Turkuaz CHP?!

 “TURKUAZ” CHP / AKP’DEN “REFERANDUM AÇILIMI” YA DA AKP, “12 EYLÜL 2010 ANAYASA REFERANDUMU” ÖNCESİNDE, NEDEN KEMAL KILIÇDAROĞLU’NU “CHP”NİN BAŞINDA GÖRMEK İSTİYOR VEYAHUT DERE GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRİLİR Mİ, QUO VADIS?!Turkuaz CHP?!

“Soruya verilen cevap çoğalınca, doğru gizli kalır.”

Hz Ali

——————

RAP… RAP… RAP…

———————-

AKP’li Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Deniz Baykal’ın yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye “genel başkan” adayı olmasına sevindiğini açıkladı.

Neden?!

Niçin?!

Niye?!

Elcevap; AKP, “Komplo CD” operasyonu üzerinden Baykal’ı tasfiye edip, CHP’yi yeniden “dizayn” etmek istiyor.

AKP & Gülen iktidarı, “12 Eylül 2010 Referandumu” öncesinde meydanlarda karşısına çıkacak “siyasi kadro”yu belirliyor.

Daha doğru ifade ile AKP, “küresel aks”ta “eksen değişikliği” öncesinde, “Turkuaz Anayasa” değişikliği üzerinden “Türkiye”yi, bunun için de “Baykal”sız “CHP vitrini” üzerinden “anamuhalefet partisi”ni yeni döneme uygun, kullanılabilir hale dönüştürme operasyonu yapıyor.

AKP, “12 Eylül Referandumu”na Kılıçdaroğlu gibi “iliştirilmiş medya”da cilalanmış, zayıf bir anamuhalefet partisi genel başkanı portresi ile girmek istiyor.

AKP’nin “12 Eylül Referandum Süreci”nde meydanlarda görmek istediği kadro:

Kaybeden tarafta, Kılıçdaroğlu ile Bahçeli’nin başını çektiği “loser team”…

Kazanan tarafta ise Erdoğan ve Arınç’ın başını çektiği AKP “winner team”…

Görüldüğü üzere, deste hileli de olsa, her şey “demokrasi retoriği”ne uygun!

Sözün özü:

AKP, şimdi de CHP’yi “turkuaz”a boyuyor!

Nokta!

——————

RAP… RAP… RAP…

———————-

Bir başka açıdan…

Kılıçdaroğlu ile Tekin’in genel yerel seçimlerde ortaya koydukları “siyaset yapma” üslubu, AKP’yi aklayan ve/veya tamamlayan bir “açılım”dı.

Kara çarşaf ya da türban açılımı veyahut varoşlara ziyaret, erzak yardımı vs!

Yani seçilmesi halinde Kılıçdaroğlu “genel başkanlığı”ndaki CHP, “Çakma AKP” olacak!

Kamuoyunu AKP’nin istediği şekilde yönlendirmeye çalışan “anket”çiler ise “tamamen duygusal” gerekçeler ile “doğru”yu söylemiyor.

Neden?!

Niçin?!

Niye?!

Elcevap; CHP’nin artan / eksilen “seçmen tabanı” yapısı itibariyle, Baykal’lı ya da Baykal’sız fark etmez, yüzde 40 oy alması mümkün değil!

CHP, hangi açılımı yaparsa yapsın, tek başına AKP’nin alternatifi olmaz, olamaz!

AKP’ye “alternatif” bir “siyasi oluşum” aranıyorsa, bu sorunun cevabı Ağar üzerinden çökertilen “merkez sağ”da aranmalı!

“Merkez sağ” ayağa kalkmadan, kaldırılmadan “mevcut siyasi yapı” içinden AKP’ye alternatif çıkmaz, AKP çıkmasına izin vermez!

Bunun ötesinde hangi anketçi ne derse desin, İsmet Paşa’nın deyişi ile laf-u güzaf…

Hülasa; “Eksen”i İran’a kaydırma hazırlığı yapan AKP, Kılıçdaroğlu üzerinden CHP’yi “Laik, AB” ekseninden “Alevi – Şii/İran” eksenine doğru kaydırma operasyonu yapıyor.

Sözün özü:

AKP, şimdi de CHP’yi “turkuaz”a boyuyor!

Nokta!

——————

RAP… RAP… RAP…

———————-

Bir de “Madalyonun tersi“nden hadiseye yaklaşacak olursak…

AKP, onca “İktidar yıpranması”na uğramış olmasına rağmen, “12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu” oylaması sonrasında “sandık”tan “büyük zafer” ile çıkarsa ne olacak?!

Görünen o ki, “hileli deste” ile girilen “referandum süreci”nden “zafer” ile çıkacak!

Filhakika, “CHP” şu an “genel seçimler” için yeni bir “genel başkan” seçmiyor!

Bilakis, “Referandum” için AKP’nin yaptığı “Komplo CD” operasyonu üzerinden, dere geçiliyorken at ve/veya jokey değiştiriyor!

