Suriye’deki iç savaş UCLA’da tartışıldı

Geçtiğimiz günlerde Los Angeles’in saygın eğitim kurumlarından Kaliforniya Üniversitesi’nde gerçekleşen panelde Suriye’deki iç savaş tartışıldı. ‘Suriye’deki Kriz’ başlıklı panele hukuk profesörü Aslı Bali, siyaset bilimci Dalia Dassa Kaye ve Siyaset bilimi profesörü Danel Triesman katıldı.

Panelde söz alan Kaye, Suriye’nin Arap baharının yaşandığı diğer ülkelerden farklılık gösterdiğini vurguladı. Suriye’de insanlık dramı yaşandığına dikkat çeken Kaye, 18 aydır süren iç savaşın binlerce hayata mal olduğunu belirtti. İç savaş sonucu ortaya çıkan mülteci sorununa da değinen Kaye, mültecilerin çoğunlukla Ürdün ve Türkiye’ye sığındıklarını belirtti. Suriye’nin stratejik olarak kritik bir bölgede yer aldığını belirten siyaset bilimci, yaşanan kaosun bölgeye sıçramasının önlenmesi gerektiğini söyledi. Kaye ayrıca, İran’ın ve Rusya’nın Suriye’ye verdiği desteğin krizin diplomatik yollarla çözümünü imkansız hale getirdiğine vurgu yaptı.

Suriye krizinin Türkiye’ye bakan yönüne değinen profesör Bali ise, Esad ve Erdoğan’ın Arap baharı ile yön değiştiren ilişkilerini anlattı. Bali, Suriye ve Türkiye arasında uzun süredir olumlu seyreden ilişkilerin, Esad’la çatışan muhaliflerin Türkiye sınırını geçiş için kullanması, Suriye’nin uluslararası hava sahasında Türk jetini düşürmesi ve geçtiğimiz günlerde Suriye ordusunun attığı top mermisiyle 5 Türk vatandaşının hayatını kaybetmesinin ardından iyice gerildiğini ifade etti.


Dr. Triesman  ise Suriye’nin en güçlü müttefiki Rusya ile 1980’li yıllara dayanan petrol ilişkisine dikkat çekti. Triesman, iki ülke arasında kriz başlamadan önce imzalanan beş milyon dolarlık anlaşmanın Rusya’nın Suriye’ye verdiğin desteği açıklar nitelikte olduğunu ifade etti. Rusya’nın Ortadoğu’da kendi çıkarlarına uygun bir ortam yaratmak isteğini belirten Triesman, Suriye’de yaşanan her şeyin Rusya’yı etkileyeceğini iddia etti.  Tiesman ayrıca, Amerika’nın Irak ve  Afganistan’dan farklı olarak Arap baharı sürecinde silah kullanmadan rejim değiştirmek istediğini, ancak Tunus ve Yemen’den farklı olarak Suriye’nin Libya’ya benzediğini  sözlerine ekledi.  Panelin sonunda salonun sorularını cevaplayan konuşmacılar, Suriye’deki insanlık dramının sona ermesi için hem Esad’ı hem muhalifleri silah yoluyla destekleyen grupların bundan vazgeçmeleri gerektiğini vurguladı. Konuşmacılar ayrıca,  İran ve Rusya olmadan diplomatik çözümün sağlanamayacağına dikkat çekti.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?