Sırça Köşk’ün camları?!

SIRÇA KÖŞK’ÜN CAMLARI /

 

11 TÜRK ASKERİNİN BAŞINA SÜLEYMANİYE’DE “ÇUVAL” GEÇİRİLİRKEN, “NOTA VERMEK MÜZİK NOTASINA BENZEMEZ” DİYEN ERDOĞAN & GÜL, NE DEĞİŞTİ DE ŞİMDİ “NOTA”DAN BAHSEDER OLDULAR

 

YA DA

 

CIVAOĞLU’NA 100 PUANLIK UZMAN SORUSU: “O ADAM GİDİCİ” İSE GÜL, GÜLEN, ERDOĞAN KALICI MI

 

VEYAHUT

 

“KARTACA YIKILMALIDIR” VE/VEYA “AKP KORKU İMPARATORLUĞU YERLEBİR EDİLMELİDİR”?! 

 

Sırça Köşk’ün camları?!

 

İnsanlar din hakkında yazarlar, savaşırlar, ölürler de, din için yaşamasını bilmezler.
Colton

(…)

Göğün her yerde mavi olduğunu anlamak için dünyayı dolaşmanız gerekmez.
Goethe

(…)

İnsanı yaralayan tek şey, gerçektir.
Napoleon

(…)

Sağduyu, ata binen bir sarhoşa benzer: bir yandan biner, öteki yandan iner.
Martin Luther

 

 

…………….

 

 

 

İsrail & İran ayrışması bağlamında “AKP’nin mecburiyetleri üzerinden” yaşanan son “diplomatik skandal” ortada!

AKP’nin içinde oturduğu “Sırça Köşk”ün camları sağlam mı?” sorusuna cevap olabilecek birkaç satır…

Öncelikle…

Bir soru:

Süleymaniye’de, “11 Türk Askeri”nin başına “çuval” geçirildiğinde, “Bakın, nota dediğiniz konu müzik notası değildir. Bunların bir ağırlığı vardır. Aklınıza esince nota verilmez” deyip, “üç maymun”u oynamayı tercih eden “AKP cenahı”, şimdi ne değişti de “Nota vermek”ten, İsrail ile ilişkileri askıya almaktan bahsediyor?!

Cevap, sakın, AKP’nin, İsrail’den İran’a doğru kayan “eksen”inde gizli olmasın!

 

………………

 

 

 

Gül: “Bu akşama kadar özür gelmezse elçi dönecek!”

https://yenisafak.com.tr/Politika/Default.aspx?t=13.01.2010&c=2&area=4&i=235108

(…)

Erdoğan: “İsrail, karşılığını bulur!”

https://www.haber7.com/haber/20100112/Erdogan-Rusya-oncesi-konusuyor-CANLI-IZLE.php

(…)

Fehmi Koru: Böyle bir sese ihtiyaç var!

https://yenisafak.com.tr/Gundem/Default.aspx?t=13.01.2010&c=1&area=4&i=235074

(…)

Güneri Cıvaoğlu: “O adam gidecek!”

https://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1185285&AuthorID=64&Date=13.01.2010&b=Tel%20Avivdeki%20Abbas…&a=Guneri%20Civaoglu&ver=31

(…)

 

 

……………..

 

 

 

Nitekim…

Eskiden, “En iyi sefir, kellesi vücudunun üstünde dönen sefir” denirdi.

Çünkü; komşu devlete “sert mesaj götüren elçi”nin, kellesinin tepsi içinde mesajı getirdiği ülkeye geri yollanması gibi kanlı bir adet de vardı.

Bu anlamda; İsrail Büyükelçimiz Oğuz Çelikkol’un kellesi, gövdesinin üstünde olduğuna göre bu iyi haber!

İsrail Büyükelçisi Gabby Levy için de aynı şey geçerli!

https://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=24&ArticleID=1185364&Date=13.01.2010&b=Israille%20alcak%20koltuk%20krizi

Filhakika, İsrail’de aşırı sağcı koalisyon ortağı partinin dışişleri bakan yardımcısının, diplomatik nezaketten uzak üslubu ortada!

Kabul edilemez!

Ne var ki, yaşanan sert diplomatik sürecin perde arkasında, AKP’nin İsrail’e kapalı kapılar ardında verip tutmayı düşünmediği “İran sözü” var!

AKP’nin mecburiyetleri yüzünden Türk Devleti istiskal edilmek isteniyor!

