TAA Başkanı Taban’dan Türk toplumuna; ‘‘mutlaka sandığa gidip oy verin”

TAA Başkanı Taban'dan Türk toplumuna; ‘‘mutlaka sandığa gidip oy verin''

Amerika’da yaşayan Türk toplumu 2008 yılındaki başkanlık seçimlerinde bugüne kadar hiç olmadığı kadar siyaset sahnesinde yer alıp isminde söz ettirmeyi başarmıştı. Bu bir anlamda Türk-Amerikan toplumu adına tarihi bir seçim ve geleceği adına olumlu yönde kırılma noktasıydı.

Bugün Beyaz Saray’da ve Dışişleri Bakanlığı’nda veya herhangi bir önemli devlet dairesinde artık Türk insanın direkt tanIdığı bir siyasi dostu, ahbabı sözkonusu. Bunun şüphesiz hem burada yaşayan Türk-Amerikalılara hem de Türkiye’ye olumlu geri dönüşümleri oluyordur.

Türk insanın geleceği adına bu kadar büyük öneme sahip olan siyasi arenada görünürlük için seçim öncesi Amerika’daki en büyük sivil toplum kuruluşunun çatı organizasyonu olan Türki-Amerikan Birliği (TAB) Başkanı Dr. Faruk Taban ile görüştük. Dr. Taban, üç haftadan daha az süre kalan başkanlık seçimleri öncesi Türk toplumuna, gelecekleri, Washington’da temsil edilmeleri ve görünürlükleri adına çok önemli mesajlar verdi.

6 Kasım’ı en iyi şekilde Türk toplumunun kendisi ve birlikte yaşadığı toplum adına nasıl değerlendirmeli
Her vatandaşın olduğu gibi Türk-Amerikalıların da 6 Kasım’da oy kullanmak en doğal hakkı. Biz herhangi bir siyasi partiyi oy için adres göstermiyoruz, bizim Türk insanına bulundukları bölgede, eyalette hangi adayı veya siyasi partiyi kendilerine yakın hissediyorlarsa o yönde oy kullanmalarını öneriyoruz. Yani mutlaka sandığa gidip oy vermeliler zira bu Türk-Amerikalıların bir davranıştır. Gidip oy verdiğiniz partinin sadece büyümesine, fazla oy almasına değil aynı zamanda da Türk-Amerikalıların hem destek verdikleri partide hem de siyaset sahnesinde daha belirgin, tanınır hale gelmesine katkı sağlamış oluyorlar.

Sıradan bir Türk-Amerikalı oy kullanmanın dışında siyasi arenada Türk insanın daha fazla görünürlüğünü arttırabilmek için neler yapmalı?
Bunun farklı yolları var. Seçim öncesinde destek vermeyi düşündüğünüz partinin bölgenizdeki merkezine giderek gönüllü olarak çalışabilirsiniz. Bu gönüllü çalışma mesela oturduğunuz veya partililerin size gösterdiği bölgede kapı kapı dolaşarak desteklediğiniz partiye oy isteyeme şeklinde veya oy günü sandığa gidemeyecek yaşlı, özürlü, hasta kimseleri arabanızla taşıma şeklinde olabilir. Yine telefon ederek seçmenlere oy kullanmalarını teşvik etme şeklinde de destek verebilirsiniz. Özellikle kararsız (swing) eyaletlerde partililerin gönüllü çalışanları oluyor, en azından bu kimselere evinizin kapısını açıp, yemek ikram edilebilir veya çalıştıkları yerlere yemek götürüp yardımcı olabilirsiniz. Bunlar insani olarak da çok güzel davranışlar. Malumunuz seçim şu anda başabaş gidiyor, bu dönemde verilecek desteğin anlamı çok büyük olacaktır.

Türk-Amerikan toplumu siyasi arenada ilk defa geçtiğimiz seçim dönemi yani 2008 yılında görünür oldu. O dönem Türk-Amerikan toplumunun kurduğu ilişkilerin özellikle Demokratlar iktidara geldikten sonra faydaları görüldü mü?
Geçtiğimiz seçim döneminde Türk-Amerikan toplumu adına güzel çalışmalar olduğunu artık herkes biliyor ve bilebildiğim kadarı ile de bunun geri dönüşümleri oldu. Özellikle kritik eyaletlerde yapılan yardımların Türk insanına güzel kazanımlar sağladığını gözlemledim.

Kritik bir bölgede veya eyalette verilen desteğin ve kurulan ilişkinin sonunda eğer desteklenen kişi veya parti seçilirse bunun insanımız adına büyük fayda sağlayacağı bir gerçek. İşte 2008 yılında Türk-Amerikan toplumunun kurduğu temaslar neticesinde bugün Beyaz Saray’da olsun Dışişleri Bakanlığı’nda olsun o seçim döneminde kurulan ilişkilerini devam ettirdiler. Bu ilişkiler sayesinde sizin burada yaşayan Türk toplumu adına iletmek ya da söylemek istediğiniz birşey varsa çok rahat bunu doğrudan ulaştırma imkanına kavuşuyorsunuz.

