Vuslat zamanı?!

VUSLAT ZAMANI / KOD ADI; “POTAMYALI RECEP” YA DA KOD ADI; “THE İMAM” VEYAHUT NAM-I DİĞER; “İVEDİK RECEP”?!

 

Vuslat zamanı?!

 

Devletler ikiye ayrılır:

1- Yönlendiren devletler!

2- Yönlendirilen Devletler!

AKP iktidarında, Türk Devleti, “Yönlendirilen Devlet!”

Abdullah Gül’ün “uzlaşmadan” Çankaya Köşkü’ne çıkartıldığı süreçte Türk Devleti, İngilizler tarafından yönlendirilen bir devlet!

Nokta!

 

…………….

 

 

2010 ilk çeyreğinde…

Dışarı’da:

İran /İsrail arasındaki “nükleer” gerilim!

Rusya ile NATO arasındaki füze kalkanı dalaşı!

İçeri’de ise:

İçi boş darbe, suikast planları bir yana…

Çöken esnaf, işsiz milyonlar!

Tekel işçilerinin hak arama eylemi!

Meclis’teki “Milletvekili Meydan Muharebesi” ve/veya “iktidar ile muhalefet arasındaki “kayıkçı kavgası”!

Sözün özü:

Eskilerin deyişi ile “Zırva tevil götürmez!”

Nokta!

 

…………….

 

 

Bu bağlamda, AKP’nin “ağlak gündem”ine dair birkaç enstantane daha:

AKP hem “iç”te köşeye sıkıştı!

Hem de “dış”ta köşeye sıkıştı!

Çünkü; “Bu adamı deliğe süpürmeyin, kullanın” sürecinde, sözde “Ergenekon terör örgütü” operasyonu üzerinden, ayak altındaki “takoz”ları tek tek topladılar!

AKP’nin “bahanesi” kalmadı!

Bu yüzden eski defterleri karıştırıp, hem “mağduriyet”i pekiştirecek hem de “bahane” olarak ileri sürülebilecek yeni “done” oluşturma arayışı içindeler!

Hal böyleyken…

Erdoğan, Salı günkü TBBM Grup toplantısında soruyor:

“İmam hatipliyim diye mi bunu yapıyorsunuz?”

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13743159.asp?gid=233

Devleti; TSK ve Yüksek Yargı’nın bir kesimi hariç, tepeden tırnağa ele geçirmiş bir Başbakan’a bu “ağlak üslup” hiç mi hiç yakışmıyor?!

Ağlayan İmam portresi”ni 2010’nun ikinci yarısında satın alan çıkar mı sanmıyorum!

Çünkü gerçek olan ile gerçek olmayanın iç içe geçtiği bir konjonktür bu!

“Alacakaranlık kuşağı!”

AKP’yi ayakta tutan, Azrail’le randevusunu öteleyen “Son Durak”, kara toprak filminin son kareleri büyük beyaz perdeden akmakta…

Sözün özü:

Küresel aksta, “Toksik varlık” AKP’yi ayakta tutan arka plandaki fon değişiyor!

İsrail, ABD yerine İran, Rusya yerleşiyor!

Nokta!

 

……………..

 

 

AKP, 2010’nun ilk çeyreğinde “iç”te ve “dış”ta köşeye sıkışınca, sümen altında bekletilen, şu “ağlak enstantane”ler yeniden medya üzerinden dolaşıma sokuldu:

“Askerler darbe yapacak, suikast yapacak!”

“AKP Medyası” dışında bu iddiayı bir satın alan çıktı mı?!

Sanmam!

(…)

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’ndan “AKP’ye kapatma davası” iması!

Erdoğan hemen bu iddia üzerine yine mağduriyet edebiyatına sığınacak oldu!

Ama yine bu “ağlak resim”i de bir satın alan çıkmadı, AKP cenahı hariç!

(…)

“GATA’ya sokulmayan değil, gelmemesi ima edilen Emine Hanım’ın türbanı!”

Erdoğan bu iddia üzerinden, MHP’nin katkısı ile TBMM’de kavga çıkarttı!

Onca çabaya rağmen bu “ağlak fotoğraf”ı satın alan çıktı mı?!

Hayır!