Kaldı ki, Çelikkol üzerinden AKP iktidarına gönderilmek istenen “sert mesaj”, diplomasi jargonunda “Hoşamedi faslı” denilen bir ortamda gerçekleşti.

Yani, basının da olduğu, “hoşsohbet faslı”nın yaşandığı bir ortamda!

Bu durumda ne düşünmeliyiz?!

Birincisi, İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayolon, AKP’yi istiskal etmek amacıyla yaptığı “alçak koltuk” açıklaması sırasında İngilizce konuşmuyor! İbranice konuşuyor! İkincisi; masada Türk bayrağı yok!

Yüksek siyaset semboller üzerinden yapılır!

Mesajı veren adres, özel açıklama yapmaz!

Yani muhataplar susar, semboller konuşur!

Bu nedenle ayrıca açıklama yapmaya gerek yoktur.

Güvenlik danışmanları, “verilmek istenen mesaj”ın ne olduğunu anında çözer, siyasi erk’e iletir.

Buna rağmen, “İbranice mesaj tercümesi” yapılıyorsa, işin içinde bir başka iş var deyip, yeninden düşünmek gerekmez mi?!

Yani, deşifre edilen mesajın içinde de saklı bir mesaj olamaz mı?!

Olabilir!

Sözün özü:

İsrail, “alçak koltuk” üzerinden, Türk Devleti’ne şu mesajı geçiyor:

“Siz artık İngilizler’in oyuncağı oldunuz! İngilizler’in ‘Truva atı’ olarak bu coğrafyada dolaşıp, önünüze gelen herkese İngiliz Kraliçesi’nin ağzı ile vaaz veriyorsunuz! Kabul etmemiz mümkün değil! Bilmenizi isteriz ki, bizim milli diplomatik dilimiz İngilizce değil, İbranice!”

Duygusal boyut, seviyesiz üslubun ötesinde mesaj çok net değil mi?!

Bu bağlamda, şu haber dikkat çekici:

“Erdoğan, Kral Faysal Ödülü’ne layık görüldü. Başbakan’a el yazması sertifika, 200 bin dolar para, 200 gram altın madalyon ve 24 ayar altından hatıra madalyası verilecek!”

https://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=4&ArticleID=1185286&Date=13.01.2010&b=Erdogana%20Islama%20Hizmet%20Buyuk%20Odulu

Faysal’ın, bu coğrafyada İngilizler’in adamı olduğunu bilmeyen var mı?!

Nokta!

 

 

………………

 

 

Ki…

Küresel aksta, İngiliz arka planlı Güneri Cıvaoğlu’nun bugünkü yazısına yaptığı gibi ben de “doğrudan gireyim”…

Cıvaoğlu, “Önümüzdeki şubat ayında Dışişleri Bakanı Lieberman’ın duruşması var.
Dava konusu ‘
yolsuzluk’… Yüzde 99.9 bakanlıktan ayrılacak. Türkiye’ye karşı tavrı ve söylemiyle iki ülke arasına buz kalıpları koyan Lieberman ayrıldıktan sonra çok şey değişebilir. ‘İsrail ordusuna insanlık dersi en son verecek olanlar Türklerdir, siz bize vaaz veremezsiniz’ hezeyanı zaten ruh halini ve kafa yapısını ortaya koymakta. Tekrarlıyorum… ‘Bu adam gidici’… Türkiye önüne bakmalı, şubat ayında göreve başlayacak yeni İsrail Dışişleri Bakanı’nı gözlemeli!”

Birincisi, Cıvaoğlu’na hatırlatmak isterim ki, önceki İsrail Cumhurbaşkanı Katsav, tacizden gitti! Önceki Başbakan, Erdoğan’ın arkadaşı Olmert ise yolsuzluktan yargılanıyor! Yani İsrail siyaseti için bunlar yeni, sürpriz gelişmeler değil!

İkincisi, Erdoğan, Türk siyasetinde bir ‘Yahudi Procesi’dir! Alon Liel, Erdoğan’ı keşfeden, BOP operasyonu bağlamında birkaç operasyonun ardından, (28 Şubat süreci, Aydın Menderes trafik suikasti, Üzeyir Garih suikasti, Edelman’ın YSK’yı ziyareti vb) Türk siyasetinin vitrinine sokan isimdir. AKP’nin ilk döneminde Erdoğan üzerinden uygulattığı “Agrasif AB süreci” ile Türkiye’nin AB macerasını perde arkasından baltalatan beyindir. Zapsu’nun “Bu adamı deliğe süpürmeyin, kullanın” ricası ile başlayan yeni süreçte, İsrail & ABD’nin; AKP’ye, Erdoğan’a biçtiği yeni misyon, İslam coğrafyasında “Truva atı” olarak görev yapmasıydı! Ne var ki, AKP, İsrail’in bittiğine inandığı için şimdi İngilizler adına “Truva atı” olarak “Osmanlı coğrafyası”nda turluyor!

