Washington’daki Türki Amerikan Konferansında Türkiye Rüzgarı

Türkiye’den bakan ve milletvekillerinin katıldığı Türki Amerikan Birliği’nin yıllık kongresi, ABD Kongre üyelerinin de yoğun ilgisine sahne oldu. Amerika’nın 35 eyaletinde faaliyet gösteren Türk girişimcilerin organize ettiği programa, 8 senatör ile 59 Temsilciler Meclisi üyesi katıldı. Renkli görüntülerin yaşandığı kapanış galasına, Kongre üyelerinin Türkiye’ye yönelik övgü dolu sözleri damgasını vurdu.

Türkiye, Ermeni ve Rum lobilerinin Türkler aleyhine yıllardır çalışma yürüttüğü ABD’de atağa geçti. Amerika’da en fazla üyeye sahip çatı organizasyonu olan Türki Amerikan Birliği’nin (TAA), Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ile ortaklaşa düzenlediği bu yılki kongreye büyük katılım oldu. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le birlikte 8 Türk milletvekilinin katıldığı Washington’daki etkinlik ve gala gecesine, ABD Kongresi’nden de 8 senatör ve 59 Temsilciler Meclisi üyesi iştirak etti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı Başkanı Kemal Derviş, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın yerine seçilen New York Senatörü Kirsten Gillibrand ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Ileana Ros Lehtinen de katılımcılar arasındaydı. İki gün süren ‘Yeni Zorluklar ve Fırsatlar’ başlıklı konferansın kapanış galası, Türkiye’ye yönelik övgü dolu mesajlara sahne oldu. Minnesota milletvekili Keith Ellison, “Bu salonda yüksek sayıda Kongre üyesinin hazır bulunması, Amerikan Kongresi’nde Türkiye’ye ne denli saygı duyulduğunun göstergesidir.” derken, New York Milletvekili Gregory Meeks, “Sizsiz barışçıl bir dünya olmaz.” ifadeleriyle geceye damgasını vurdu. Maliye Bakanı Şimşek ise Türkiye ve ABD’nin sadece stratejik ortaklar değil, aynı zamanda da doğal birer müttefik olduğunu vurguladı.

Ermeni ve Rum lobilerinin yıllardır Türkiye aleyhine çalıştığı ABD’de Türkler atağa geçti. ABD’deki Türklerin en fazla üye kuruluşa sahip çatı organizasyonu Türki Amerikan Birliği (TAA) ikinci yıllık kongresini Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ile ortaklaşa Washington Grand Hyatt Otel’de düzenledi. TAA ve TUSKON, ABD’nin 35 eyaletindeki Türk girişimciler, Amerikalı karar vericiler ve işadamları ile daha sıcak ilişki kurmak için lobi faaliyeti başlattı. ABD’de 220 dernek ve 6 federasyonu çatısı altında toplayan TAA ve TUSKON’un ortaklaşa düzenlediği Washington’daki yıllık konferansına 8 Amerikalı senatör ve 59 kongre üyesi katıldı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de hazır bulunduğu toplantıda ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın yerine seçilen New York Senatörü Kirsten Gillibrand ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Ileana Ros Lehtinen de yer aldı.

İki gün süren ‘Yeni Zorluklar ve Fırsatlar’ başlıklı konferansta konuşan New York senatörü Kirsten Gillibrand, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı. New York’ta yaşayan geniş ve gelişen bir Türk topluluğu olduğunu belirten Gillibrand, “Ekonomik ilişkilerimiz her geçen gün daha güçlü hale geliyor. Türkiye en sıcak karşıladığımız ekonomik ortaklarımız arasında. Türkiye, geçtiğimiz on yılda ekonomisini üçe katlayarak, dünyanın en büyük 17. ekonomisi haline geldi.” diye konuştu. Akademik panellerde Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin yakın geçmişe dek yaşanan ciddi sorunlara rağmen şu anda çok iyi durumda olduğuna dikkat çekilirken, Ortadoğu’da barış ve istikrarın sağlanmasında iki ülke işbirliğinin önemi üzerinde duruldu. ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Türk Dostluk grubunun başkanlığını da yapmış olan Florida eski milletvekilli Robert Wexler, bir süre önce Washington’da ‘Türkiye’yi kim kaybetti?’ tartışması yapanlara hatalarını kabul etmeleri çağrısında bulundu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ‘yakın çalışma’nın ABD’nin çıkarına olduğunu söyleyen Wexler, ‘Olayları etkileme kabiliyeti olan başka kim var?’ diye sordu. Erdoğan’ı NATO radarı ve Mısır’daki laiklik çıkışından dolayı öven Wexler, Mavi Marmara saldırısına tepkileri anladığını, ancak İsrail konusunda ‘coşkun’ söylemlerin Türkiye’ye yardım etmediğini kaydetti.

