Traş olurken gördüklerim…

Genelde iki günde bir sabahları sakal traşı olurum.

Traş olurken düşünerek görmeyi severim.

19 Temmuz sabahı-ki o gün aynı zamanda benim doğum günümdür-traş olurken düşündüklerimi siz değerli

okurlarımla paylaşmak istedim, bu yazımda…

***

Banyoda, lavabonun önündeyim. Biraz tembellik var üzerimde. Soğuk su ile yüzümü yıkadım, şöyle aynada kendime bir baktım, ıslak ellerimle dağınık saçlarıma şekil vermeye çalıştım.

Yüzümü köpükledim. Traş bıçağını aldım. Başladım traşa..

Ben aynadaki bana bakıyorum.

Gözlerim, aynadaki gözlerime kilitleniyor.

Gözlerim gözlerimle bütünleşiyor.

Traş olduğumu unutuyorum.

Düşüncelere dalıp gidiyorum.

Görmeye başlıyorum…

***

Uzaydayım. Küçük bir jet var altımda ve ben kullanıyorum.

Dünyaya bakıyorum uzaybakışı.

Memlekette olup biteni merak ediyorum, çeviriyorum rotayı memleket yönüne.

Ateşliyorum motorları..

Artık bakışım kuşbakışı. Memleket semalarında süzülüyorum.

***

İlk durak Güneydoğu Anadolu Bölgesi. Temmuz sıcağı yöreyi kavuruyor. Birde patlıyan bombalar sıkılan kurşunlar, sıcağa sıcak katıyor.

Sanki iç savaş var.

Asker siperde, PKK saldırıyor.

PKK siperde, Asker saldırıyor.

Velhasıl insanlar ölüyor.

Yöre birkez daha yanlızlığına mahkum ediliyor.

***

Doğu Anadoluya rotayı kırıyorum. Yaklaştıkça bölgeye, kuzey kısımdaki fay hattının dallanıp budaklanarak çatallar halinde bölge üzerinden, güneydoğuya kaydığını görüyorum. Yoksa diyerek soruyorum kendi kendime :

Memleket bölünmeye doğal afet deprem ile mi başlıyacak?

***

Bir sonraki rotam Karadeniz Bölgesi.

İlk dikkat çeken, duble sahil otoyolu. Yetersiz müteahhit firmalarca yapılmış bu otoyol, çatlaklardan, yer yer çöküklerden ve sürekli onarım nedeniyle, tali yollara saptırılan taşıtlar nedeniyle, yukarıdan, ülke yönetimin basiretsiz yöneticilerini adeta deşifre ediyor.

Temmuz sıcağında, sahiller bomboş. En güzel sahiller, otoyola kurban gitmiş. Yöre halkı biraz daha uzaklaşmış ekmek teknesi denizden!

Ve silah sesleri. Güneydoğudaki sesler gibi gelmiyor kulağa. Şimdilik!

***

Marmara Bölgesi üzerinde uçuyorum. Fareyi andıran denize bakıyorum.

İstanbul, kollarını bir ahtopot gibi hertarafa saçmış. Yeşiller betona dönüşmüş.

İstanbul, Marmara olmuş!

Marmara’da, Arabistan..

Camiler çoğalmış, Fabrika bacaları tütmez olmuş.

İstanbul, siyaha bürünmüş.

***

Ege Bölgesi, nispeten serin. Burnumuzun dibindeki cıvıl cıvıl insanları eğlendiren Yunan adalarını kıskanıyorum.

İzmir ve ilçeleri de hareketli.

Mevcut hükümetin İzmir’e neden “gavur” dediğini şimdi daha iyi anlıyorum.

Nerede hareket, orada bereket sözünü unutmuş gözüküyorlar.

***

Akdeniz Bölgesi semalarında, turizm yöremizin sahillerinde parmak ile sayılacak kadar az insan görüyorum. Ana yolların bağlantıları yeni projeler nedeni ile “biz çalışırken siz tatil yaparsınız ha” mantığı ile işkence yollarına dönüştürülmüş.

***

Son durak İç Anadolu Bölgesi.

Civar illerde jetim ile turluyorum.