(…)

Danıştay’ın “yüksek öğretim” sınavlarına girecek “imam hatipliler”i hedef aldığı iddia edilen  “ilgili” kararı!

Erdoğan bu karar üzerine yeniden ortalığı ayağa kaldırmak istedi!

Ama “gündem” o kadar “gerçek”lerle dolu ki, AKP’nin “suni gündem”lerini bu defa bir satın alan çıkmadı!

Çünkü, AKP & Gülen Cemaati’nin bir avuç milyar dolarlık kesimi hariç, bu defa başı “türban”lı çocukların aileleri de ekonomik sıkıntı altında eziliyor!

Sözün özü:

Görüldüğü üzere, hiç kimse Erdoğan’ı imam hatipli olduğu ve/veya eşinin başörtüsü nedeni ile köşeye sıkıştırmıyor!

Bilakis, söz verip tutmadığı, tüccar politikacılık yaptığı için eleştiriyor!

İş bilmez olduğu için yerden yere vuruyor!

AKP “suni gündem”ler üzerinden artık “gerçek gündem”i saklayamıyor, gizleyemiyor!

Halı, kilim, sümen altına itekleyemiyor!

Hedef şaşırtamıyor!

Nokta!

 

……………..

 

 

Erdoğan, “imam hatipli” olduğu için başına bu işler gelmiyor!

Bilakis, o fotoğrafın oluşması için AKP’li bir “Büyükşehir belediye başkanı”nın tamamen duygusal katkısı var!

İ. Melih Gökçek!

Bir “oligark”!

“Enerji baronu”!

Siemens!

“Topaç / Fırıldak!”

AKP iktidarında “yargı” işlerine Gökçek bakıyor!

En büyük hobisi; yüksek yargıdaki bazı bürokratların konut, ulaşım, finans, beleş tatil isteklerine yardımcı olmak!

Erdoğan, “yüksek yargı”daki çürümeyi mercek altına almak istiyorsa, işe Melih Gökçek’in “ilişki haritası” üzerinden başlayabilir!

“Yüksek Yargı”da, tamamen duygusal gerekçeler ile AKP’ye mağduriyet pasları açan “ayrıkotları” da böylece temizlenmiş olur!

Ya da, kurgu olarak başlayan her şey, İran’a verilen sürenin dolması ile bir anda kuvveden fiile de geçebilir!

Nokta!

 

…………..

 

 

Erdoğan’ın “otokrat üslubu” ile “Recep İvedik” arasındaki makas her geçen gün biraz daha kapanmakta!

Ne var ki, “İvedik” olan Recep bir kara mizah ürünü!

Erdoğan ise sanal gerçek!

Aynı zamanda başbakan!

Karşı sesler ortaya çıktı mı hemen esip gürlemeye başlıyor!

Recep İvedik gibi “Konuşma len” deyince herkesin susup, pusacağını zannediyor!

Tekel işçilerine karşı söylemi ortada!

Grup konuşmasında nükleer’i protesto eden eylemcilere karşı hem kendisinin hem de polisin tavrı hafızalarda!

Sözün özü:

Erdoğan olan “Recep”, “İvedik” olan “Recep” ile arasına ciddi bir duvar örmeli!

Varsa “demokratik farkı”nı ortaya koymalı!

Nokta!

 

………………

 

 

AKP ile “kayıkçı kavgası” yapan “muhalefet”in durumuna gelince…

Sarıgül’ün maskesi en başından düştü!

Bahçeli, Erdoğan’ı yüce divan’a göndereceğini söylüyor ama AKP’yi iktidara nasıl taşıdığı, kayıp trilyon davasından sanık Gül’ü nasıl Çankaya Köşkü’ne nasıl çıkardığı hala hafızalarda tazeliğini koruyor!

Bu bakımdan istediği kadar bağırsın, gürlesin Bahçeli’ye güvenmek inanmak mümkün değil!

Kaldı ki, Bahçeli’ye bağırınca inandırıcı olduğunu kim söylemişse yalan söylemiş!

Baykal’a gelince…

Baykal, her seçim döneminde bir başka kimliğe bürünüyor!

Çakma, Gonzales, çakma Blair, çakma Riki Martin derken şimdi de çakma Erdoğan olma yolunda!

