Sultanahmet'teki canlı bomba saldırısı davasında gerekçeli karar açıklandı

İSTANBUL (AA) – Sultanahmet'te 12 Ocak 2016'da çoğu Alman vatandaşı 12 kişinin öldüğü, 16 kişinin de yaralandığı canlı bomba eylemine ilişkin davada verilen hükmün istinaf tarafından bozulmasının ardından 26 sanık hakkındaki dosyada yeniden karar veren mahkeme heyeti, gerekçeli kararını tamamladı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan 168 sayfalık gerekçeli kararda, canlı bomba Nabıl Fadlı'nın terör örgütü DEAŞ'ın "emir" olarak görevlendirdiği yöneticilerinin talimatı üzerine saldırıyı gerçekleştirdiği anlatılarak, bu nedenle eylemin DEAŞ'ın amaçları doğrultusunda gerçekleştirilen terör eylemi olduğu, eylemin gerçekleştirilmesinde doğrudan veya dolaylı yardımda bulunan ve onunla ilişkide olan sanıkların da silahlı terör örgütü üyesi olarak kabulünün gerektiği vurgulandı.

Suudi Arabistan doğumlu terörist Fadlı'nın son olarak DEAŞ'ın, Halep Kuveyris Havaalanı civarında gerçekleştirdiği operasyonlara katıldığı, bu operasyondan sonra uzun süre saklandığı belirtilen kararda, 2015 yılının aralık ayında Münbiç'te görülen sanığın daha sonra Sultanahmet Meydanı'nda gerçekleştirdiği saldırıya kadar geçen sürede ortaya çıkmadığı ifade edildi.

Gerekçeli kararda, Nabıl Fadlı'nın bombalı saldırı eylemi emrini terör örgütünün Irak'taki yapılanmasında yer alan Omar-Ebu Abid kod adlı teröristten aldığı aktarıldı.

Sanıklardan Abdulrahman Faaız Rashıd'ın, olayda kullanılan bombayı İstanbul'a nakleden Fevzi Muhammed Ali ile "Trucriypt" isimli örgütsel haberleşme amacıyla kullanıldığı anlaşılan programın yüklenmesi konusunda görüşmeleri olduğuna yer verilen kararda, Fevzi Muhammed Ali'nin de örgütsel hiyerarşi içinde yer aldığı kaydedildi.

Kararda, sanıklar Atala El Hasan El Mayyuf, Fevzi Muhammed Ali, Halil Derviş ve Ahmet El Hasan'ın üzerlerine atılı "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "örgütsel amaç ile kasten öldürmek" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarını bir amaçla fikir birliği içinde işledikleri, eylemin baştan beri planlama ve icrası aşamasında doğrudan suça katıldıkları ve asli fail olarak sorumluluklarının bulunduğu aktarıldı.

– İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 26 sanıkla ilgili hazırlanan iddianamede, 12 Ocak 2016’da Sultanahmet Meydanı'nda bombalı saldırı eylemini gerçekleştiren Suriye uyruklu canlı bomba Nabıl Fadlı'nın, 1988 yılında Suudi Arabistan'da doğduğu, Suriye'de rejim karşıtı gösterilerin başlamasından sonra bu ülkeden ailesiyle birlikte Halep'e taşındığı bilgisine yer verilmişti.

Fadlı'nın 12 Ocak 2016 günü meydandaki Dikilitaş önüne tek başına geldiği ve burada bulunan çoğu Alman vatandaşı turist kafilesinin içine girerek üzerindeki bombayı patlattığı kaydedilen iddianamede, saldırı sonucu canlı bomba Fadlı ile Alman vatandaşı 12 kişinin öldüğü ve 16 müştekinin de yaralandığı aktarılmıştı.

Bu canlı bomba eyleminin talimatının, DEAŞ silahlı terör örgütünün harici emri olduğu tespit edilen "Omar-Ebu Abid" kod adlı firari bir sanık tarafından verildiği belirtilen iddianamede, emir verilmesi üzerine hazırlıklar yapıldığı, canlı bomba Nabıl Fadlı ve suçta kullanılan bombanın Türkiye'ye girmesi talimatını, sanık Halil Derviş ile aynı aşiretten olan ve DEAŞ silahlı terör örgütünün sınır sorumluları "Ebu Berra" kod adlı firari Mahir Ali Alakkal ve "Ebu Ali" kod adlı Azzo Ali Alakkal ile "Omran" kod adlı bir şüphelinin birlikte verdiği, bu kişilerin planlamayı da birlikte yaptıkları anlatılmıştı.