Halk içine kapanmış. Birde ibadete gömülmüş. Bir ara şükür seslerini epeyi yükseklerde olmama rağmen duyar gibi oluyorum.

İç Anadolu Bölgesi’nde uçupta Ankara’da olan bitene duyarsız kalmak olmaz. Jetime irtifa kaybettirerek özellikle TBMM’de neler olduğuna kulak veriyorum.

Birisi, badem bıyık diyor, diğeri sarkık.

Biri, diğerine : “Tatile nereye gideceksin”diye soruyor.

Bir partinin grup toplantısında “Ağlamalıyız” deniliyor.

Ancak bu şekilde referandumu geçiririz eklemesi yapılıyor.

Başka bir parti, “hayırda hayır vardır”sloganını ön plana çıkarıyor.

Bir diğeri ise, “refarandum da oy kullanmıyacağız” diyor.

Halk ise koyun postunu sırtından çıkararak kendi üzerlerinden yapılan oyunlara şimdilik birşey yapmadan sessizce beklemeyi tercih etmiş görünüyor.

Diğer konuşulanları dinlemeye gerek duymuyorum.

***

Memleket turumu bitiriyorum. Rotamı uzaya çeviriyorum. Memleket semalarından uzaklaşırken birkez daha arkama bakıyorum.

Anıt Kabir’in üst dış tavanında otların bittiğini görüyorum.

Bir de..

Uzaklaştıkça, memleket üzerindeki karabulutların daha da belirginleştiğini…

***

Traşım bitmişti.

Aynada yüzüme baktım.

Sıkıntılı düşüncelerime rağmen yüzümü kesmemiştim.

Kendime gülümsedim.

KKV

Sayın Kılıçdaroğlu;

Seçim otobüsünüzün üstünde konuşmalarınızı yaparken kalabalık içinden rastgele işaret ettiğiniz bir bayan ve bir erkek seçmeni yanınıza davet edin ve onlara ençok bu ülke için neyi arzuladıklarını ve kendiniz ile ilgili beğenmedikleri yanlarınızı sorun. Cevaplarını sizi dinlemeye gelen seçmen topluluğuyla paylaşın.

Birde, onların –isterlerse eğer-yanaklarınızı okşamalarına ve sizi kucaklamalarına izin verin.

Halkın lideri olmak, halkın gözlerinin içinde kendinizi görmenizle başlar.

Atilla Aybalık
alaturkaonline.com

8 YORUM

  1. Ülkenin durumunu gerçeğe yakın betimlemeye çalışmışsın. Bir iki noktayı rötüşleyelim.
    -altımda küçük bir jet yerine, küçük bir jetin içerisindeyim demek daha hoş.
    -…asker pe-ke-ke yi saldırıyor, pe-ke-ke askere saldırıyor.. sözleri iki meşru gücün mücadelesini çağrıştırıyor. Yanlış. Teröristler ABD ve İsrailin desteği, AB’nin ”insan hakları zırvalarıyla desteklenen ve düne kadar çoluk çocuk, sivil-asker katleden bölücü bir eşkiya grubu. Türk askeri ise meşru zeminde insanlarını ve ülkesini savunuyor. Sadece pe-ke-ke ile değil CIA servisli Hükümet destekli Özel Mahkemelerle-Ergenekon düzmece darbe planları kapsamında saldırıya upruyor. Yani TSK iki ateş arasında…

  2. türkiyenin durumunu kuşbakaışı çok güzel özetlemişsiniz … her bölgesinde ayrı skıntılar beklentiler , düşünceler .Umarım ülkemiz iyi yarınlar görür bulunduğumuz bu olumsuz günlerden daha çok bedeller ödemeden rahata ve huzura kavuşuruz milletce selamlar

  3. Tras olurken yuzunu kesemene hayret ettim.Insan bu mood” ta tras olursa Allah korusun,yanlislikla baska bi tarafinda kesebilirir.Yani ulkemiz o kadar mi kotu/,veya politikacilirimizin kotu olmasi ulkenin kotu idare edilmesi seni panik yapmasin Atilla kardes,bence o kadar karamsaliga gereg yok, Aslan gibi milliyetci insanlarimiz,genclerimiz var hic kimsenin endisesi olmasin,T C de muhakkak ve muhakak taslar bir gun yerine oturacaktir.O kirli ellerini vatanin bolunmezligi icin uzatanlar hakli oldugu cezalari alacaklardir.icin rahat olsun,sevgiyle kal tavsiyem ” Tras icin berbere gitmen en iyisi,boylece fazla traslamazsin..

