soundtracks film muzikleri olcay muslu gardnerSoundtracks : Kıtalar, Türkler ve Jenerasyonlar Arası. İzleyiciyle film arasında duygusal bir bağ oluşturmak. Film müzikleri / Soundtracks. Olcay Muslu Gardner yazdı.

Soundtracks : Kıtalar, Türkler ve Jenerasyonlar Arası

İzleyiciyle film arasında duygusal bir bağ oluşturmak, sözcüklerin ya da görsellerin yapamadığını nakletmek için yaratılan müzikal eserler.

Film müzikleri / Soundtracks

Bu yazıyı yazarken “Walk the Line” filminin soundtrack’ini dinliyorum.

2005 yapımı film; rock ve country müziğini önemli ölçüde etkileyen gitarist, söz vemüzik yazarı Johnny Cash ile June Carter Cash’in hayatını konu alıyor.

Tüm konserlerine “Hello, I’m Johhny Cash” takdimi ile başlayan efsane.

I Walk the Line“, “Folsom Prison Blues“, “Ring of Fire“, “Man In Black” ve “Hurt” gibi ünlü şarkılarının yanısıra, “One Piece At A Time“, “The One on the Right is on the Left” ve “A Boy Named Sue” gibi esprili, eğlenceli şarkılar da yaptı.

Filmin başrollerinde Joaquin Phoenix ve Reese Witherspoon oynuyor.

Performansları, ertesi gün filmin müziğini dinletecek kadar gerçekçi ve etkileyiciydi.

Başka bir konu hakkında yazmayı planlarken, kendimi film müzikleri dünyasında bulmam bu yüzdendir.

Howard Shore bir röportajında “Film müziği sinemada müziği dinlemekle çok ilgili değil….hissedebildiğin şeydir o” diyor.

1930’larda Hollywood’un kapılarını, Eric Wolfgang Korngold’un “The Adventures of Robin Hood”, “Captain Blood” ve Max Steiner’ın “Gone with The Wind” eserlerine açması ile, romantizmin melodramatik süitleri film müziklerinin altın çağını oluşturdu.

Sinemaya modernizmi getiren Bernard Herrmann’ın eserleri, senaryosu ağır Hollywood filmlerinin panzehiri gibiydi.

Özellikle “Citizen Kane” filmi için yazdığı eserlerle bütün soundtrack bestecilerinin en etkileyicisi olarak kabul edildi. Onun eşsiz, çığır açan eserleri, Michael Nyman (The Piano) ve Philip Glass’ın (Koyaanisgatsi) modern, “minimalist” çalışmalarının yolunu açtı.

Kariyerine “jazzy”, romantik komedilerle başlayan John Williams, 1975 yapımlı Steven Spielberg filmi “Jaws” için yaptığı müzikle, film müziğinde yeni ufuklar açtı.

Williams’ın basit, iki notalı köpek balığı motifi, tüm dünyada, denizlerde ve havuzlarda “hımlanmaya” ve aynı terörü estirmeye devam ediyor.
John-Williams-Jaws

Örnek 1: John Williams’ın “Jaws” filmindeki iki notalı köpek balığı motifi (Du Noyer, 2003, 413).

Bernhard Hermann’ın “Psycho” filmindeki meşhur duş sahnesi müziği (Janet Leigh’in duşta öldürülüşü sahnesi), pek çoğumuzun hala zihnindedir.

The-Psycho-Theme

Örnek 2. “The Psycho Theme” transformed into slasher music, measures 1-8.Psycho, “The Murder.” Music by Bernard Herrmann. Copyright © 1960, 1961 Sony/ATV Music Publishing LLC. Copyright Renewed. All Rights administered by Sony/ATV Music Publishing LLC, 8 Music Square West, Nashville, TN 37203. International Copyright Secured. All Rights Reserved. [Track 17, “0.00—012”] (Husarik, 2007, 147).

Duş sahnesinde kullanılan bu motif (the sounds of the slasher music) 20. Yüzyıl film müziğinin ikonu haline geldi.Filmi görmeyenler bile bu iç gıcıklayıcı sesi andıran bir ses duyduklarında “Psycho” filmindeki katil ile ilişkilendirdiler.

Bir diğer gişe rekorları kıran soundtrack ise tabii ki “Star Wars” film müziği idi.

Star Wars’un müzikleri Oscar ödülü kazanmakla kalmayıp, aynı zamanda tarihte (non-pop müzik olarak 2 cd’li) en fazla satan albüm oldu.

