"Tüm bağlantılar ortaya çıkarılmalı"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bonn’da Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile bir araya geldi.

Görüşme sonrası basının karşısına çıkan ikili, Almanya’daki neo-Nazi cinayetleri ve Suriye konularında açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, neo-Nazi cinayetlerindeki tüm bağlantıların ortaya çıkarılarak Türk toplumunun endişelerinin giderilmesi gerektiğini belirtti.

Almanya’daki temaslarını sürdüren Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile bir görüşme yaptı. Bonn’daki Villa Hammerschmidt rezidansında samimi bir havada görüşme yapan ikili, daha sonra ortak bir basın toplantısı düzenledi. Almanya’daki neo-Nazi cinayetlerindeki gelişmeleri değerlendirdiklerini belirten Davutoğlu ve Westerwelle, Suriye konusunda iki ülkenin görüşlerini açıkladılar.

CİNAYETLERİ AYDINLATMAK BORCUMUZDUR
Neonazi cinayetlerinin son derece üzücü olduğunu belirten Westerwelle, şunları söyledi: “Almanya ve Türkiye’de yaşayan vatandaşlara açıkça belirtmek isterim ki, aşırıcılık ve ırkçılığa Almanya’da asla yer yok. Türkiye ve Almanya arasında, son zamanlardaki dış politikadaki gelişmelerde de görüldüğü gibi iyi bir ilişki var. Aşırı sağcıların işlediği bu cinayetler bugünkü buluşmamıza da gölge düşürdü. Bu feci cinayetler iki ülkeyi birbirinden ayıramayacaktır.”

“Bu nedenle cinayetlerin açığa kavuşturulmasını çok önemli buluyoruz. Bunu mağdurların ailelerine, yakınlarına ve mağdurlara borçluyuz. Bunun Almanya’nın itibarı açısından da önemi büyük. Biz hoşgörülü ve dünyaya açık bir toplumuz. Böyle kalacağız. Tüm vatandaşlarına koruma ve güven sunan ve bunları daima savunan bir ülke olarak kalacağız. Bir yabancı ülkede Almanların başına böyle bir vaka gelmiş olsaydı, bunun biz de nasıl bir etki yaratabileceğini tahmin edebiliyorum.”

BU CİNAYETLER ADLİ VAKA OLARAK GÖRÜLMEMELİ
Neonazi terörü konusundaki hassasiyetleri için tüm Alman yetkililere teşekkür ettiğini belirten Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise, şunları söyledi: “Beklentimiz bu katillerin ve katilleri örgütleyen çetelerin tümüyle ortaya çıkartılmasıdır. Bu hem Türklerin kendilerini daha güvende hissetmeleri için, hem de hepimizin saygı duyduğu Avrupa değerleri, çağdaş değerler, çok kültürlü ortamın sürdürülebilmesi açısından önemlidir. Nereden gelirse gelsin şiddete karşı birlikte tavır almalıyız.”

“Bütün ağın ortaya çıkarılması ve bataklığın kurutulması lazım. Sadece bir adli vaka olarak görülmemesi lazım. Buna ‘Dönerci Cinayeti’ demek bile bu işin bir parçasıdır. Burada döner işi yapan Türkler birbirlerini öldürüyormuş gibi bir hava verildi. Ama en önemlisi on yıl bu nasıl gizli kaldı. Bunun ciddi bir şekilde sorgulanması lazım. On yıllık sır perdesini de Alman dostlarımızın en iyi şekilde inceleyip sorgulayacaklarından eminim. Biz Alman adaletine de, Alman sistemine de güveniyoruz. Bu konuda gerekli teminatlar bize verildi. Bu gelişmeleri birlikte takip edeceğiz.”

HER TÜRLÜ HUKUKİ DESTEĞİ SAĞLAYACAĞIZ
Ailelerin saldırı sonrasında soruşturma esnasında maruz kaldıkları tutumları da eleştiren Bakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cinayetlerin ırkçı saldırı olabileceği ihtimalinin göz ardı edilmesi doğrusu bizleri çok üzmüş ve çok düşündürmüştür. Türklerin kendi çocuklarını, kendi eşlerini, kendi babalarını öldürebilecek bir topluluk gibi görünüyor olması bizim Türk toplumunda büyük bir psikolojik bir travma oluşturdu. Ancak bugünler dayanışma, aynı zamanda muhasebe günleridir. Hepimiz önümüzdeki tabloyu açık bir şekilde ve açık yüreklilikle muhasebe edip, tartışabilmeliyiz.

“Yapılması gereken ilk şey, bu Aysberg’in diğer boyutlarını da ortaya çıkarmak ve zihinlerdeki şüpheleri ortadan kaldırmak. Almanya’da yaşayan Türkler arasında çok ciddi bir korku sirayet etmiş durumda. Türkiye ve Almanya olarak birlikte Türk toplumundaki korku ve kaygıları giderebilmek için çaba sarf etmeliyiz. Ön yargılara karşı bir kampanya başlatmamız lazım. Mağdur ailelere tazminat konusu ise, bu vatandaşlarımızın kişisel olarak tek tek karar verecekleri bir husustur. Ancak bu ailelerin birçoğunun ekonomik durumu iyi değil. Bu anlamda biz onlara her türlü hukuki desteği sağlayacağız.”

SURİYE’DE YAŞANANLARA SESSİZ KALAMAYIZ
Suriye’nin Gaziantep’teki konsolosluğu kapatmalarıyla ilgili soruyu cevaplayan Bakan Davutoğlu, “Maalesef Suriye bizden, Arap Ligi’nden ve uluslararası toplumdan gelen haklı kaygıları ve talepleri göz ardı ederek, kendi halkına karşı baskıya devam etmiştir. Bize de başka yol bırakmamıştır. Gözlemci taleplerine de karşı çıkmıştır. Biz gözümüzün önünde insanların katledilmesine razı olmayız. Bunun karşısında sessiz kalmayız. Gaziantep Konsolosluğunu kapatmaları kendi kararlarıdır. Bunu yapmaktansa kapıların, kalplerini ve zihinlerini Suriye halkına, kendi halklarına açarlarsa bu daha doğru bir adım olur” diye konuştu.

Suriye konusunda Türkiye’nin anahtar rolünde olduğunu belirten Westerwelle, “Türkiye’nin bu durumunu taktir ediyoruz. Ama Suriye’nin komşusu olması nedeniyle bunun basit bir durum olmadığını da biliyoruz. Türkiye insani, siyasi ve uluslararası düzeydeki tüm yükümlülüklerini gayet iyi bir şekilde yerine getirmektedir. Bunu takdir ediyoruz diye konuştu.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?