İddianamede, sanık Fevzi Muhammed Ali'nin bombayı kendisine ait araçla İstanbul'a getirdiği, firari sanıklardan "Said" kod adlı Rasheed Alabdallah Algaagan'a teslim ettiği, Algaagan'ın da bombayı İstanbul Aksaray'da eylemci Nabıl Fadlı'ya verdiği ve Fadlı'nın da olay yerinde birkaç gün keşif yaptıktan sonra bombayı 12 Ocak 2016'da Sultanahmet Meydanı'nda üzerinden çıkararak patlattığı ifade edilmişti.

İlk karar 2018 yılında verildi

Davayı 31 Ocak 2018'de karara bağlayan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, haklarında yakalama kararı bulunan ve savunması alınamayan 4 sanığın dosyasının ayrılmasına, 18 sanığın da yeterli delil elde edilememesi nedeniyle atılı suçlardan beraatlerine karar vermişti.

Sanıklardan Abdulrahman Faiz Raşit'e, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası veren mahkeme, sanığın tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetmişti.

Mahkeme heyeti, Hasan El- Mayyuf, Fevzi Muhammed Ali ve Halil Derviş'in de "Anayasayı ihlal" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını karara bağlamıştı.

Söz konusu 3 sanığın, saldırıda 12 kişinin öldürülmesine yardım ettikleri gerekçesiyle 12 kez 16'şar yıl olmak üzere 192 yıl hapisle cezalandırılmasını kararlaştıran mahkeme, aynı sanıkların 16 kişiyi de öldürmeye teşebbüs etmek suçuna yardım ettikleri gerekçesiyle 16 kez 8'er yıl olmak üzere 128'er yıl hapisle cezalandırılmasına karar vermişti.

Mahkeme yine aynı sanıklar Hasan El- Mayyuf, Fevzi Muhammed Ali, Halil Derviş'in "Tehlikeli maddenin izinsiz olarak bulundurma" suçundan 9'ar yıl hapisle cezalandırılmasına hükmetmişti.

Temyiz başvurularını inceleyen İstinaf Mahkemesi, bir sanık hakkında avukatı yokluğunda karar verilmesi, yabancı ülkelerde yaşayan mağdurların duruşmalardan haberdar edilmemesi ve bazı sanıklar yönünden verilen kararların az bulunması gerekçesiyle hükmü bozmuştu. Öte yandan, ilk yargılamada firari konumda bulunan sanık Ahmet El Hasan, yakalanarak tutuklanmıştı.

-Yeniden yargılamada 4 sanığa ağırlaştırılmış müebbet ve 328 yıl dörder ay hapis

Dosyayı 6 Nisan'da yeniden karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklar Atala El Hasan El Mayyuf, Fevzi Muhammed Ali, Halil Derviş ve Ahmet El Hasan'a "anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesine hükmetmişti.

Mahkeme bu sanıkların ayrıca, "canlı bomba olduğu tespit edilen Nabıl Fadlı'nın bombayı patlatması sonucu terör amaçlı ve tasarlayarak 12 kişiyi kasten öldürme" suçuna yardım ettikleri gerekçesiyle 192'şer yıl, 16 kişiye karşı "öldürmeye teşebbüse yardım" suçundan 128'er yıl, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması" suçundan 8 yıl dörder ay olmak üzere toplam 328 yıl dörder ay hapis cezasına çarptırılmasına karar vermişti.

Tutuksuz sanıklardan Abdulrahman Faiz Rashıd Rashıd'in "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmeden heyet, bu sanığın yurt dışına çıkış yasağının devamını karara bağlamıştı.

Mahkeme heyeti, sanıklardan 18'inin ise üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatlerine hükmetmişti.

Firari sanıklar Rasheed Alabdalah Alagaagan, Mohamed Beraa Taskeia ve Luay Taskıah hakkındaki yakalama kararının devamına hükmeden mahkeme, bu sanıkların dosyasının ayrılmasını kararlaştırmıştı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?