  4. Yazdiklarinizi anliyan anliyor anlamayanlarda kendini berberde saniyor zaten basimiza ne geldiyse herseyin hayirlisi demekten geldi oncelikle bir seylerin duzene girmesi insanlarin kardesce yasamasi en basta soylenenlerin dogru anlasilmasi lazim herkesin dogru bildikleri vardir ama gercek dogru bir tanedir memleket kotuyemi gidiyor sorusu ne zaman iyi oldu olmaliydi 1 dogru ne zamandan beri 10 yanlisi kapatiyor? esas olan yanlislari soylemektir turk milleti yuzyillar boyu iyimser olmus ve oluyor sonuc gozuktugu gibi orada bir koy var uzakta o bizim koyumuz demekle yetiniyoruz
    soyliyeceklerim bu kadar kalemine saglik herkese saglik mutluluk dilerim

  5. LÜTFEN HERKES BU YAZIYI SIKILMADAN OKUSUN…. MEMLEKET NERELERDEN HANGİ AŞAMAYA GELİP!!! VE TEKRAR HANGİ KÖTÜ HALLERE GİTTİĞİNİ GÖRSÜN.. OKURKEN ÇOK DÜŞÜNDÜM. DUYGULANDIM. LÜTFEN MEMLEKET İÇİN DUYARSIZ KALMAYALIM.. HERKES BİRŞEYLER YAPSIN….. YOKSA; VATANI PARSEL PARSEL SATIYORLAR.. 🙁

  6. atılla bey bu yazınızı okurken hayata ve ınsanlıga daır olarak ne kadar hassas oldugunuza bır kez daha sahıt oldum. sızın gıbı duyarlı, ıcten vede olayları kendı cıkarlarına yontmadan anlatan pek yazar goremıoruz malesef…
    kımı kanallar ıhalelerınde sorun cıkmasın dıye haber yayınlarında taraflı yorumlar yaparken sız gayet objektıf yaklasıyorsunuz. bence herkes sızın gıbı yureklı ıcten olmalı…

  7. evet bir başka bakışla türkiye gerçegi her bölgede her evde her yerde bir sorun var hatta sorunlar var.
    insanlar öyle bir duruma geldi ki artık kimsenin kimseye tahamülü yok.
    artık birilerinin bu gidişe dur demesi gerek birinin çıkıp artık yeter böyle geldi böyle gitmiyecek demesi ve somut adımlar atması gerek. yoksa güzelim ülkem bu sorunlarla boguşurken kendini kaybedecek…

  8. Sayin Atilla, cok ilginc ve anlasilir bir yaklasim turkiyede yasananlar icin ki sizin gibi taraftarsiz birinin sadece kulak vermesi, TC de olanlarin goruntulemesi arkaniza birdaha bakarakta olsa ki buda TC yi ne kadar dusundugunuzu gosterdigi ve anladigim kadari ile TC den uzaklasmadan belki bir umit diye yeniden olanlara goz atmasi bu TURKIYE’min ne kadar soylensekte, kavga etsekte, birbirimizi yesekte degisemiyecegini acikliyor ki tamamen katiliyorum buna, siz ve sizin gibiler zamaninda zatenyok edildi, ne zaman TC ye yol gosterilse cikari olanlar malesef o yollari yok ettiler ve cikarcilar hic bir zaman eksik olmadigindan ne kadar yol yapsakta faydasiz diyorum…

    Anlayisiniza hayranim ve anlatim gucunuzde cok kuvvetli, herkes sizin gibi fakulte bitirse sagi ve solu dinlemeden belki bu TC o zaman biryerlere gelir, oncelikle o genclerimizi bagimsiz bir sekilde yonetmeli ve basarili olmalarini saglamaliyiz diyorum yeni bir TC icin…

    Saygilar herkese…

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?