Tefli sahur – Yılmaz Özdil

Tefli sahur - Yılmaz Özdil

Tefli sahur – Yılmaz Özdil yazdı.

Yılmaz Özdil’in “Tefli sahur” başlıklı 10 Nisan 2022 tarihli köşe yazısını buradan dinleyebilirsiniz.

Yılmaz Özdil köşe yazılarını yayınlandığı anda ilk siz dinlemek istiyorsanız buraya tıklayarak Alaturka Youtube kanalımıza abone olun.

Tefli sahur – Yılmaz Özdil

İbretle izlediğinizden eminim… Akp gençlik kolları, lüks restoranda müzik grubu eşliğinde tefler çalarak, şarkılar söyleyerek, alkışlarla tempo tutarak, adeta gazino atmosferinde sahur ziyafeti organize etti, “coşkuyla eğlendik” notuyla, gururla, sosyal medyada yayınladı.

Bunların din’den ramazan’dan ibadet’ten anladıkları işte bu.

Maneviyattan maddiyata öylesine hızlı geçtiler ki, mutaasıp yaşam biçiminden gösteriş tüketimine savruldular.

Mahremiyet duygusunun yerini, abartılı görgüsüzlük aldı.

Şatafat saçarak varolmaya çalışıyorlar.

Nasıl bir açlıksa artık, yaşadıkları zenginliği, lüksü konforu, dökercesine harcamalarını, herkese göstermek istiyorlar.

Milletin askıda ekmekle iftar yaptığı İstanbul’da mesela, kişi başı 2 bin 250 liraya iftar var.

Top patladığında orucunu zeytinle açmak yerine, direkt 100 dolarlık banknotu yiyerek açsan, gene bu kadar etmiyor.

“Rasulullah ramazanda etyabin’i çok severdi” diyerek, sütte ezilmiş hurmayı iftar menüsüne koyan var kardeşim!

“Peygamber efendimizin sofrasından sahine’yi getirdik” diyerek, ballı tereyağlı tahini iftar menüsüne koyan var.

“İftar menümüzde hazreti paygamber döneminden arpa ekmeği ikram ediyoruz” diyen bile var.

Millet ucuz kıyma kuyruğunda bekleşirken… Ayazda kurutulmuş pastırma, kuru kaymak, odun ateşinde keçi yoğurdu, susamlı zahter, sütlü badem çorbası filan, yanına hiç utanmadan Hazreti Muhammed’in adını ilave et, fonda ilahi tınıları, kişi başı iftar 800 lira.

Osmanlı köşkündeki bebek mevlidinde kırk günlük bebeğe tek taş pırlanta yüzük takan tesettür sosyetesi var.

Ascot yarışlarındaki düşeslere baroneslere özeniyorlar, türbanın üstüne tüylü şapka takıyorlar, varaklı dekorlarda, Swarovski kristalleriyle süslü Lale Devri saraylarında mevlit yapıyorlar.

Manolo Blahniklerini, Hermeslerini, Patek Philippelerini herkesin gözüne sokmaktan tuhaf bir haz duyuyorlar.

Şerbet içerken, alkolsüz mojito’ya terfi ettiler, sodalı limonata derse, havalı durmuyor, illa mojito adıyla içiyorlar.

Helal bellini var.

Helal bira var.

İslami usullerle çakra açan peçeli kuantumcular türedi iyi mi…

Pembeli fuşyalı cafcaflı parlak çarşaflar giyiyorlar, ayetlerle bioenerji yüklüyorlar, süperlüks cipleriyle, meşale fışkıran şelaleleriyle, gül yaprakları dökülmüş sofralarda, Arapça kıvrak müziklerle klipler hazırlıyorlar, klibi seyret, sanırsın Rihanna hidayete erdi!

“Helal organizasyon” yapan şirketler var.

Beş yıldızlı otelin salonuna tavandan gondolla sarkıtılarak giriyorlar, semazenler ortada dönerken, gondoldan inip nikah masasına kadar tahtırevanla gidiyorlar, buna “helal düğün” deniyor.

“Helal suşi”li düğün yemeği var.

“Helal müzik grubu” var, “özel gecelerini helal çerçevesinde şenlendiriyoruz” diye reklam veriyorlar.

Helal selülit kremiyle İslami esaslara uygun masaj var, Taylandlı masöze türban takıyorsun, İslami esaslara uygun olmuş oluyor!

“Helal makyaj” var!

Abdeste mani olmuyor diye reklamı yapılan ruj var.

Abdeste mani olmayan oje var.

“After umre party” yapıyorlar.

Umreden gelenin elini öpmeye giderdik, başımızı okşayıp dua ederlerdi, bunlar altın kaplamalı pasta ikram ediyor.

Süperlüks yatlarda harem selamlık “happy birthday party”leri var, güya harem selamlık ama, oryantal müziği eşliğinde topluca göbek atarak, sosyal medya hesaplarında yayınlıyorlar.

Bin küsur odalı sarayların, saltanat uçaklarının, chia tohumu eşliğinde ejder meyveli smoothielerin, kestane ballı manda yoğurtlarının kaçınılmaz yansımasıdır bu.

Bana sorarsanız, tesettür sosyetesinin parmaklarında pırıl pırıl parlayanlar, pırlanta değildir aslında…

Akp’yi iktidara getiren başörtülü kızların gözyaşlarıdır.

Namuslu siyasetin rol modellerinden biri olan, muhafazakar yurtsever Abdüllatif Şener’in, istese bugün bile hâlâ bakanlık koltuğunda oturma imkanı varken, elinin tersiyle itip, Chp’den milletvekili olmasının… Milletin gerçek aksakallısı, samimi müslüman Temel Karamollaoğlu’nun iktidar nimetlerinden faydalanmak varken, Chp’yle aynı ittifak içinde yeralmasının… Ali Babacan’ın, Ahmet Davutoğlu’nun, deveyi havuduyla götürme imkanları varken, ceketlerini alıp çıkmalarının, millet ittifakına güç katmalarının… Varlığıyla onur duyduğumuz “hacı” Meral Akşener’in, Chp seçmenleri tarafından en az kendi partisinin seçmenleri kadar sevilmesinin, sayılmasının… Kök sebebi budur.

Çünkü, artık toplumun her kesimi açıkça görüyor ki…

Din’i yaşamak için değil, böyle yaşamak için dincilik’tir bu!

Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil’in yeni kitabı Anka Kuşu’nu satın almak için TIKLAYIN

Yilmaz Ozdil Anka Kusu Kitabi

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?