Cübbeli Ahmet’e selam sarkıtıp, 300 lira para vaadi ile Erdoğan’ın elini rahatlatmakta!

https://www.milliyet.com.tr/-fasizmin-teorisyeni-de-pratisyeni-de-sizsiniz-/siyaset/haberdetay/10.02.2010/1197074/default.htm?ver=78

Sözün özü:

AKP iktidardaki iliştirilmiş partinin adı, bu doğru!

Ama Bahçeli ve Baykal’ın başında olduğu CHP ve MHP’nin muhalefet oldukları iddiası yüzde 30 doğru!

Gerçek ise şu:

Bahçeli ve Baykal, AKP ne zaman köşeye sıkışsa “koltuk değnekliği” yapan iki siyasi figür!

Yani, AKP, Gülen Cemaati, CHP, MHP büyük bir koalisyonun görünen ve görünmeyen parçaları!

Nokta!

 

………………

 

 

“Turkuvaz” renkli “Sabah”ın yazı işleri yönetmeni Erdal Şafak, Ukrayna’daki seçimlerden yola çıkarak şu saptamaları yapmış:

https://www.sabah.com.tr/Yazarlar/safak/2010/02/09/pomaranceva_revoliutsiya

Ukrayna’da “Turuncu devrim” çöktü!

Gürcistan’da “Gül devrimi” çöktü!

Kırgızistan’da, “Lale devrimi” çöktü!

Ne var ki, aynı Şafak, bu listeye Türkiye’deki “Turkuvaz darbe/devrim”i eklemeyi unutmuş!

Maaş aldığı adresi faş etmemek adına olabilir mi?!

Her neyse!

Erdal Şafak’ın unuttuğunu da, çok yakında “turkuvaz” renkli olanı da yerlebir olacak!

Nokta!

 

……………

 

 

Usta gazeteci Melih Aşık, ABD Dışişleri’nin, ABD Büyükelçisi Jeffrey’nin Sabah’a yaptığı açıklamasını yanlış değerlendirmiş!

https://www.milliyet.com.tr/tekel-mekel/melih-asik/guncel/yazardetay/10.02.2010/1196611/default.htm?ver=23,

Gözünden kaçmış olmalı!

Doğrusu şöyle olmalıydı:

“İran’a verilen sürenin bitiminde ABD diyor ki, askerin darbe yapması ve/veya yapmaması Türkiye’nin iç işidir! Bize laf söylemek düşmez!”

Aynı zamanda şu değerlendirme yapılabilir:

“ABD, AKP’yi istediklerini yapmaması halinde darbe üzerinden tehdit ediyor!”

Sözün özü:

Tabii ki, AKP kürede büyük bir güç!

Her şey batar, AKP batmaz!

Ya da AKP’de yalan bitmez!:))

ABD, AB, AKP’den toplu konut, teğet geçen ekonomide “borç para” vb istemek için kapıda bekliyor!

İran’ı vurmaları da AKP’nin lütfuna başlı!:))

Vs vs vs…

 

………………

 

 

Ukrayna’daki seçim dünya için çok önemli?

 

Jeopolitik uzmanları eski Sovyet cumhuriyeti Ukrayna’nın Batı ile Rusya arasında stratejik bir tampon olma rolünü ise sürdürdüğünü vurguluyorlar.

Rus tekelindeki Asya enerji kaynaklarının Avrupa’ya aktarılmasında Ukrayna en önemli transit ülke. Rusya, Kiev’in rengine göre gaz fiyatı belirliyor.

Yanukoviç’in zaferi tescillenirse, Ukrayna yeniden Moskova eksenine girecek. Türkiye’nin enerji alanında jeopolitik önemi ise azalacak!

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13719078.asp?gid=200

 

 

……………..

 

 

Demokrasi adına askerin “kozmik odası”nı basanlar,

iş “Polordu”nun telefon kayıtlarına gelince neden susuyor?

 

HRANT Dink cinayeti ile ilgili davanın 12. duruşmasında, Trabzon Emniyeti’nden istenen bazı bilgilerin gönderilmediği ortaya çıktı.

Söz konusu bilgi, bir dönem “polis muhbiri” olarak çalıştığı bilinen sanık Erhan Tuncel ile görevli polis memurları arasındaki telefon görüşmelerini içeriyor.