Üçüncüsü; İsrail’de çok parçalı bir koalisyon hükümeti var; doğru! İsrail’de Dışişleri Bakanlığı gibi önemli bir bakanlığı radikal sağcı bir unsura vermeyi kabul eden “derin akıl”, o günden bu günleri görememiş demek, doğru bir gözlem olmasa gerek!

Dördüncüsü; Cıvaoğlu gibi İngiliz “liyakat nişan”lı Abdullah Gül’ün uçağına binip, Yahudi kabinesindeki yolsuzluklara dikkat çeken kıdemli bir gazeteciye şu küçük detayı hatırlatmak isterim: Abdullah Gül, kayıp trilyon davasından sanık! İfade vermeyi kabul etmese de sanık! Erdoğan ve tayfasının durumunu anlatmaya gerek yok! Dosyalarını oku, yeter! TBMM’de kaç milletvekili hakkında “dokunulmazlık”larının kaldırılması ile ilgili talep var! Bir de unutmadan, AKP; Anayasa Mahkemesi kararı ile “laiklik karşıtı eylemlerin odak”ındaki parti! 

Güneri Cıvaoğlu’na, “Bu adam gidici” gözlemi bağlamında sormak istiyorum:

“Peki ya AKP, Erdoğan, Gül, Gülen kalıcı mı?!”

https://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=4&ArticleID=1185291&Date=13.01.2010&b=Korku%20tuccarligina%20soyundular

Cıvaoğlu gibi AKP’nin, Gül, Gülen, Erdoğan vb isimlerin yolsuzluk, hukuksuzluklarını yazmada ürkek, İsrail kabinesindeki benzer durumları yazma konusunda cesur

meslektaşlarımıza bir kez daha hatırlatmak isterim:

Siz şampanya kadehlerinden süzülen yedi yıldızlı hayat yaşarken, ılık suda bıcı bıcı yaparken, AKP; Atatürk Türkiyesi’ni tasfiye etme operasyonları yapıyordu!

Nasıl mı?!

Sizlerin yazmadığı, görmezden geldiği vak’alar üzerinden!

Ne var ki, çalışanı olduğunuz Doğan Medyası tepeden tırnağa “İngilizce eğitim seti” kampanyaları ile dolu olduğu halde netice ortada!

“Doğan, Maliye ile uzlaşamadı!”

https://www.medyahayat.com/haber.php?haber_id=15935

Görünen o ki, uzlaşamayacak da!

Nokta!

………………

 

Öte yandan…

AKP, BOP operasyonu bağlamında, camileri tutması için Türk siyasetine iliştirilmiş bir parti!

Nitekim, Müslümanlar katledilirken, Guantanamo, Ebu Gureyp’te işkenceden geçirilirken, ne AKP & Gülen Cemaati, ne F Tipi Medya ne de bir başka cemaatten tek ses çıkmadı!

Görmezden gelmeyi tercih ettiler!

BOP, BİP, GOP operasyonu tarafımızdan çökertildikten sonra…

AKP iktidarı ikinci döneminde… 

İngilizler yeniden meydana çıkıp, üzerinde güneşin batmadığı imparatorluk hayalini bir kez daha seslendirdiler!

Bu bağlamda, Atatürk Türkiyesi’nde ulusalcılar, milliciler sabahın kör vakti yataklarından toplatılıp içeri tıkıldı!

Gül, İngiliz arka planlı Bahçeli’nin katkısı ile Çankaya Köşkü’ne çıkartıldı!

Şimdi de, Atatürk Türkiyesi, AKP’nin eli ile “sözde demokratik açılımlar” üzerinden bölünmek parçalanmak isteniyor!

Çakma suikast, darbe planlarının ardında da İngiliz istihbaratı var!

(Yolsuzluk soruşturması geçirmiş, hasta yatağındaki Şener Eruygur’un arka planında da İngilizler var! Ayışığı vb darbe planları ilk olarak IISS’in raporunda bahsedildi! İngilizler AKP’ye, darbe planları üzerinden ya dediğimizi yaparsınız ya da sizi darbe ile deviririz mesajı vermek istediler! AKP’nin “İngiliz’e teslim oluşu” ile de Ergenekon operasyonu başladı!)

