Robert Wade ve Cary Joji Fukunaga’ya ait.

FİLMİN KONUSU

Aktif hizmetten ayrılmış ve Jamaika’da sakin bir hayatın keyfini süren James Bond, CIA’den eski dostu Felix Leiter’in yardım için kendisine geldiğinde huzurlu günleri sona erer. Kaçırılan bir bilim insanını kurtarma görevi, beklenilenden daha tehlikeli bir hal alır ve Bond tehlikeli yeni teknolojilerle silahlanmış olan gizemli kötü adam Lyutsifer Safin’in peşine düşer.

Filmin oyuncu kadrosunda; Daniel Craig, Ana de Armas, Rami Malek, Léa Seydoux, Lashana Lynch, Ralph Fiennes, Ben Whishaw, Naomie Harris, Rory Kinnear, Jeffrey Wright, Billy Magnussen ve Christoph Waltz gibi yıldız isimler yer alıyor.

OSIRIS’İN HER ŞEYİ GÖREN GÖZÜ

Efsane ajan James Bond, yasadışı karanlık organizasyon Spectre’nin arasına karıştığında bir tepsi içerisinde Blofeld karakterinin biyonik gözü karşısına getirilir. Alman Hukuk Tarihçisi Michael Stolleis; “Yasanın Gözü” adlı eserinde, eski Mısır uygarlığından günümüze kadar “Her Şeyi Gören Göz” imgesinin tarih içinde taşıdığı anlamları irdeler ve göz metaforunun hükümdarın gücünden adalete kadar onlarca anlam taşıdığını söyler; “Tüm eski dini ve edebi metinlerde tanrıların, kahramanların ve insanların gözlerine gönderme yapılmıştır. Göz insana daima sır dolu bir organ olarak gözükmüştür.”  ve amblem olarak incelemekle bitirilemeyecek kadar zengin olduğundan bahseder. Filmdeki bu göz de, aslında Big Brother mottosu gibi her şeyi gören Spectre’nin gözünü sembolize eder ve karanlık örgütün gizemli varlığını bu şekilde bizlere bir kere daha hatırlatır.

İNTİKAM MELEĞİ SAFIN

Bond filmleriyle özdeşleşen efsane kötü adamları serinin olmazsa olmazlarındandır. ‘Ölmek İçin Zaman Yok’un Antagonisti Lyutsifer Safin de, karanlık ve acımasız bir karakter olduğu kadar duygusuzluğu ve kalpsizliğiyle de ön plana çıkan bir kişilikle dikkatleri üzerine çekiyor. Ancak bu empati yoksunu karakterin, aslında yalnızca verilen görevleri yerine getiren bir elçi olduğunu, esasında gölge örgüt Spectre’nin başı çektiğini görüyoruz. Yirminci Yüzyılın en büyük filozoflarından Almanya doğumlu Yahudi kökenli Amerikalı Siyaset Bilimci Hannah Arendt, düşünme ve muhakeme yeteneğinin yok olmasıyla beraber kötülüğün nasıl sıradan hale geldiğini irdelediği eseri “Kötülüğün Sıradanlığı”nda, Nazi Almanyası’nda Yahudileri toplama kamplarına ve gettolara nakil işlemlerinden sorumlu ve Yahudi soykırmının mimarı olarak anılan SS yetkilisi Adolf Otto Eichmann’ı ele alır. Aslında Eichmann’ın duygusuz ve bilinçsiz bir şekilde sadece verilen emirleri hiç çekinmeden yerine getiren bir görevli olduğunu; “Davalının kendisini bir insan olarak değil de sadece bir görevli olarak hareket etmesine, bu görevde kendisinin yerine kuşkusuz başka birisinin de olabileceğine dayanak savunması… Sadece istatiksel olarak bekleneni yaptığını.” sözleriyle açıklar. Filmdeki Safin karakterinin de, (tıpkı Arendt’in eserinde belirttiği gibi) büyük bir soğukkanlılıkla ve acımasız bir biçimde tüm bu kötülükleri yaptığını ve çarkın sadece bir dişlisi olduğunu görmekteyiz. Ayrıca Safin karakterinin taktığı maske tipi “Noh” maskesi olarak bilinir. Japon Selvi bloklarından oyularak yapılan bu mask, daha sonra doğal pigmentlerle boyanmaktadır.

ZARAFETİN ADI PALOMA

CIA ajanı Paloma karakterine hayat veren Kübalı aktris Ana De Armas’ın filmde giydiği kıyafet, moda dünyasının devlerinden Michael Le Sordo imzasını taşıyor. Gece kıyafeti kadar zarif olarak tasarlanan bu giysi, şık ve göz alıcı olmasının yanı sıra kısıtlama olmadan dövüş sahnelerinde rahatlıkla kullanılacak şekilde tasarlandı.

AKSİYON SAHNELERİ İÇİN COCA-COLA

Güney İtalya’nın Basilicata bölgesinde bulunan Matera şehrinde gerçekleşen aksiyon çekimlerinde, tüm sokaklara 31.797 litre Coca-Cola püskürtüldü. Bunun sebebi ise; sıvı bir yapıştırıcı görevi gören Cola’nın, araba kovalamaca sahnelerinde motosikletin kaymasını engellemek içindi. Dublör Koordinatörü Lee Morrison, “Çok uzun zaman kaygan yüzeylere Coca-Cola püskürttük ve içecek yıkandıktan sonra her şeyin çok temiz görünmesini sağladık.”

GEÇMİŞTEN GELEN HAYALET

Meşhur Bond kızı Vesper Lynd‘in mezarına gittiğinde James Bond Latince bir yazıtla karşılaşır. Bu yazı aslında mezardan gelen geleneksel bir uyarıdır. Yazıtta; “Sen şimdi nasılsan, bir zamanlar ben de öyleydim. Ben şimdi nasılsam, sen de öyle olacaksın.” Bu aynı zamanda Kehanetvari bir şekilde filmdeki sonradan yaşanacak gelişmelere de bir ipucu niteliği taşımaktadır. Son olarak ‘Ölmek İçin Zaman Yok’ filmi geleneksel Bond filmlerinden farklı bir şekilde sona erse de, film “JAMES BOND GERİ DÖNECEK” post jeneriği satırını ekleyerek Bond filmlerinin uzun geleneğini takip etmektedir.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY

 

KAYNAKÇA:

  1. Hannah Arendt, Kötülüğün Sıradanlığı-Adolf Eichmann Kudüs’te, çev. Özge Çelik, İstanbul: Metis Yayınları, 2017.
  2. Umberto Eco, Popüler Roman Kahramanları, çev. Kemal Atakay,  İstanbul: Alfa Yayınları, 2016
  3. Michael Stolleis, Yasanın Gözü-Bir Metaforun Tarihi, çev. Arif Çağlar, İstanbul: Ayrıntı yayınları, 2021

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?