Küçük çerçevede burada siyasi partilere verilen desteğin ABD’de yaşayan Türk toplumuna faydaları muhakkak oluyor, peki büyük resimde Türkiye’ye ne gibi faydası dokunuyor?
Tabi bunun Türkiye’ye de faydaları oluyor. Geldiğimiz vatanımızın hassas olduğu, duyarlı olduğu konuları hükümet veya partideki yetkili kimselere * iletme imkanınız oluyor. Mesela Türkiye’nin yer aldığı coğrafyada, örneğin Suriye gibi konularda sizin buradaki yetkililere söylemek istediğiniz * birşeyler varsa bir kahve sohbetinde veya yemek esnasında bunu muhatabınıza iletebiliyorsunuz. Sizin söylediklerinizi dikkate alır veya almaz ayrı mesele ancak siz hassasiyetlerinizi birinci elden ilgili makama, kişiye ulaştırmış oluyorsunuz. Hatta bazen resmi kanaldan söylenmesinin zor olduğu konuları da siz buradaki Türk-Amerikan toplumunun temsilcisi olarak yani bir Amerikalı olarak ifade edebilme şansınız doğuyor.

Amerika’da en büyük sivil toplum çatı kuruluşunun başında olan isimsiniz. Size üye olan dernek, federasyonlarda yukarıda tavsiye ettiğiniz yönde bir çalışma başlatıldı mı?
Bizim hiçbir siyasi partiye destek olmamız veya angaje olmamız sözkonusu değil. Biz tamamen hangi parti veya adaya oy verileceğini üye derneklerimizde çalışan Türk-Amerikalılara bıraktık. Sadece üyelerimizin kendilerine yakın hissettiği parti veya aday ile temasa geçip seçim çalışmalarında aktif olarak görev almalarını öneriyoruz. Gayemiz Türk-Amerikan toplumu olarak yaşadığımız ülkede nüfusun ne kadarını temsil ediyorsak demokratık ülkeleredeki gibi bunun siyasi arenaYa da o kadar yansıması.

Sizin de bildiğiniz gibi 2007’den bu zamana Amerika’da Türk-Amerikan toplumunun siyasi arenada görünürlüğü ciddi şekilde arttı. Çok yakın zamanda olmasa bile önümüzdeki dönemlerde Türk-Amerikan toplumu içinden çıkmış federal * seviyede adayları göreceğimizi düşünüyorum. Bu belli aşamalara ve zamana bağlı. Öncelikle yetişmiş insan gerekli sonra belli görevlerde çalışmış olması, yaşadığı bölgede ve çevrede tanınıyor olması gibi…


namik-tan
Bugün siyasi çalışmalarda Cumhuriyetçilere veya Demokratlara yapacağımız yardım, vereceğimiz desteğin bu ülkede yetişen gençlere, yeni nesle faydası olur mu?
Bunun çok ciddi manada kazanımlaırnın olacağını düşünüyorum. Türk-Amerikan toplumunDA sosyal hayatın her alanında olduğu gibi siyasi yaşamda da yer aldığının görülmesi, bilinmesi, hak ettiği şekilde görünürlüğünün olması size karşı olan bakışlarını, düşüncelerini olumlu yönde etkileyecektir. O kişiler diyecekler ki, bakın ülkemizin iyiliği, güzelliği adına Türk-Amerikalılar da koşturuyor. İşte bu kanaat çok önemli.

Gerek Cumhuriyetçilerin gerekse Demokratların son kongrelerinde Türk-Amerikalıların da yer aldıgını ve orada çeşitli çalışmalar yaptıklarını biliyoruz. Bu tür çalışmaları, çabaları haraketle destekliyoruz. Destek verdiğiniz parti ister seçilsin isterse seçilmesin bu ilişkiler kredi kartı tarihçesi gibi devam ediyor. Bugün seçimi Demokratlar veya Cumhuriyetçiler kazanabilir ama dört yıl sonra yine seçim olacak. Ve sizin bugün ilişki kurduğunuz kimseler dört YIL sonra yine partide görev alıyor, çalışmasını sürdürüyor olacak. DolayısıYla sizin bugün kuracağınız ilişki uzun soluklu olduğunu bilip ileriki dönemde mutlaka karşınıza çıkacağını bilerek hareket etmeniz gerekiyor.

Türk-Amerikan toplumu gelecek adına siyasi arenada neler yapmalı?
Benim Türk Amerikan toplumundan beklentim bulundukları yerlerde söylediğimiz hassasiyetlere dikkat ederek siyasi alanda daha aktif olmaları, özellikle de eğer o yöne bir meyil görülürse gençleri bu yönde yönlendirmeleri. Yani yalnızca matematik, fizik, kimya, mühendeslik gibi sayısal alanların hemen yanıbaşında sosyal alanlarda da üniversitelerde tahsil görenleri arzuluyoruz. Ailelerin de bu yolda yardımcı olmalarını umuyoruz.Örnek verecek olursak daha küçük yaşlarda okullardaki öğrenci derneklerinde idareci olarak görev almaları hem tecrübe adına gençlere çok şey kazandıracak hem de varsa o yöndeki kabiliyetlerini geliştirecek ve gelecek yıllarda daha üst seviyelerde liderlik yapmalarına zemin yapmalarına zemin teşkil edecektir.

Malumunuz sayısal alanda çok başarılı, iftihar kaynağı Türk insanımız var Amerika’da, lakin sosyal alanda aynı başarıyı gösterebilmiş değiliz malesef. Gençlerimizin siyasi hayata atılmaları için onlara rehberlik etme, isteklerini, şevklerini  arttırmanın yanında değişik imkanları da istifadelerine sunmanın faydalı düşünüyorum, örneğin staj yapma olanaklarını da araştırmak, bulmak gerekiyor ki bu alanlara ilgi duyanlar tercihlerini daha sağlıklı yapabilsinler. Türk-Amerikan ailelerine çocuklarını yetiştirirken geniş düşünmelerini, çocukların yeteneklerini iyi gözlemleyip farklı alanları da onlara sunmaları ve ilgi doğrultusunda bir hedef çizmelerini tavsiye ediyor.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?