Türkiye-Amerika ticari ilişkilerinde geçtiğimiz Nisan ayında çıta 100 milyar dolara çıkarılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump’ın Osaka’da G-20 zirvesinde yaptığı ikili görüşmelerde, konulan bu hedefe ulaşılması için taraflar arasında pazarlıklar devam ediyor. Stüdyo VOA programına konuk olan TÜSİAD’ın Washington Temsilcisi Barış Ornarlı, ticari ilişkilerdeki asıl sorunun Trump yönetiminin korumacı politikaları olduğunu söyledi.

Konulan 100 milyar dolarlık hedefin büyük bir hedef olduğunun belirten Ornarlı Toplamda baktığınız zaman ticaret hacminin 5 katı arttırılmasından söz ediyoruz. Bu hakikaten büyük bir şey. Önemli olan büyük hedeflerin konulması, bu iyi bir şey. Bu hedef doğrultusunda ne ölçüde mesafe alınırsa her iki ülke açısından da bir kazanç olur. Dolayısıyla bunun için çalışmalara başlandı” yorumunu yaptı.

Ekonomik ilişkilerin gelişmesinin siyasi ilişkilere de olumlu etki yapacağını söyleyen Barış Ornarlı Şu açıdan da önemli böyle bir hedefin konulması, Türk-Amerikan ilişkileri 1970’li yıllardan bu yana belki en kötü siyasi ve askeri dönemini geçiriyor. Dolayısıyla böyle önemli bir hedef konulması pozitif bir gündem oluşturulmasının etkileri iyi olabilir. Diğer alanlara da belki etki edebilir bunu bekleyip göreceğiz” dedi.

Sorun Amerika’nın korumacı politikası

Trump yönetiminin başından beri ekonomide uyguladığı korumacı politikalar Çin de dahil birçok ülke ile ticari ilişkilerini bozumuş durumda. Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada ve Meksika ile ekonomide gerilen ilişkiler Türkiye için de riskler taşıyor. Türkiye’nin demir çelik ve aluminyum ürünlerine getirilen ek vergilerin kaldırılması Türkiye açısından sorunu çözmüş değil.

TÜSİAD Washington Temsilcisi Barış Ornarlı Amerika’nın korumacı politikasının Türkiye’nin demir çelik ve otomotiv sektörünü etkiletyeceğini söylüyor: “Türkiye bağlamında aslında üç tane temel konu var. Türkiye’nin demir çelik ithalatına uygulanan gümrükler. Bunlar yüzde 25 ve 10 oranında ki bu önemli bir kalem. Yani bir milyar dolarlık bir ihracattan bahsediyoruz. Genelleştirilmiş tercihler sisteminden Türkiye çıkarıldı. Bu da Türkiye’nin Amerika’ya yapmış olduğu ihracatının bir milyar dolarını etkileyen bir rakam. Bunlar ticaretin önündeki engeller. Artı riskler var. Otomotiv sanayiine Amerika’nın gümrük vergisi uygulaması durumunda Türkiye’nin bundan olumsuz yönde etkilenmesi riski var. Tabii bütün bunlar karşılığında doğal olarak Türkiye de misillemede bulunuyor. Dolayısıyla bütün bunlar ticareti engelleyen, zorlaştıran kalemler. Bunların aşılması aslında devletlerin sorumluluğu. Hedef konuluyor ve bu engellerin kaldırılması gerekiyor. Ticaret bakanı Ross’un istanbul ve Ankara’ya yapmış olduğu ziyarette hem devletlerarası görüşmelerde hem iş dünyası ile yapmış olduğu görüşmelerde bu ona önemle anlatıldı. Bu mesajı aldığını zannediyorum. İlişkilerde olumlu bir seyre de girecek olursak belki bu alanda da mesafe alınabilir” dedi.

Ornarlı Türk Ticaret Bakanlığı’nın Amerika ile ticaret hacmini geliştirmek için önemli bir çalışma yaptığını belirterek, Türkiye’nin önceliklerinin çıkan raporlara göre sivil havacılık, otomotiv , otomotiv yan sanayi, mücevher ve tekstil ürünlerinin Amerika’ya ihracatı olduğunu söyledi.

Peki 100 milyar dolar hedefine ulaşılması ne kadar gerçekçi? TÜSİAD Temsilcisi Ornarlı asıl zorluğun Trump Yönetimi’nin ekonomik politikaları olduğu görüşünde.

Aslında zorluk tam da burada. Ekonomik ilişkiyi güçlendirmeye gayret ediyoruz ama nihayetinde Trump yönetimi olarak Washington’da korumacı bir yönetim var. Bu sadece Türkiye’ye yönelik değil, diğer birçok ülkeye yönelik korumacı bir tutum. Ticaret savaşından bahsettik Meksika ve Kanada’ya uygulanan baskıdan söz ettik Avrupa ülkelerine yapılan baskıdan söz ediyoruz bunun yönetilmesi gerekiyor. Bunu her ülke kendi gücü ölçüsünde yönetmeye gayet ediyor. Bu süreç bir süre daha gidecek. Tutarlı mı, tutatlı değil. Ama yönetim politikaları bu. Türk Amerika ilişkilerinin ileşieceği ölüde bundan bir avantaj sağlamak mümküm olabilir. Odaklanmak yönetmek gerekecek.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?