‘Son Osmanlı’ ressamının devekuşu yumartasına nakşı

‘Son Osmanlı’ ressamının devekuşu yumartasına nakşı

Dünyaca ünlü minyatür sanatçısı Haydar Hatemi’nin Osmanlı’nın ihtişamını yansıtan sergisi ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Sergi bünyesinde ayrıca Hz. Mevlana’nın şiirlerinin okunup Sema gösterisinin yapılacağı bir etkinlikte düzenlenecek.

Hatemi’nin “Haydar Hatemi: İstanbul Ressamı (Haydar Hatemi: The Istanbul Painter)” adını taşıyan ve 18 ve 19’uncu yüzyıl Osmanlı döneminin ihtişamını anlatan sergisi New York’ta Castellani Art Museum’da (Castellani Müzesi) sanatseverleri bir araya getiriyor.

40 yılı aşkın bir süredir minyatür sanatı ile uğraşan Hatemi’nin serginin ana temasını, büyük boyutlu yağlıboya tablolar ve devekuşu yumurtaları üzerine çalışılmış Osmanlı portreleri oluşturuyor. Her defasında Osmanlı’ya hayranlığını dile getiren sanatçı Hatemi, Ortadoğu ülkelerinin hâlâ Osmanlı’ya hayran olduğunu söylüyor. 15 yıldır Katar Kraliyet ailesinin ressamlığını yapan sanatçı, Katar Kraliyet ailesine ait Prince Al-Thani sarayının duvarlarını Osmanlı’yı tüm detaylarıyla tasvir eden tablolarla doldurduğunu ifade ediyor. Bu yönüyle Hatemi, geleneksel  Osmanlı stilinde resim yapan günümüzdeki en son sanatçı olarak da biliniyor.

Kendisine “İstanbul Ressamı” lakabı takıldığını söyleyen Hatemi, “İstanbul benim için çok özel bir şehir. İstanbul’un zengin tarihinden ve kozmopolit yapısından çok etkileniyorum” diyor. Sanatçı ayrıca İstanbul’u Osmanlı minyatürlerinden ve Oryantalist ressamlardan aldığı ilhamla eserlerine konu  edindiğini belirtiyor. İstanbul şehrinden yola çıkarak Osmanlı hayatını ve yaşam tarzını betimleyen eserler ürettiğini dile getiren Hatemi, amacının ise Doğu ve Batı’nın sanat formlarını harmanlamak olduğunu söylüyor.
Sanatçı Hatemi, 2009 yılında uzun bir hazırlık aşamasından sonra Kentcuky, Washington ve New York’ta “İstanbul&İstanbul” adlı sergisini açmıştı. Hatemi’nin en dikkat çeken çalışmalarının başında ise 2007 yılında açtığı “Stories of the Messengers” sergisi oldu. Hatemi, “Stories of the Messengers” sergisi ile amacının üç semavi din olan İslamiyet, Hristiyanlık ve Musevilik’in ortak yönlerini ele alarak dinlerarası diyaloğa katkı sağlamak olduğunu söylüyor. Sözkonusu sergiye 11 Eylül’deki terör saldırılarının ardından karar verdiğini anlatan sanatçı, sergide Kur’an-ı Kerim, İncil ve Tevrat’ta anlatılan ortak olayları tuvale dökmüştü.

Dünyada birçok özel koleksiyonerin yakından tanıdığı Haydar Hatemi, 1945 yılında Güney Azerbaycan’da doğar ve 16 yaşında lise eğitimi için İran’ın Tebriz kentine gider. Tahran Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitimini tamamlayan Hatemi 1983 yılında Türkiye’ye gider ve 1997 yılına kadar çalışmalarına burada  devam eder. Hatemi, 1997 yılından sonra ise Kentucky Üniversitesi’nde okumak için çocuklarıyla birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşir.

“Haydar Hatemi: İstanbul Ressamı” sergisinde devekuşu yumurtaları üzerine betimlenmiş padişah portreleri en ilgi toplayan eserler arasında. Dünyada devekuşu yumurtalarını tuval olarak kullanan tek sanatçı ünvanına sahip Hatemi, devekuşu yumurtasını seçmesindeki nedeni devekuşu yumurtasının porselene yakın doku özelliği, özgün formları ve boyutlarının bulunması olduğunu söylüyor. Hatemi, “Fakat son derece narin ve kırılgan bir yapıya sahip olan devekuşu yumurtasını boyamak ve sonrasında saklamak dikkat istiyor.” şeklinde konuşuyor.

Sponsorluğunu Turkish Cultural Center Buffalo’nun üstlendiği “sergi  kapsamında ayrıca 29 Nisan’da Castellani Müzesi’de Hz. Mevlana Celaleddin Rumi’ye ait özel bir gece düzenlenecek. Etkinlikte Sema Gösterisi’yle birlikte Hz. Mevlana’nın şiirlerine yer verilecek.

“Haydar Hatemi: İstanbul Ressamı” sergisi Castellani Museum of Niagara University, Niagra Falls, NY’ta 27 Mayıs’a kadar ziyarete açık kalacak. Detaylı bilgi www.castellaniartmuseum.org sitesinden edinilebilinir.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?