Trabzon Emniyeti’nin belgeyi göndermeme gerekçesi “polis memurlarının telefon bilgilerinin deşifre olmasının istihbarat zafiyeti yaratacağı” olarak açıklanıyor.

Hesapta “sivilleşiyoruz” ama bir önemli siyasi cinayetle ilgili olarak sorumlu olabilecek polis memurlarının soruşturulması engelleniyor.

Bu da yetmiyor, mahkemenin istediği bilgiler “İstihbarat zafiyeti yaratır” gerekçesiyle gönderilmiyor.

Ama ordunun “kozmik odalarına” girmek, orada arama yapmak “güvenlik zafiyeti” yaratmıyor!

“Sivilleşme” dediğimiz şey, belli ki sadece “asker üniforması” ile ilgili olarak algılanıyor.

Devlet kurumlarının hesap verebilirliği, Anayasa gereği millet adına egemenliği kullanan kurumlardan biri olan bağımsız yargının bu hesabı sorabilmesi sadece konu “asker” ise akla geliyor.

Gerçekten çok ilginç bir ülkede yaşıyoruz.

 

Mehmet Y. Yılmaz, Hürriyet

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13743124.asp?yazarid=148&gid=61

 

……………… 

 

 

Savaş tehlikesi!

https://www.milliyet.com.tr/savas-tehlikesi-/dunya/haberdetay/10.02.2010/1197090/default.htm?ver=99

(…) 

Rusya: “En büyük tehdit NATO!”

https://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=83885

(…)

Dünyada İran alarmı!

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13731939.asp?top=1

(…)

Hürriyet’te “Vuslat” zamanı!

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/13731360.asp?gid=229

(…)

Ali Baransel: “ABD’siz NATO’suz darbe olmaz!”

https://www.netgazete.com/News/669773/12_eylul_darbesinin_perde_arkasini_en_iyi_bilen_ali_baranselden_onemli_tespitler_darbe_donemi_kapandi.aspx

(…)

Ergun Poyraz: “Fetullah’ın gerçek yüzü!”

https://www.netkitap.com/kitap-fethullahin-gercek-yuzu-said-i-nursiden-demirel-ve-ecevite-ergun-poyraz-otopsi-yayinlari.htm

(…)

“Dinle Ney’den!”

https://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=54995

(…)

Semih İdiz: “İran konusu Türkiye’yi zorlayacak!”

https://www.milliyet.com.tr/iran-konusu-turkiye-yi-zorlayacak/semih-idiz/siyaset/yazardetayarsiv/09.02.2010/1196089/default.htm?ver=74

(…)

“Petrol şirketinin kirli oyunu!”

https://www.milliyet.com.tr/petrol-sirketinin-kirli-oyunu/dunya/haberdetay/09.02.2010/1196521/default.htm?ver=83

(…)

İlkan Ceylan: İsrail, İran’a saldıracak mı? 

https://www.odatv.com/n.php?n=israil-irana-saldiracak-mi-0702101200

(…)

Papandreu’nun maaşı dondu

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/13742488.asp?gid=254

(…)

Euro’nun hikâyesi İkarus’a benzedi ortak para birimi tehlikeye girdi

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/13742481.asp?gid=254

(…)

Almanya’da vergi kaçakçıları kendilerini ihbar etmeye başladı

https://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=104749

(…)

Almanya’ya Türkiye uyarısı!

https://www.milliyet.com.tr/almanya-ya-turkiye-uyarisi/dunya/haberdetay/10.02.2010/1197092/default.htm?ver=55

(…)

HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek: “1961 Anayasasına geri dönmeliyiz!”

https://www.milliyet.com.tr/1961-anayasasi-na-geri-donmeliyiz/fikret-bila/siyaset/yazardetay/10.02.2010/1196622/default.htm?ver=27

(…)

 

……………….

 

 

Vaziyet Analiz!

“Büyük resim”de savaş var!

“Dünyalar Savaşı” var!

“İstihbarat Savaşları” var!

“Enerji Savaşları” var!

ABD’den Rusya’ya, İran’dan İsrail’e, İngiltere’den Almanya’ya, Çin’den Hindistan’a kucaktan kucağa “dolaşan” dolaştırılan bir AKP realitesi var! 