Yani, AKP “Anayasa” değişikliğini halka oylatmayı başarabilir ise zaten “rejim”i dönüştürmüş olmuyor mu?!

“Rejim” dönüştükten sonra, sandıktan kimin çıkacağının ne önemi var?!

Kılıçdaroğlu’nun, “milyar dolarlık vergi cezası” üzerinden kontrol edilen “medya”da parlatılmasının, Baykal’ın istifaya davet edilmesinin bir diğer nedeni de bu!

Fransızlar, “Dere geçerken at/jokey değiştirilmez” derler!

Sözün özü:

AKP, şimdi de CHP’yi “turkuaz”a boyuyor!

Nokta!

——————

RAP… RAP… RAP…

———————-

Erdoğan: İran yönetimine teşekkür ediyorum!

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14766827.asp?gid=373

(…)

AKP: İran’da atılan imzalar şaka değil!

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14760428.asp?gid=373

(…)

ABD, İran anlaşmasına resti çekti!

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/14766841.asp?gid=373

(…)

Beyaz Saray, AKP’ye öfkeli, anlaşma şaka gibi!

https://www.hurriyet.com.tr/planet/14762993.asp?gid=286

(…)

90 gramlık inci?!

https://alaturkaonline.com/?p=3796

https://alaturkaonline.com/?p=3597

https://alaturkaonline.com/?p=2912

(…)

——————

RAP… RAP… RAP…

———————-

Öte yandan…

“Nükleer soğuk savaş” bağlamında, vaziyet analiz:

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli!

Görünen o ki, “12 Eylül 2010 Sonbaharı”nda ortalık çok karışacak!

Küresel aksta İran ve Ahmedinecad ile senkron yapıların (AKP) suyu ısınıyor!

“Enerji bazlı kaos” ya da eksen kırılması, post modern savaş!

Perde arkasında “Rus, İran, Çin istihbaratı” tarafından yönlendirilen AKP, önce “Anayasa”yı değiştirip, sonra da “rejim” değişikliğine gidecek!

Ardından da “küresel aks”ta “eksen”i “Batı”dan “İran”a doğru kaydıracak!

ABD, Irak’tan çekilme hazırlığı yaptığı bir ortamda, İran “Şii nüfuz” alanı üzerinden hem Irak’ta, hem Azerbaycan’da, hem de İslam coğrafyasında, buna AKP Türkiyesi de dahil, “tek seçici benim” mesajı verecek!

Öncelikle de Irak’ı resmen kendi nüfuz alanına katmak isteyecek!

Bu süreçte, İran’ın Türkiye içindeki partneri, “Radikal Alevi” ve/veya “AKP Alevi”si ekseni üzerine oturtulmak istenen Kılıçdaroğlu başkanlığındaki yeni CHP olacak!

Sözün özü:

AKP, eksen değişikliği öncesinde, şimdi de CHP’yi “turkuaz”a boyamak istiyor!

Nokta!

——————

RAP… RAP… RAP…

———————-

Ve…

Son olarak…

Buradan açık seçik yazıyorum:

Bu bir “Dünyalar Savaşı”dır!

Bu bir “İhtilal” sebebidir!

“AKP’nin mecburiyetleri”nden kaynaklanan nedenlerden dolayı, bu yaz çok sıcak, çok gergin geçecek!

Dolayısı ile bu ilkbahardan sonbahara uzanan “gergin iklim”de, Türkiye çok karışacak, karıştırılacak!

AKP’nin girdiği yol “yol” değil!

Erdoğan, Türkiye’yi “istihbarat oyunları” üzerinden, daha büyük bir “kaos” ortamının içine sürüklüyor.

Çırpındakça batıyor, battıkça Türkiye’yi daha büyük bir bataklığın içine sürüklüyor!

Görünen ve anlaşılan o ki, “2010 Sonbaharı”nda, AKP’nin “sivil darbe” sürecini, art arda baskı ve cebir yöntemleri ile düşürülen “Anayasal kurumlar”ın ardından, geriye “TSK” dışında durduracak herhangi bir güç merkezi kalmıyor!

AKP’nin başarıya ulaştığı anlaşılan “Komplo CD’si operasyonu” ile Baykal’ı safıdışı bırakmaya dönük CHP’nin “12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu” öncesinde yaşadığı “Turkuaz” dönüşüm süreci de ortada!

Hülasa, AKP’nin girdiği yol, geri dönüşü olmayan, TSK’yı açıkça müdahale etmeye zorlayan bir yol!

Vahşi Batı’da, AKP’nin yaptığı gibi “açık poker” partisinde, her defasında “hileli deste” üzerinden “oyun” kazanmak isteyenler faniler için söylenen bir söz vardır, şöyle ki:

“Smiht & Wesson, her daim floş royali yener!”

Nokta!

Sevgiler

18 Mayıs 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?