Arap Amerikan Enstitüsü Başkanı Dr. James Zogby ise, Türkiye’nin Arap dünyasında 2000-2006 yıllarında aynı çizgide seyreden popülarite grafiğinin 2008 yılından itibaren hızla yükselişe geçtiğine, aynı dönemde İran’ın imajının ise tam tersi seyir izlediğine dikkat çekti. Zogby, ABD’nin aksine Türkiye’nin bölgedeki olayları doğru okuduğunu ve ‘sokakta inandırıcılığı’ olduğunu ifade etti. Arap Amerikalı uzman, Suriye konusunda ise Türkiye’yi eski ‘pazarlıklı çözüm’ sürecini tamamen terk ederek rejim muhaliflerine fazla bel bağlamakla eleştirdi. Zogby, Türk askerinin Suriye’ye girmemesi uyarısında da bulundu. ABD’nin eski İstanbul Başkonsolosu Sharon Wiener de, hükümetler arası ilişkilerde ‘altın çağ’ yaşanmasına rağmen Türk kamuoyunda ABD’nin imajının olumsuz olmasını gündeme getirdi. ABD Kongresi eski üyelerinden Mike McMahon, Türkiye’yi ziyaretinde halkın kendisine çok yakın davrandığını hatırlatırken hükümetler düzeyindeki ilişkilerden bağımsız olarak halktan halka iletişimin ‘sıcak’ olduğunu söyledi. Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdülhamit Bilici ise, TAA ve TUSKON gibi kuruluşların güçlü tabanlarıyla halklararası ilişkilerdeki boşluğu doldurabileceğini anlattı. Center for American Progress adlı düşünce kuruluşunun uzmanı Rudy DeLeon ise Türkiye’nin daha iki yıl öncesine kadar Doğu Akdeniz’de ‘kritik oyuncu’ olmadığını, bunun değiştiğini söyledi. “Türkiye için yükselme zamanı.” diyen DeLeon, ABD’nin Türkiye’nin bölgesindeki liderliğini memnuniyetle karşıladığını kaydetti. Gaziantep Zirve Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Bacık da, Arap Baharı’nın, bölgeye demokrasi getirip getirmeyeceği konusunda emin olmadığını ama Türkiye ve ABD gibi müttefikleri tekrar bir araya getirmede oldukça başarılı olduğunu söyledi. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Ileana Ros-Lehtinen, 1915 olaylarının nasıl tanımlanacağını belirlemenin Amerikan Kongresi’nin işi olmadığını ifade etti. Ileana Ros-Lehtinen, 1915 olaylarının Kongre yerine, konunun en iyi şekilde doğrudan Türkiye ile Ermenistan tarafından yürütülecek süreçle değerlendirilebileceğini vurguladı.

‘Krizde manevra yapacak alanlara sahibiz’

Maliye Bakanı Şimşek de, Avrupa’daki kriz karşısında Türkiye’nin muhtemel etkilere yönelik manevra yapabilecek çeşitli alanlara sahip olduğunu belirtti. Şimşek, “Küresel merkez bankalarının koordineli müdahalesi, ABD’deki tüketici güveninin geliştirilmesi ve Euro Bölgesi’nde borç kaygıları konusunda önümüzdeki günlerde ilerleme sağlanması umutları piyasalarda bir miktar normallik ve sakinlik hissi uyandırdı. Bu, çok cesaret verici bir gelişme. Çünkü uzun zamandır böyle bir anı yaşamamıştık.” dedi. Bakan Şimşek, Türkiye ve ABD’nin sadece stratejik ortaklar değil, aynı zamanda da doğal birer müttefik olduğunu vurguladı.

IMF’nin başında bir Türk olmalı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş de dünyada Euro Bölgesi’nde yaşanan krizden Türkiye’nin de etkileneceğini belirterek, “Sorunun aşılabilmesinde IMF kilit rol oynar ancak bu kurumun daha etkin bir yapıda çalışması gerek. Belli ki AB bunu tek başına aşamıyor. Avrupa’nın durumu AB’ye göre daha iyi ama ortada bir liderlik göremiyoruz. Ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Türkiye’deki finansal yapı krizin odak noktası ülkelere göre çok daha sağlam. Bu açıdan IMF’nin başında Türk olmalı.” diye konuştu.

SENATÖR VE VEKİLLER NE DEDİ?

INDIANA Senatörü Dan Coats: Ben de bir göçmen çocuğuyum. Kültürünüz ve katkılarınız için teşekkürler.

LOUISINA Senatörü DAVID VITTER: Bu, Washington’daki en özel etkinliklerden biri. Ben ve eşim Türkiye’yi ziyarete bayılıyoruz.

Pensılvanya Senatörü Bob Casey: ABD ile Türkiye arasındaki ilişkinin geleceği adına çok olumlu ve iyimserim. Terörle mücadele, ticaret, Suriye olsun, Türk hükümetiyle birlikte çalışabiliriz. Türkiye’ye bir kez gittim. Tekrar gitmeye ihtiyacım var. Türkiye’yi daha da fazla Kongre üyesi ziyaret edip benim yaşadıklarımı yaşamalı.

New Jersey milletvekili Bıll Pascarel: Türkiye, son yüzyılın en iyi 10 yılını yaşıyor. Avrupa ve Amerika sizin liderliğinize bakıyor.

Texas milletvekili Sılvestre Reyes: Türkiye’ye her zaman güvenebiliriz ve Türkiye her zaman bize güvenebilir.

New York milletvekili Gregory Meeks: ABD’yi daha yaşanır bir yer yaptınız. Sizsiz barışçıl bir dünya olmaz.

Mınnesota milletvekili Keıth Allıson: Bu salondaki yüksek sayıda Kongre üyesinin hazır bulunması, Amerikan Kongresi’nde Türkiye’ye ne denli saygı duyulduğunun göstergesi.

AK Parti Manisa milletvekili Hüseyin Tanrıverdi: Geleceğimize umut ve ufuk veren bir organizasyon.

Indıana milletvekili Andre Carson: Amerika’nın her yerinde Türk bulabiliyorsunuz. Kongre’de bir Türk milletvekiline ihtiyaç var. (Ali H. Aslan, SEZAİ KALAYCI – WASHINGTON )

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?