The Washington Post: Türkiye sınır ötesi operasyonu öngören tezkereyi onayladı

Sınırındaki ilçede gerçekleşen ve beş kişinin ölümüne sebep olan Suriye bombalı saldırısından bir gün sonra TBMM perşembe günü, Suriye’de sınır ötesi operasyon izni veren Başbakanlık tezkeresini onayladı.

 Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay 129’a karşı 320 oyla kabul edilen tezkereyi, “Bu bir savaş tezkeresi değil.” sözleriyle açıkladı.

Atalay ayrıca Suriye’nin sorumluluğu aldığını, resmî özrünü dilediğini ve Birleşmiş Milletlere “böyle bir olayın yeniden gerçekleşmeyeceğine” dair söz verdiğini ifade etti.

Bu, Suriye çatışmasının Türkiye’ye ilk sıçraması değil ancak çarşamba günü Akçakale’de gerçekleşen saldırıda beş Türk sivilin ölmesiyle bu çatışmada ilk defa Türkler öldürüldü.

 19 aydır süren Suriye çatışmalarında, uluslararası gerilimin en yüksek olduğu dönemde, Türk Silahlı Kuvvetleri Suriye hedeflerine hemen ateş açtı.

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ofisi “Sınır bölgesinde bulunan Türk ordusu angajman kuralları doğrultusunda bu saldırıya karşılık vermiştir. Suriye’de radar tarafından tespit edilen hedefler topçu ateşiyle vuruldu.” açıklamasını yapmıştı.

 İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevinin Suriye sınırındaki İblid köyünden isyancılarla yaptığı röportajda, perşembe sabahı Türkiye’nin gerçekleştirdiği saldırıda, askerî üssün vurulduğu ancak ölü sayısının bilinmediği tespit edildi.

  Türkiye geçmişte tehditlere karşı güvenliğini korumak için komşu ülkelere asker göndermekte istekli davranmıştı. Türkiye, özellikle Türk askerlerini hedef alan Kürt terör gruplarıyla savaşmak için defalarca Irak’a asker yollamıştı.

Uluslararası kaygılar sürerken perşembe günü Suriye’nin müttefiki Rusya, Suriye askerî kuvvetlerinin sivilleri öldüren saldırıyı üstlenmesi çağrısında bulundu.

 Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov RIA haber ajansında yaptığı açıklamada, Suriyeli yetkililerin İslamabad ziyaretinde kendisine “olayın trajik bir saldırı olduğunu ve bir daha tekrarlanmayacağını” söylediğini belirtti. Lavrov, “Biz Şam’ın kesinlikle resmî özür dilemesi gerektiğini düşünüyoruz.” diye de görüşlerini belirtti.

  Türkiye’nin üyesi olduğu NATO, Türkiye’nin isteği üzerine acil bir toplantı gerçekleştirdi ve Suriye’nin bombalı saldırısının uluslararası hukukun ihlali olduğunu ve müttefiklerinden birinin güvenliğine tehlike arz ettiğini içeren sert bir bildiri yayınladı. NATO “Türkiye’nin yanında” olduğunu açıklamasına rağmen acil bir eylem önerisinde bulunmadı.

    –ABD’nin Tepkisi–

Beyaz Saray da Suriye’nin saldırısını kınayan ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye ile dayanışmasını yeniden güçlendiren bir açıklama yaptı. Beyaz Saray Sözcüsü Tommy Vietor, “Türk müttefikimizin yanındayız ve onlarla görüş alışverişinde bulunmayı devam ettireceğiz.” dedi.

Pentagon Sözcüsü George Little, eylemi ve “Suriye rejiminin davranışını” kınadı.

   Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland’ın açıklamalarına göre, Dışişleri Bakanı Hillary Rodham Clinton, Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD’nin desteğini yeniden belirtti ve BM’de ABD’nin Türkiye’nin yanında olacağına dair söz verdi.

Türkiye, Güvenlik Konseyine “saldırıları ve bu tür eylemleri sona erdirmek için gerekli önlemleri alması” için bir mektup gönderdi.

     Ancak Türkler, Suriye ile bir savaşa girmek istemediklerini ifade ettiler ve Suriye hükûmeti hâlâ kazanacağına inandığı bir çatışmaya uluslararası askerî müdahale olmasını istemiyor.

     Lehigh Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Profesörü Henri Barkey, Türk misillemesini, “Bu bir uyarı, savaş değil.” diyerek açıkladı.

     Barkey, Erdoğan’ın Suriye hakkında defalarca açıklama yaptığını ancak Türk sivillerinin ölümünün ona az seçenek bıraktığını vurgulayarak, “Türkler savaşa gitmek istemiyor. Kendileri bunu yapmak istemiyor ve ülkede savaş için bir destek de yok.” dedi.

     Ancak bu olay, zaten kutuplaşmış olan bölgede, iç çatışmanın tehlikesini ortaya koymakla beraber eski rekabet ve düşmanlıkları hatırlattı.

     Washington Enstitüsünden Andrew Tabler şunları söyledi: “Bu kötüleşen durumun en son tezahürüdür. Bu saldırının sıçradığı tek ülke Türkiye değil. Lübnan’a, Ürdün’e de sıçrıyor. Bunlar, günlük yapılan bombalamaların bir parçası. Tek fark ilk kez Esad’a gitmesi çağrısında bulunan bir ülke var.”

   Türk misillemesi öncesi yayınlanan bir açıklamada, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun Suriye’deki şiddetin bölgedeki riskleri yönünde uyarıda bulunmuştu.

     Ban Ki-mun, “Suriye’deki çatışmaların sadece Suriye halkının güvenliğini tehdit etmediğini, giderek komşularına da zarar vermeye başladığını,” vurguladı.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?