Tim Burton – Netflix Dizisi “Wednesday” – Efe Teksoy Yorumladı

TIM BURTON’DAN, ADDAMS AİLESİ’NİN GOTİK PRENSESİ “WEDNESDAY”

Sinema Yazarı/Film Eleştirmeni Efe TEKSOY; aksiyon, macera ve fantastik türündeki “WEDNESDAY” adlı dizinin çözümlemesini, Amerika’nın Los Angeles merkezli ilk Türkçe internet Gazetesi @alaturkaonline için kaleme aldı.

KARANLIK BİR ANLATI

Kara mizahi ve ürkütücü karakterleriyle tanınan Amerikalı karikatürist Charles Addams’ın klasik eseri The Addams Family’e dayanan spin-off uyarlama Wednesday, Oscar adayı usta yönetmen Tim Burton imzasını taşıyor. Başrolünü genç yıldız oyuncu Jenna Ortega’nın üstlendiği yapımda; Anne Morticia Addams rolünde Akademi, BAFTA ve Tonyödüllü aktris Catherine Zeta-Jones ve baba Gomez Addams rolünde ise, usta oyuncu Luis Guzmán yer alıyor. Netflix’te gösterime giren serinin müzikleri, yıllardır Tim Burton filmlerinin şarkı ve müziklerini besteleyen ve The Simpsons’ın jenerik müziği ile meşhur olan Oscar adayı ünlü besteci Danny Elfman’a ait. İkonik karakter Wednesday Addams, adını eski bir İngiliz tekerlemesi olan Monday’s Child’daki dizelerden alıyor. Karanlık ve gotik bir şekilde tasvir edilen karakter çerçevesinde dizinin, Egzistansiyalizm yani Varoluşçuluk Felsefesi’ni merkezine aldığını görüyoruz ve ayrıca Wednesday karakterinin de belli amaçlar doğrultusunda hareket ettiğini görmekteyiz. Yirminci yüzyılın en büyük düşünürlerinden birisi olan Fransız Varoluşçu filozof Jean-Paul Sartre’in, batı felsefesinin gidişatını değiştiren ve genel olarak felsefe tarihi açısından da son büyük ‘’Fenomenolojik Ontoloji’’ denemesini temsil eden başyapıtı Varlık ve Hiçlik’teki devrim niteliğindeki yaklaşımıyla, bireyin dünyayla ilişkisine dair önceki tüm varsayımlara meydan okudu ve insanın özgürlüğü, seçimi, sorumluluğu ve eylemi gibi temel ikilemlerle okuyucuyu yüzleşmeye zorlayarak alanında çığır açtı. Sartre; “İnsan-gerçekliğinin, kendini izlediği amaçlarla duyurduğu ve tanımladığı doğru ise, bu amaçlara ilişkin bir inceleme ve sınıflandırma kaçınılmaz hale gelir.” diyerek amacın aşkın ve nesnel sınırı olarak mutlak öznelliğin parçası olduğunu belirtir. Hiçbir okulda tutunamayan ve alışılmamış karakteri nedeniyle dost edinemeyen Wednesday, Nevermore Akademisi’ne girer ve okuldan kaçma girişimleriyle her zamanki gibi kolay yola başvurur. Ancak annesi Morticia ve okul müdürü Larissa Weems sayesinde, dostlarına, okuluna ve kendisine bir şans vererek, psikolojik olarak olgunlaşıp gelişim gösterir. Aydınlanma Çağı’nın lider filozofu olarak anılan Fransız yazar ve felsefeci Voltaire, yurttaşlık hakları ve özgürlük düşüncesi türündeki başyapıtlarıyla, Avrupa medeniyetini gelişim yönünü derinden etkilemiş ve yeni bir çağa ışık tutmuştur. Descartes, Spinoza ve Leibniz gibi düşünürlerin görüşleriyle yüzleştiği Cahil Filozof adlı yapıtı, dünya hakkında bildiklerimizin, bilebileceklerimizin ve bu bilginin hayatlarımız üzerinde ne gibi pratik etkileri olması gerektiğinin, aklın şafağına ulaşan keşfidir. Voltaire; “Kendi varoluş sınırlarımızın dışına çıkmayalım; elimizden geldiğince kendi kendimizi incelemeye devam edelim.” diyerek varoluşsal bir sav ortaya koyar. Wednesday’de tıpkı Voltaire’in eserinde bahsettiği gibi, kendi varoluş sınırlarının dışına çıkmaz ve kişisel olarak büyük bir gelişim gösterir.

DİZİNİN KONUSU

Addams Ailesi’nin zeki, alaycı ve azıcık içi geçmiş bir kız olan ferdi Wednesday Addams, Nevermore Akademisi’nde yeni arkadaşlar ve düşmanlar edinirken, art arda gerçekleşen cinayetleri araştırarak maceradan maceraya atılır.

Dizinin yaratıcıları; Amerikalı yapımcı Alfred Gough ve Avustralyalı-İngiliz yapımcı Miles Millar imzasını taşıyor.

