Türk kadının hukuk zaferi

Evlenme yoluyla 2000 yılında Almanya’ya giden, ancak boşandıktan sonra oturma iznini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir Türk kadını, 2004’ten beri verdiği hukuk mücadelesini kazandı.Federal Yüksek İdare Mahkemesi, Türkiye-Avrupa Ortaklık Konseyi Kararları’na dayanarak geçimini part-time işle de olsa sağlayan kişilerin oturma izninin uzatılması gerektiğine karar verdi.

FEDERAL Yüksek İdare, Alman İdare Mahkemesi, aile birleşimi yoluyla gelen ve part-time işlerde çalışan Türk vatandaşlarının, Avrupa Ortaklık Konseyi kararları gereğince oturma izni hakkına sahip olduklarına hükmetti. Federal Anayasa Mahkemesi, kararını Avrupa Adalet Divanı’nın daha önce aynı yönde verdiği tavsiye niteliğindeki kararına dayandırdı.

2000 yılında Berlin’de yaşayan bir Türk’le evlenen bir Türk kadını, ‘aile birleşimi’ hakkından yararlanarak Almanya’ya geldi. Adı açıklanmayan kadın, başta sınırlı süreli oturma izni aldı. Bir süre sonra kocasından boşanan kadın 2004 yılında haftada 5.5 saatlik bir iş bularak, çalışmaya başladı ve oturma izninin uzatılmasını istedi. Ancak bağlı olduğu Berlin Yabancılar Dairesi, kadının başvurusunu ‘geçimini devlet yardımıyla sağladığı’ gerekçesiyle oturma izni başvurusunu reddetti. Bunun üzerine şikâyetçi kadın mahkemeye giderek, yabancılar dairesi hakkında davacı oldu.

Mahkeme sürecinde davacı haftalık çalışma süresini 10 saate çıkardı ve bu süre içinde sosyal yardımı almayı da kesti. Avrupa Adalet Divanı’nın konuyla ilgili görüşüne de başvuran Berlin İdare Mahkemesi, yabancılar dairesinin davacı Türk kadınının oturma iznini uzatmak zorunda olduğuna hükmetti. Ancak Berlin Yabancılar Dairesi, Berlin İdare Mahkemesi’nin kararına itiraz etti ve Federal Yüksek İdare Mahkemesi nezdinde temyiz başvurusunda bulundu.

Temyiz başvurusuna ret

Leipzig kentinde bulunan Federal Yüksek İdare Mahkemesi de, Yabancılar Dairesi temyiz başvurusu redderek, alt mahkemenin kararını onayladı.

Federal Yüksek İdare Mahkemesi, ret kararına gerekçe olarak, davacı kadının, haftalık çalışma saati düşük olsa dahi uzun yıllardan beri çalıştığı için 1/80 Türkiye-Avrupa Ortaklık Konseyi Kararları’nın 6’ncı maddesinin 1 ve 3’üncü bendlerinden doğan hukuki haklarından yararlanabilmesini gösterdi. Mahkeme kararında, “Davacı ilk başta haftada sadece 5.5 saat çalışmış olmasına ve geçimini devlet yardımıyla sağlamasına rağmen, Ortaklık Konseyi Kararları uyarınca işçi statüsüne sahiptir. Davacı aynı işte yedi yıl çalıştığı için Ortaklık Konseyi Kararları uyarınca oturma izni uzatılmalıdır” denildi.

AVUKAT YORUMU

Part-time da olsa işçi kabul edilir

MÜNİH Sanas Avukatlık Bürosu’ndan avukat Serdal Altuntaş, kararı şöyle yorumladı:

“Avrupa Adalet Divanı daha 2008 yılında bu yönde karar vermişti. Adalet Divanı, İngiltere’ye çocuk bakımı için giden Ezgi Payır, Burhan Akyüz ve Birol Öztürk’ün oturma izni talebini reddeden İngiltere’yi haksız bulmuştu. Divan, o tarihteki kararında, ‘Herhangi bir Türk vatandaşı herhangi bir AB ülkesinde tam gün çalışmıyor olsa bile, eğer bir yıl boyunca aynı işyerinde çalışmışsa Ortaklık Konseyi Kararı’nın 6’ncı maddesine göre oturma hakkına sahiptir’ demişti. Ancak Almanya’da bazı makamlar bu kararı uygulamadı. Berlin İdari Mahkemesi’nin kararına rağmen Berlin Yabancılar Dairesi itiraz etti ve sonuna kadar direndi. Şimdi Almanya bu kararı uygulamak zorunda. Çünkü Federal Yüksek İdari Mahkeme son yargı mercii bu konuda.”. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?