Türkiye ‘Vicdani Ret’e zorunlu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin son kararları, Türkiye’nin vicdani ret uygulamasını şart koşuyor.

Türkiye ve Azerbaycan, 47 Avrupa Konseyi ülkesinde bu konuda adım atmamış iki ülke konumunda bulunuyor.

Avrupa Konseyi Türkiye’den ‘vicdani ret’ uygulaması bekliyor. Bu ay sonuna kadar herhangi bir adım atılmaması halinde, Avrupa Konseyi’nin Türkiye’ye bazı yaptırımlar uygulaması söz konusu olacak. 47 Avrupa Konseyi ülkesi içinde sadece Türkiye ve Azerbaycan’ın vicdani ret uygulamadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarının, askerliğe alternatif uygulamaları zorunlu kıldığı belirtildi.

AİHM yetkilileri, vicdani ret uygulamasını hayata geçirmeyen Türkiye’nin her davada ‘din ve vicdan özgürlüğünü’ kısıtlamaktan mahkum olacağını, bu nedenle askerliğe alternatif uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydettiler.

Avrupa Üniversiteleri’nde İnsan Hakları ile ilgili kitapları okutulan Lüksemburg Üniversitesi Hukuk Profesörü ve Brüksel Barosu Onursal Avukatı Ruşen Ergeç, AİHM’in 17 yargıçlı ‘Büyük Mahkemesi’nde Temmuz ayında bir davaya yönelik alınan karar sonrasında ‘içtihat’ oluştuğunu belirterek, “Artık Vicdani Ret’ten kaçış yok. Aksi durum AİHM’de mahkumiyet ve sonrasında da Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliğinin sorgulanmasını gündeme getirir” dedi.

Hürriyet’e görüşlerini açıklayan Ergeç, AİHM’in 7 Temmuz’da Ermenistan’a karşı açılmış ‘Bayatyan’ davasında verdiği kararın, gerek dini, gerekse felsefi görüşleri nedeniyle askerlik yapmak istemeyenlere yönelik ‘alternatif uygulama’ getirilmesini zorunlu kıldığını, aksi taktirde kişilerin ‘din ve vicdan özgürlüğü’nün ihlal edilmesine yol açtığını söyledi. (AİHS’nin 9’uncu maddesi). Bu davanın AİHM nezdinde yeni içtihat oluşturduğunu kaydeden Ergeç, ‘Vicdani Rent’ten kaçış yok’ dedi.

DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANIYOR
Temmuz ayına kadar AİHM’in bu türlü davalarda askerlik yapmak istemeyenlerin hapis cezasına çarptırılması nedeniyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘kötü muamele’yi yasaklayan 3’üncü maddesi çerçevesinde ihlal görüldüğünü belirten Ergeç, “Türkiye’den Osman Murat Ülke davası bu çerçevede ele alınmıştı. Ancak Temmuz ayındaki ‘Bayatyan’ davası her şeyi değiştirdi. Zaten geçen ay Türkiye’den Yunus Erçep davası da duruma son noktayı koyuyor.

AİHM, Yehova şahidi olduğu için askere gitmeyen vicdani retçi Yunus Erçep’i haklı buldu ve Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘din ve vicdan özgürlüğü’ başlıklı 9’uncu maddesi ile ‘adil yargılama’ başlıklı 6’ıncı maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Bu durum, artık Türkiye’nin mutlaka vicdani ret konusunda adım atmasını gerektiriyor” dedi.

Ergeç, kararın içine 46’ıncı madde ile devletin yapması gereken, alması gereken tedbirlerle ilgili bir paragraf eklendiğini ve burada, “Türkiye yasal düzenlemesini bu karara göre yapmalı, vicdani ret hakkını tanımalı” ifadesinin yer aldığını hatırlattı.

AİHM kararlarının yerine getirilip getirilmediğini takip etmek ve uygulamasını izlemekle görevli olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, vicdeni ret kararlarını hatırlatarak Türkiye’den Aralık ayına kadar, vicdani ret konusunda adım atmasını istemişti. . (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?