TEBLİĞ

Bir vatandaş ihbarı
Polisin 915 nolu ihbar hattını arayan bir kişi ismini ve adresini vermeksizin; “Mercedes bir minibüsle bir grup sakallı insanın kasabalarında ve bağlı köylerinde bir süredir dolaştıklarını, özellikle okulların önlerinde bulunarak birçok öğrenci ile ilişki kurduklarını, ilişki kurdukları tüm insanlara Müslümanlığın faziletlerini, Hıristiyanlığını köhnemişliğini anlatırken kendi din ve ırklarına hakaret edildiğini, buralarda gizlice camiler açmak istedikleri” ihbarını yapmıştır.
İşte biri artık fitili ateşlemiştir, konu tüm ciddiyetiyle gelişecektir.

Bir gazete haberi
Ülkede her geçen gün Müslümanlığı kabul edenlerin sayısının hızla arttığını savunan, konu ile ilgili önlemlerin alınarak bu artışın önüne geçilmesini isteyen bir tavır içerisinde olan gazete De zieth tir gittung “Sakallıların tehlikeli oyunları” başlıklı bir yazı yazarak ortalığı 66 ya vermeye çalışıyordu. Gazete “sakallı-şalvarlı Müslümanlar çeşitli yöntemleri kullanarak, iyi niyetli görüntüler altında insanlarımızı ağlarına düşürmek için büyük çabalar harcamaktadırlar. Gençlerimiz bulundukları kentlerde etraflarındaki bu gelişmeleri merak ettiklerinde, kafalarında bunlar kim ve ne yapmak istiyorlar acaba gibi bir soru oluştuğunda, büyük imparatorluklarının yeniden tesis edilmesi ve dünyada Müslüman egemenliğinin kurulması adına tebliğ faaliyetinde bulunan insanları ev görünümlü camilerde ziyaret ettiklerinde, kendilerinin büyük bir hoş görü ve güleryüzle karşılandıklarından bahisle, kendilerine ikram edilen çeşitli egzotik yemekler ve alımlı bayanların özel ilgilerinden…” diye bahsederek yaptığı haberle ortamı daha da germeyi amaçlamaktaydı.

Bir iddia “yaratılmak istenen vatandaş tavrı”
“Büyük Osmanlının izinde” topluluğunun vatandaşlarda yaratmak istedikleri, yaratılmasını hedefledikleri “İncil’in büyük bölümü değiştirilmiştir, İncil yeniden ve ehil olmayan kişilerin elleriyle yazılmıştır, dolayısıyla Yüce Tanrı’nın kitabı olmaktan çıkmıştır” düşüncesi ile uzak vadede de kendi emellerine uygun olarak Müslümanlaşmanın yaygınlaşması beklenmekte ve temel amaç tüm dünyanın Müslümanlaştırılmasıdır, sade Hıristiyan vatandaşlar ve dünya bunun farkına varıp tedbir almalıdır.

Bir küçük parti, National işçi partisi
Milliyetçi bir tavra sahip National İşçi Partisinin bu süreçte rol almaksızın kenardan gelişmeleri izlemesi beklenmez şüphesiz. Gerek kendilerine ait yayın organları ile gerek gençlik örgütleri konuyla ilgili yayın ve çalışmalara derhal başlarlar haliyle, gençlik örgütleri ev görünümlü camiler diye tespit ettiklerini iddia ettikleri binaların önlerine sık sık gelerek protesto nümayişleri yapmakta, kendi çalar kendi oynar meali olan yayın organları da bu nümayişlere geniş yer ayırarak kamuoyu oluşturmaya çalışmaktadır ama asıl darbe ise dünya çapında ve bir şekilde ihalesi Müslümanlara yapılmış büyük ve ses getiren eylemleri referans göstermekten geri duymayarak toplumda kin ve nefret duyguları oluşturulması hedeflenmiştir.