Çin’den İran’a, Afganistan’dan Pakistan’a, Türkiye’den Irak’a dek bu coğrafyayı “destabilize/ istikrarsızlaştırma” sürecindeki lokal adreste, “Kraliçe’nin adamları” oturmakta!

AKP’nin değişen “arka planı”nı, son birkaç yılda İngiliz Medyası’nda çıkan yazılardan anlamak da mümkün!

Filvaki, “Kontrollü Kaos” sürecinde bir kez daha görüldü ki, Atatürk Türkiyesi hem ABD, hem AB hem de İsrail’in güvenliği, huzuru için olmazsa olmaz bir öneme sahip! 

AKP, tüccar siyaset yaparak ayakta kalmaya çalışan tavanda kurulmuş, tabanı olmayan “taşeron” bir parti!

Aynı zamanda, her manada güvenilmez!

Partinin yönetimindeki isimlerin “yolsuzluk dosyaları” ise bir hayli kabarık!

Arka kapı diplomasileri üzerinden, masa başında yapılan ahlaksız pazarlıkların neticesi ortada!

Bu sürecin böyle devam etmesi halinde, bir hamle sonrası için öngörüde bulunmak için kahin olmaya gerek yok!

Öte yandan…

Her devlet kendi “çıkar” boyutundan bakıldığında haklı olabilir!

AKP gibi kullanılmaya müsait her “toksik varlık”, küresel aksta “devletler oyunu”nda kullanılır!

Ne var ki, AKP “milli” değil, biz Türk’üz ve vatanımızı bölmek, parçalamak isteyen her kim olursa olsun yanımızdan kovarız!

Milyonda bir’iz, bu vatan adına canını ortaya koyan milyonlardan biriyiz!

“Makber”!

 

…………….

Ve…

Son olarak…

Vaziyet analiz:

Yaşanan kaotik sürecin hülasası şudur:

Yaşanan gerilim, devletler ile küresel sermayenin oyuncakları arasındaki bir “uzatma” maçıydı!

“Aynı suda iki defa yıkanılamayacağı” bir fizik kuralı olduğuna göre, küresel aksta “AKP’nin Azrail ile yaşadığı son “uzatma dakikaları” bağlamında, “Son Durak” kara toprak, benzetmesi yapılabilir!

https://turkcutoplumcu.org/fikirmeydani/showthread.php?t=6405

İsrail / İran “soğuk savaşı”nın göbeğinde, AKP tarafından kandırılmış, öfke nöbeti içindeki Yahudi dostlarımızın anlaması gerekli husus şu:

“Türkiye, Anadolu, İstanbul, dünyanın kilit taşı!”

Atatürk Türkiyesi de, hem ABD, hem AB, hem de İsrail’in güvenliğinin kilidi!

Siz “BOP / BİP operasyonu” üzerinden o kilidi kırmaya kalkıştığınız an, ayını zamanda kendi kuyunuzu da kazmış oldunuz!

Benzer örnekte görüldüğü gibi!

AKP diplomasi dili olarak “İngilizce” konuşuyor olsa da…

Türk Milleti; “BOP operasyonu”nun en başından bu yana, “diplomasi”de de “kendi dili”nden başka dil konuşmuyor!

AKP’nin içinde oturduğu ve tarafımızdan kırılan “Sırça Köşk”ün camları, 22 Temmuz seçimleri öncesinde, “Bu adamı deliğe süpürmeyin kullanın” sürecinde tarafınızdan onarılmıştı!

Gül, Çankaya Köşkü’ne çıkartılıp, birçok kirli “ak dosya” sümenaltı edilmiş, “AKP muhalifleri” Ergenekon operasyonu üzerinden içeri tıkılmıştı!

Peki ya şimdi?!

Sırça Köşk’te oturan ve eksen kaydırma hazırlığı içinde olan AKP’nin camlarını kim, hangi güç merkezi yeniden kıracak, ‘kayan eksen’de ‘çıpa’ vazifesi görecek?!

Ezcümle, şimdi sorunları çözmek için “ortak aklı” harekete geçirip “Türkçe konuşma” zamanı! “Kartaca yıkılmalıdır” ya da “AKP Korku İmparatorluğu yerlebir edilmelidir!” veyahut AKP’yi trenden indirmek için ilk ara operasyon istasyon adresi, İngiltere!

https://www.askerhaber.com/hayrullah-mahmud/kara-kartal.html

Nokta!

 

Sevgiler

13 Ocak 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?