ABD’nin Ulusal Güvenlik Teşkilatı’nın (NSA) dünya çapında yasadışı dinleme ve takip yaptığını 2013 yılında ifşa eden ve o zamandan beri Rusya’da yaşamak zorunda kalan Edward Snowden, bu kez video konferans yoluyla ABD’nin baş müttefiki İsrail’deki bir etkinliğe hitap etti.

‘OH! — Orenstein Hoshen Media and Strategy’ şirketi tarafından düzenlenen konferansta Mossad’ın eski başkan yardımcısı Ram Ben Barak ve diğer katılımcıların sorularını yanıtlayan Snowden, İsrailli bir şirketin ürettiği teknolojiyle Meksika’daki soruşturmacılarla gazetecilerin ve diğer sorunlu ülkelerde muhaliflerin takip edildiğini, bunlar arasında Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın da olduğunu söyledi.

2 Kasım’da ABD’de düzenlenen bir panelde gazeteci Courtney Radsch, “Kaşıkçı, İsrail tarafından üretilip bir Amerikalı şirket tarafından satılan Pegasus adlı yazılım programıyla gözetlendi” iddiasını dile getirmişti. Snowden da İsrail’in siber istihbarat şirketi NSO Group’un ürettiği Pegasus casusluk yazılımına işaret etti.

Eski CIA ve NSA analisti, Kaşıkçı’nın, Apple’ın mobil işletim sistemi iOS’u kullanan iPhone, iPod touch ve iPad’e yerleştirilip çalıştırılan Pegasus ile takip edildiğini belirtti.

‘BÜYÜK PARALAR DÖNEN PERVASIZ BİR İŞ’

Casus yazılımlarla dinleme ve takiplere “Sadece suçluların yakalanması ve terör saldırılarının durdurulması, hayatların kurtarılması için kullanılmıyor, aynı zamanda bunun üzerinden para kazanılıyor” eleştirisini getiren Snowden, “Bu işler öyle pervasızca yapılıyor ki, sıradan insanların canına mal oluyor” vurgusu yaptı.

‘GÖZETLEME SİZİ KONTROL ETMEK İÇİN’

Sıradan yurttaşların telefon konuşmaları ve e-postalarının isithbarat servisleri tarafından dinlenip takip edilmesinin güvenlik sağlamakla ilgisinin olmadığını savunan Snowden, “Gözetleme güvenlikle ilgili değildir, kontrol etmekle ilgilidir” dedi.

Hükümetin güvenlik gerekçesiyle gözetleme faaliyetlerinde bulunmayı dayatmasının kabullenilmemesi çağrısı yapan 35 yaşındaki ünlü ifşaatçı, ayrıca hükümetlerin dizginleyememesi halinde özel şirketlerin bir noktada sıradan yurttaşların hayatları üzerine tahakküm kurabileceği uyarısında bulundu. “Bunlara izin verirsek yurttaş olmayı bırakıp teba oluruz” vurgusu yaptı.

Reklamlar

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?