Bir büyük parti, Hiristiyan demokrasi partisi
Görece küçük partilerce, görece militan tutumlu hangi mahfillerden ne destekler aldığı bilinmeyen üstelik kaç okuru vardır ve kaç kişiyi etkisi altına alır tefriki yapılmaksızın öne çıkarılan ve yayın organı tanımına sokularak bahsedilen gazetelerce, muhafazakâr Kilise çevrelerince bu kadar kaşınan bir konu varsa, kitle partilerinin bundan etkilenmemesi söz konusu olmaz haliyle. Gerek yerel gerekse de federal parlamentolarda geniş şekilde yer alan Hıristiyan Demokrasi Partisi başbakanın ve içişleri bakanının cevaplaması talebiyle sık sık sözlü ve yazılı soru önergeleri vererek konuyu ülke geneline taşımaktadırlar. Soru önergelerinin temelini ise “Yapılan büyük propaganda ve çalışmalar neticesinde Hıristiyan dinini terk edip Müslümanlığı seçen gençlerin sayısının ne olduğunu tarafınızca bilinmektemidir? Müslüman propagandasının bu kadar serbest ve aleni yapılması milli güvenliğimiz zedelememektemidir? Müslümanların bu faaliyetlerine yerelde ve genelde bu kadar hoşgörülü olunmasının özel bir nedeni mi vardır? Bunların derhal devlet güvenlik kurulu tarafından görevlendirilecek uzmanlarca araştırlması gerekmektedir” oluşturmakta olup konu bu düzeyde de kaşınılmaya devam etmektedir.

Bir soruşturma; Yerel Polis soruşturması
Polis tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Müslüman tebliğcilerden etkilenerek Hıristiyanlığı terk edip Müslümanlığı seçen birisi ise polisin sorgu sırasında kendilerine bir hayli sert davrandığından bahisle “Polisin soruşturma neticesinde kendisinin Hıristiyan muhafazakâr bir aileden geldiğinin öğrenildiğini, Müslümanlığı tercih etmemim herhangi bir maddiyat karşılığı mı olduğunu, herhangi bir Müslüman ülkede kendisine lüks bir yaşam vaadi ile mi olduğunu, yoksa güler yüzlü bayanların mı etkisinde kalarak olduğunu, yoksa gerçekten Müslümanlığa sempati duyarak mı seçim yaptığı konusunda ısrarlı sorgulamanın” yapıldığını uzun uzun anlatmıştır.

Büyük bir soruşturma; Federal Polis soruşturması
Bir taraftan aşırı Hiristiyan partilerin, bir taraftan aşırı muhafazakar basının, bir taraftan taraftar kaybına uğrayacağı kaygısı ile hareket eden kilisenin, diğer taraftan provokatör ajanları vasıtası ile yaratılan ortamda yerel bir soruşturma ile yetinmeyen İçişleri bakanlığının talimat ya da talebi ile Federal polis devreye sokulmuştur. Federal polisin uluslar arası terörle mücadele masası devreye sokularak Müslümanlar üzerinde baskı oluşturulmaya hazırlanmakta ve bu uğurda büyük çaplı operasyonlar planlanmaktadır.

Bir mahkeme kararı
Bir bardak suda koparılan büyük fırtına yargıda nihayetlenecektir artık, iddia sahipleri ve savunanlar nasıl bir sonuç çıkacağını büyük bir merakla beklemeye başlamışlardır artık, çünkü son karar yargıdan gelecektir, lehte ya da aleyhte…
İnsanların dinlerine ve inançlarına göre yasaların yorumlanmasının çağdaş dünya gereklerine aykırı olduğu savıyla, yerel mahkeme, insanların dini inanç, gelenek ve göreneklerine göre bir araya gelmelerinin, iddia edildiği üzere toplu namazlar kılmalarının herhangi bir izne gerek duyulmaksızın icra edilebileceğinden bahisle, ev görünümlü cami iddia edilen yerde insanların bir araya gelmeleri, toplu ibadette bulunmaları, hasbıhal etmeleri terör tanımına girmeyeceği gibi, aynı zamanda örgütlü bir kalkışma hazırlığı yorumuyla da cezalandırılamaz, yorumu mahkeme tarafından verilince, artık taraflara konuyu tartışmak, kaşımak ve provoke etmek imkânı şimdilik kalmamış olup, yeni imkân ve fırsatlar taraflarca şimdiden kullanmak üzere beklenmektedir.

Peki; yukarıda bahsedilen konu gerçek bir konumudur, hayır gerçek değildir, tam tersi hayal ürünüdür, ama gerçekleşmesi mümkünmüdür, evet mümkündür, nasıl gerçekleşebilir, oradaki Müslüman sözcüğünün yerine, Hiristiyan koyun, Ermeni koyun, Kürt koyun, Devrimci koyun, Komünist koyun, karşıtlarını da buna göre belirleyin, bir de güzel ülke tayin edin bakalım, hikâyede size neler tanıdık gelecektir. Peki ben bunları neden yazdım diye düşünebilirsiniz, bakın bakalım dünyaya “kuşa bak” yöntemiyle insanlara bunlar anlatılırken gerçekte neler olmaktadır.

Ruhi M. Çilek
[email protected]

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?