STRATEJİK ORTAK (!?), İNCİRLİK VE FÜZELER

Kadim Halk Partisi (CHP) tarafından, iktidarın Demokrat Parti’ye devrinden sadece 40 gün önce ve çok manidar bir şekilde yangından mal kaçırırcasına 4 Nisan 1949 tarihinde imzalanan Washington Antlaşması gereği, bir Amerikan üssü olan “İncirlik” (*) hariç olmak üzere;, Soğuk savaş döneminde ABD’nin Avrupa ve Türkiye’de üslendirdiği radar ve füze sistemlerini iptali; Türkiye’yi rahatlatmış ve çevre ilişkilerini geliştirmesinin önünü açmıştır.

Şayet bugün Rusya, İran ve Suriye ile gümrükler, vizeler kalkabiliyor ve yerel para birimleri ile ticaret teşvik ediliyorsa; Gerici, fanatik ve din tüccarı kesimin ileri sürdüğü, iddia ettiği gibi bu, “hükümetin büyük başarısı” değil, bölgesel konjonktürün sağladığı bir imkân ve avantajdır. Ayrıca, komşularla “0” sorun konsepti ile “Türkiye aleyhine tavizlerle” yürütülen politikanın yürüyüp yürümeyeceği, onurlu/sorumlu ve omurgalı bir dış siyasetin sergilenip sergilenemeyeceği, önümüzdeki günlerde netleşebilecektir.

Türkiye’nin durumu çok zor:
Bush zamanında geliştirilen, Obama’nınsa şark kurnazlığı ile NATO bünyesine alınan “Füze kalkanı projesi” Türkiye’de konuşlandırılacaksa, bu iş gelecek bir iki ay içerisindeki en büyük sıkıntılarımızdan biri olacak demektir. Zira şu anda, “ihanet abidesi ve milletin bağrına sokulmuş düşman hançeri” misal TC’ye küstahça meydan okuyan “Amerikan üssü İncirlik”; Ortadoğu vahşeti, anarşi-terör ve tedhiş bağlamında barınak, gayya çukuru ve kahpe, kalleş düşman karargâhı durumundadır. İncirlik’e izin veren CHP zihniyeti kamu vicdanında ebedi lânete mahkûmdur. ABD/NATO Füze Kalkanına izin vermesi halinde, AKP’de, aynı şekilde şiddetle kınanacak, lânetlenecek ve muhtemelen tarihe “vatana ihanetle malûl ve milleti en alçak şekilde hançerlemekle müseccel” şerefsiz, soysuz ve hain bedhah bir melânet tanımı ile geçecektir. Zira AKP’nin “şimdiki” esas görevi ülkeyi İncirlik belâsından kurtarmaktır.

MENFUR TUZAK:
Görmeyen kör, bilmeyen ahmak ve duymayan sağırdır. Bu Füze Kalkanı çok açık bir halde, Amerikan çıkarları uğruna (BOB kapsamında) oluşturulmak istenen, Türkiye ve bölge İslâm ülkeleri aleyhine menfur bir tuzaktır. ABD buna ‘yeni terör stratejisi konsepti’ demekte fakat Türkiye düşmanı terör ve tedhişin arkasında durmayı sürdürmekte, dolayısıyla da Çek Cumhuriyeti ve Polonya’nın reddettiği füze sistemini Türkiye’ye yerleştirmek istemektedir.

Bu iğrenç bir kalleşlik, apaçık düşmanlık ve tuzaktır!..

Çünkü “İran ve Suriye” NATO düşmanı iki ülke haline geldiğinde, TC düşmanı olarak algılanacak; İkili ilişkilerin tavan yaptığı bu ülkeler kendilerine karşı kullanılacağı kesin füze sistemlerini üslenen Türkiye’yi “mutlak bir tehdit” olarak algılayacak ve göreceklerdir.

Beklenir bir İsrail-İran çatışmasında; Türkiye bu savaşa çekilecektir. Oysa mezkür Radarlar ve Savunma Sistemlerinin Avrupa’yı korumaya yönelik olduğu, Türkiye için bir yararının olmayacağı ifade edilmektedir. Ayrıca, Sistemleri yerleştirmeye zorlanan Türkiye, bunların yönetim ve karar mekanizmasında görevlendirilmeyeceği anlaşılmaktadır. BM son oylamasında, İran’dan yana tavır koyan TC’nin; 19 Kasım’da hayır demesi durumunda, eksen kayması savları, tartışılmaktan çıkacak ve Türkiye Batıdan kopmuş olarak algılanacaktır.

Şu hale nazaran: Türkiye’nin 19 Kasım sınavı hayati önemi haiz bulunmaktadır.

Hükümet; “aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” durumu ile karşı karşıya olup; Bu bir “milli meseledir”. Yalnız AKP değil, bütün partiler bir araya gelmek ve kafa kafaya vermek suretiyle çözüm üretmek ve meseleyi halletmek zorundadırlar. Aksi takdirde, İncirlik zanlısının şaibesi katlanacak, MHP ve BDP de “vatan haini” kategorisine dâhil olacaktır.
Türkiye için, en yakın ve en büyük tehlike Füze Kalkanı ve İncirlik üssüdür.

Füze Kalkanı’na evet diyen ve İncirlik’i söküp atamayan bir unsur hükümet değil; Olsa olsa, bir cehalet, ihanet ve bedhahların piyonu kirli-kaprisli bir menfaat şebekesi olabilir.

Not: İncirlik, TC’nin evrensel hukuk, legal mevzuat, yasa, egemenlik ve hükümranlık haklarına bütünüyle aykırı olup; Cari anarşi, terör ve tedhişin başlıca sorumlusudur.

Mustafa Nevruz Sınacı
www.alaturkaonline.com

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?