Post Modern IV. Dünya Savaşı bu!

Ve/veya klasik anlamda, III. Dünya Savaşı!

Rusya, NATO bir yanda!

İsrail / İran karşı kamplarda!

AKP ise üç din devletinden Vatikan ve İsrail’in üstünü çizip, İran’a yaklaşmış, iç içe geçmiş durumda!

Bir de AKP’nin yanında “Patrik” var!

“Turkuvaz zamanlar”da “Patrikhane”nin etrafında kurulmak istenen din devleti ise daha inşaat aşamasında olduğu için onlardan AKP’ye hayır yok!

Bu aynı zamanda, Doğu / Batı savaşı!

Ya da daha doğru ifade ile “zaman tüneli”nden kopup gelen “Doğu Roma” ile “Batı Roma” arasındaki post modern bir savaş ve/veya kucaklaşma!

(Bizans, Türkler İstanbul’u işgal ettikten sonra Osmanlı İmparatorluğu içinde yollarına devam etmişlerdi!)

Sözde Türkiye’nin Başbakanı Erdoğan, hala “Neler oluyor anlamıyorum” diyor!

Sanki Gül ve/veya Gülen ya da F. Koru çok anlıyormuş gibi!

Tiranlaşan Erdoğan gibi anlama engelliler için bir not daha:

“Potamyalı Recep!”

Basit bir tanımlama mıydı?!

Yoksa Roma’nın “post modern zamanlar”da “kendi içindeki iktidar kavgası”nda belli bir “saf”ı, adresi mi işaret ediyordu?!

Kadrolu muhalifi Emin Şirin, kapı kapı dolaşıp, “Potamyalı Recep” diye kendisi hakkında küresel aksta, bir “arka plan”, belli “imaj” oluştururken, neden susmuş?!

O vakit, o zaman neden sormamış, “bu da nereden çıkıyor” diye?!

Vatikan’ı hedef alan Rahip Santaro vb cinayetler, AKP iktidarında “Patrikhane’nin iktidarı adına” ve/veya Roma’nın bir kanadının isteği üzerine işlenmedi mi?!

Hrant Dink’i vuran ellerin konuşma kayıtları Polordu içinde saklanmıyor mu?!

Küresel aksta, cehaletleri nedeni ile kullanılanlar, hangi makamı işgal ediyor olurlarsa olsunlar, bu basit soruların cevaplarını da aramalılar!

Filhakika, “Sadece ter akıtmak yetmez, neyi, neden yaptığını da bileceksin!”

 

…………..

 

 

Ve…

Son olarak…

Güncel soru; “Anayasa değiştirilmeli mi?!”

Evet değişmeli!

Ama işe öncelikle “milletvekili dokunulmazlıklarının sınırlandırılması” ile başlanılmalı, ki bu toplumda bir “iyi niyet beyanı” olarak kabul görsün!

Filvaki, Melih Gökçek’in “dokunulmazlığı yok” ama iktidarda AKP olduğu ve İçişleri Bakanı da izin vermediği için her nasılsa kendisine dokunulamıyor!

Filhakika, AKP’ye dokunmak, hesap sorabilmek için “hassas dokunuşlar”a ihtiyaç var! Ne de olsa herkesin anladığı bir dil var! AKP o dilden konuşulmadığı sürece, hesap vermeye yanaşmayacak!

AKP, her ne kadar devletin rotası ile oynamaya çalışırsa çalışsın, “post modern zamanlar”da Roma içindeki bir iktidar mücadelesinde “taraf” olursa olsun, biz demokrasiden, çağdaş laik demokrasiden, Atatürk Türkiyesi’nden yana taraf olmaya devam edeceğiz!

AKP’yi “Roma’nın bir yakasını üzerinden esen kuvvetli bir rüzgar iktidara iliştirmişti, görünen o ki, gene Roma üzerinden esmeye başlayan çok kuvvetli bir başka rüzgar alaşağı edecek!

Ezcümle, Türkiye “laiktir” “laik” kalacaktır!

Nokta!

 

Sevgiler

11 Şubat 2010

Hayrullah Mahmud Özgür 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?