Trump Medyayla Sorunlu Bir Yıl Geçirdi. Trump’ın yorumları, aldıkları haberlerin güvenilirliği konusunda Amerikalılar arasındaki kutuplaşmayı arttırdı.

Trump Medyayla Sorunlu Bir Yıl Geçirdi

Donald Trump daha başkanlık koltuğuna oturmadan Amerika’nın en etkili medya kuruluşlarının çoğuyla kavgaya tutuştu. Trump’ın yorumları, aldıkları haberlerin güvenilirliği konusunda Amerikalılar arasındaki kutuplaşmayı arttırdı. Ve bu durum basın özgürlüğünün tam olarak bulunmadığı ülkelerde bir etki yaratmaya başladı.

Başkan Donald Trump, “Ülkemizdeki bölünmenin kaynağının ne olduğunu keşfetmek isterseniz sırf reyting ya da daha fazla tıklama alabilmek için uğraşan, yalan ve sahtekar haber medyasına bakmanız yeterli,” şeklinde konuşmuştu.

Başkan Trump sık sık beğenmediği haberler konusunda yorum yapmaktan geri durmuyor. Öyle ki başkanlık koltuğuna oturduğu günden bu yana en az 180 tweetinde “yalan haber” ifadesini kullandı. Bu ifadeyi konuşmalarında, röportajlarında ve yorumlarında da sık sık dile getirdi. Basın özgürlüğü konusunda mücadele eden Amerikan Basın Enstitüsü’nden Tom Rosenstiel, Trump’ın bu stratejisinin etkili olduğunu söylüyor: “Twitter kullanma konusunda Trump çok istekli. Ana akım medya onun tweetlerini alıyor, onlar hakkında yazıyor ve etkisini arttırıyor. Trump, basında gördüğü rahatsız edici birşeyi aşağılama ve onu yalan haber olarak nitelendirme konusunda son derece etkili bir biçimde hareket ediyor.”

Haberlerinin doğruluğu konusundaki saldırılar karşısında önde gelen medya kuruluşları yeni kampanyalar yaptı ve sloganlar üretti. CNN’in kendisini savunmak amacıyla yaptığı “Elma” kampanyası bunlardan biriydi. Basın özgürlüğüyle ilgili kurumlar otoriter liderlerin de Trump’ın takipçisi olduğunu belirtiyor. Gazetecileri Koruma Komitesi’nden Courtney Radsch da bu görüşte: “’Yalan haber’ teriminin medyaya baskıyı arttırmak ve gazetecilerin güvenililirliğini sarsmak adına Filipinler, Rusya, Çin ve Mısır’da da kullanılmaya başladığını gördük. Hatta Çin bile ‘Sonunda Amerika da bizim yıllardır medyanın nasıl sorunlu olduğunu söylediğimiz noktaya geliyor” demeye başladı. Açıkçası bu, dünyada yayılmasını istediğimiz bir durum değil.”

Çin’in üst düzey siber güvenlik uzmanları, son olarak “yalan haber” ifadesini, Çin’in internet özgürlüğü konusunda son sırada olduğunu gösteren rapor hakkında kullandı.

Ren Xianliang, “Amerika ve Avrupa’daki ülkelerde bile herkes aynı konuyu tartışıyor. Bu yeni medya, yalan haberler, dedikodular ve bu şekilde artan sorunlarla nasıl başa çıkacağız, bu hepimizin sorunu,” diyor.

Fenomen haline gelen bu akım yayılıyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat da askeri hapishanelerdeki ölümler hakkında yayınlanan insan hakları raporuyla ilgili açıklamasında “Yalan haber döneminde yaşıyoruz” ifadesini kullandı.

Tayland’daki Prayut Chan-ocha’dan Kamboçya’daki Hun Sen’e, Malezya Başbakanı Necip Razak’a kadar otoriter liderlerin tümü, yalan haberlerden bahsetmeye başladı. Singapur önümüzdeki yıl “yalan haber” konusunda bir yasa çıkarmaya hazırlandığını açıkladı. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nden Margaux Ewen’e göre bu durum otoriter liderleri cesaretlendiriyor: “Bu, liderleri, yaptıkları şeyin doğru olduğu konusunda cesaretlendirmiş görünüyor. Bu liderler bu yolda devam edebilirler ve bunun Amerika açısından bir yaptırımı olmaz.”

Trump bu liderlerden bazılarını Beyaz Saray’da ağırladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arkadaşı olarak ilan etti ve karşıladı. OysaTürkiye gazetecilerin hapiste olduğu ülkeler sıralamasında birinci sırada. Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre, 2017 yılında hapse atılan gazeteci sayısında iki yıldır üst üste rekor kırıldı.

Reklamlar

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?