John Williams’ın “ET”, “Superman”, “Indiana Jones” ve “Harry Poter” serileri,
Jerry Goldsmith’in “The Omen”, “Planet of the Apes” için yaptığı akustik eser,
Hans Zimmer’ın The Lion King.
James Horner’ın 11 milyon satan “Titanic” film müziği, 1990’ların akışını değiştirerek, bir orkestral eserin liste başı olabileceğini müzik endüstrisine kanıtladı.
Howard Shore’un destansı “The Lord of the Rings” film müziği hala büyük ilgi görüyor.

Film müziklerinde çok tutan sesler ve motifler de oldu.
Bir film sahnesi için kullanılan müzik motifi ya da sesin daha önce izlediğiniz filmdeki bir sahneyi hatırlattığı zamanlardaki sesler gibi.

Bir diğerinde karşılaştığınız zaman “aynı sesi ve efekti şu filmde de yapmışlardı” şeklinde hatırlatanlar.
Hans Zimmer’ın “Inception” filminde kullandığı boru sesi öyle tutmuştu ki, “horn Braaaams” şeklinde filmin kendisi kadar meşhur oldu.

Ancak aynı “horn” motif, “Promotheus”, “World War Z”, “Elysium” gibi an az 10 film fragmanında kullanılınca, durum hem seyirciler hem de Hans Zimmer için tatsız bir hal almakla kalmayıp, South Park’a bile konu oldu.

Bir diğer ilginç çalışma ise “2001” filmiydi.
2001: A Space Odyssey soundtrack’i, Johann Strauss II’nin 1866 Blue Danube Waltz, Richard Strauss’un Friedrich Nietzsche’nin yazılarından esinlenerek yarattığı senfonik şiiri “Thus Spoke Zarathustra”’sı, György Ligeti’nin “Atmosphere”i gibi pekçok klasik ve orkestra eserlerini tekrar diriltti.

Klasik müziğin kullanıldığı bir diğer Stanley Kubrick filmi ise; Anthony Burgess’in aynı adlı romanından 1971 yılında yaptığı “Otomatik Portakal”.

Senelerin klasik eserleri bu filmlerde tekrar popüler hale geldi.

Film müzikleri konusu sayısız farklı boyutlarıyla ve örnekleriyle tartışılabilir.
Düşündükçe aklımıza gelen farklı örnekler, bir diğerine ilham kaynağı oluyor.
Umarım bu yazı da sizinkilere olmuştur.

Sevgilerimle

Olcay M. Gardner

Kaynaklar

Du Noyer, P. (Ed.). (2003). Music. Flame Free Publishers, London.

Husarik, S. (2007). Transformation of “The Psycho Theme” in Bernard’s Herrmann’s Music for Psycho.

Önceki haberTrabzonspor’da Boşnak Mücahidi
Sonraki haberCalifornia’da Silahlı Banka Soygunu ! Yüksek Hızlı takip ! 3 Ölü !
Olcay Muslu Gardner Lisans ve Yüksek Lisans Eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda tamamladı. Uluslararası dans grubunda profesyonel dansçı olarak dans etti. Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda turneye katıldı. Türkiye, Almanya, Belçika, Hollanda, İsviçre, Çin ve İsrail’de 200’den fazla sahne performansında görev aldı. Ardından merkezi Almanya’da bulunan uluslararası organizasyon firmasının İstanbul şubesinde Sanat Koordinatörü olarak çalıştı. 2006 senesinden bu yana Amerika'nın ilk Türkçe e-gazetesi olan Alaturkaonline gazetesinde Kültür- Sanat yazarlığı yapmakta olan Gardner, halen İstanbul Teknik Üniversitesi Müzikoloji ve Müzik Teorileri Doktora Programı’na devam etmektedir. Türkiye ve yurt dışından sanatçı, akademisyen, kurum ve kuruluşlarla ortak projeler geliştirip koordine etmektedir. Olcay M. Gardner completed her Bachelor and Master degrees at Istanbul Technical University State Conservatory in Istanbul-Turkey. She performed as a professional dancer in the multinational dance company and toured extensively in Turkey, Europe and the Far East, performing more than 200 stage shows. Following this, she worked as an artistic coordinator in the Istanbul office of an international organization company. She has been cultural-art colomnist for Alaturka-online, the first America based Turkish language e-newspaper since 2006, and is continuing her doctoral education in the Istanbul Technical University Musicology and Music Theories Programme. She is currently develops and coordinates joint projects with national-international artists, academicians and organizations.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?