Oyuncu Kadrosunda; Jenna Ortega, Catherine Zeta-Jones, Luis Guzmán, Gwendoline Christie, Riki Lindhome, Emma Myers, Joy Sunday, Jamie McShane, Hunter Doohan, Percy Hynes White, Georgie Farmer, Naomi J. Ogawa ve Christina Ricci bulunuyor.

GOTİK PRENSES WEDNESDAY ADDAMS

Dizinin ana olay örgüsü; özünde ürkütücü ve melankolik bir karakterin son derece karanlık bir tasviri olan Wednesday Addams’ın, Nevermore Academy’deki maceralarına odaklanıyor. Ancak ilerleyen bölümlerde, bir takım gizemli cinayetlerin işlenmesiyle birlikte, hikaye polisiye-suç türüne doğru kayıyor. Wednesday Addams’ın sıra dışı kişiliği, başta çevresi tarafından yadırgansa da, sonrasında dostları tarafından benimsendiğini ve benzer kişilikler tarafından kabul edildiği görülüyor. Yaşadığı dönemin ilk kadın felsefecilerinden birisi olan 17. Yüzyıl İngiliz filozof Anne Conway; ‘’En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri’’ adlı kitabı, radikal ve alışılmışın dışındaki fikirleriyle sadece Aydınlanma Çağı‘nı değil, aynı zamanda Rasyonalizm düşünce akımının (René Descartes ve Baruch Spinoza ile birlikte) en büyük üç savunucusundan birisi olan Alman filozof Gottfried Leibniz üzerindeki etkileri nedeniyle de, son derece önemli bir yere sahiptir. Conway eserinde; “Bütün şeyler birincil tözleri ya da özlerinden ötürü tektir ve aynı bedenin parçaları gibidir.” diyerek benzerlerin birbirini sevdiğini belirtir. Wednesday karakterinin de, tıpkı Conway’in belirttiği gibi aslında farklı kişiliği ve dış görünüşüne rağmen, özünde herkes gibi olduğunu ve kendisi gibi olan ilginç dostları tarafından aralarına kabul edildiğini görüyoruz.

KAPANA KISILMIŞ RUH “WEDNESDAY”

Karanlık ve depresif bir karakter olan Wednesday Addams, melankolik ve negatif türde bir kişilik sunuyor. Rumen filozof ve 20. yüzyılın Retorik Sentezsici olarak bilinen ‘E. M. Cioran’, genellikle metafizik, lirik ve kapsamlı meditasyon yazılarıyla bilinir. 23 yaşında kaleme aldığı ve Søren Kierkegaard, Friedrich Nietzsche ve Ludwig Wittgenstein gibi filozofların izinden gittiği ilk kitabı Umutsuzluğun Doruklarında, tüm felsefesinin “Kilit Taşı” olarak nitelendirilir ve karanlık, varoluşsal umutsuzluğu paradoksal bir şekilde canlandırır.

Melankolik durum için Cioran; “Nitelikleri etkin olmaktan çok şiirsel olduğu için, derin üzüntüde görülmeyen bir tür ölçülü incelik sergiler (bu yüzden de ona kadınlarda daha çok rastlanır).” diyerek durum bulanıklığı yüzünden melankolinin, bireylere göre farklı biçimlere bürünüyor olabileceğini belirtir. Wednesday Addams karakterinde de, (Cioran’ın sözlerinde bahsettiği gibi) farklı türde bir melankolik ruh hali biçimini görmekteyiz.

NEVERMORE AKADEMİSİ

Nevermore Akademisi adını, edebiyatta Amerikan Romantik akımının önemli figürlerinden klasik yazar ve şair Edgar Allan Poe‘nun, “The Raven” şiirindeki “Nevermore”dan almaktadır. Ayrıca Wednesday’in Nevermore Akademisi’nde kaldığı Ophelia Hall‘un da adı, orijinal Addams Family TV dizisindeki Morticia‘nın kız kardeşinin adı olan Ophelia’dan gelmektedir. Çekimleri Romanya’nın başkenti Bükreş’te gerçekleşen dizide; başrol oyuncusu Jenna Ortega, gösteri için çello çalmayı öğrendi. Netflix’te gösterime giren Komedi, korku ve suç türündeki Wednesday, kült seri Addams Ailesi hayranlarının beğeniyle izleyeceği bir spin-off yapımı.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY

 

KAYNAKÇA

Jean-Paul Sartre, Varlık ve Hiçlik: Fenomenolojik Ontoloji Denemesi, çev. Turhan Ilgaz ve Gaye Çankaya Eksen, İthaki Yayınları, 2021

Voltaire, Cahil Filozof, çev. Berna Günen, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2020

Anne Conway, En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri, çev. Ferit Burak Aydar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2020

Cioran, Umutzuzluğun Doruklarında, çev. Orçun Türkay, Jaguar Kitap, 2019

 

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?