WSJ- İran’ın altın alımları Türkiye’ye yardım etti

WSJ- İran'ın altın alımları Türkiye'ye yardım etti

Büyümeyi Dengeleme Çabalarının Arasında Kıymetli Maden Satışı Ticaret Açığının Daralmasına Yardım Etti

Türkiye’nin İran’a altın satışı, bozulan ihracat performansının maskelenmesine yardımcı olarak temmuz ayında rekor bir çizgiye ulaştı. Doğudaki komşusundan kıymetli madenlerine gelen talep, Türkiye’nin ticaret açığını azaltmasına yardımcı oldu.

Merkezi Ankara’da bulunan Devlet İstatistik Kurumunun cuma günü yayımladığı verilere göre, tüm ihracatın yüzde 86’sına denk gelen 6,2 milyar dolarlık altın satışının genellikle Türk ürünlerinin önde gelen ihraç yeri Almanya’yı İslam Cumhuriyeti’nin arkasında bırakmasıyla İran Türkiye’nin en önde gelen ihracat pazarı oldu.

İran’ın alımlarının başladığı iki yıl önce toplam satışın sadece yüzde 4’üne tekabül eden altın ihracatı, İran’ın artan talebi sayesinde yılın ilk yedi ayında 2011’deki toplam miktardan beş kat fazla artış kaydetti.

Türkiye’nin temmuz ayı ticaret açığının bir yıl öncesine oranla yüzde 14,3 oranında daralarak 7,89 milyar dolara düşmesi ekonomistlerin 7,7 milyar dolarlık açık tahminlerinin üzerinde gerçekleşirken aradaki fark ise haziran ayındaki tahminlere oranla daha büyüktü. Bu durum ekonomik büyümeyi iç talepten uzaklaştırarak ihracatla yeniden dengeleme çabalarının hız kaybettiğinin bir göstergesi. Türkiye, mallarının en büyük alıcısı AB’deki ekonomik krize, Suriye’deki çatışmaların öncülük ettiği güneyi ve doğusundaki siyasi belirsizliklere rağmen yine de piyasalarını çeşitlendirmeyi ve ihracatını artırmayı sürdürdü.

Londra’daki Medley Global Advisors firmasının üst düzey Uzmanı Nigel Rendell, “İhracatın Avrupa’dan uzaklaşarak Orta Doğu’ya yönlendirilmesi sadece birkaç ülkenin becermeyi başardığı bir maharet. Bu nedenle çoğu ülkenin sıkıntı yaşadığı bir dünyada Türkiye iyi durumda.” dedi. Rendell ayrıca, “sermaye bolluğu, ülke içindeki ve dışındaki genel belirsizliği de” Türkiye’nin İran’a daha fazla altın satmasına yardımcı olurken, mevcut durumun sürdürülebilirliğinin şüpheli olduğunu da belirtti.

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre, 2011 yılının ilk yedi ayı ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin ihracatı yüzde 8,5 oranında artarken aynı dönemde ithalat yüzde 1,5 oranında azaldı.

Ülkenin ekonomik performanısını öven Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre, ülkeyi çevreleyen “ateş çemberine rağmen” Türkiye’nin satışlarını artırmayı başardığı belirtildi. Çağlayan, ihracatın yıl sonuna kadar 148,5 milyar dolara ulaşarak 2011 yılı için belirlenen rekor rakam olan 135 milyar doların üzerinde gerçekleşeceğini belirtti. Çağlayan yine de yılın geriye kalan beş ayında AB’deki krizin Türkiye’yi “daha sert bir şekilde etkileyebileceği” konusunda da uyardı.

Resmî veriler, ihracatta AB’nin geçen sene aynı dönemde yüzde 48 olan payının temmuz ayında 33,8 milyar dolara ya da toplamda yüzde 34’e gerilediğini ortaya koyuyor. 27 üyeli Birlik durgunluğa girip çıkarken satın alma gücündeki kayıp, ihracatın yaklaşık üçe katlandığı İran, satışların yüzde 181 arttığı Libya, Suudi Aarabistan, Mısır ve Irak’ın başını çektiği ülkeler tarafından telafi ediliyor.

JP Morgan Chase’in İstanbul ofisinden Ekonomist Yarkın Cebeci, “Türkiye, Arap Baharının sonuçlarından fayda sağlıyor. (Fakat) Dış ticaret rakamları İran’dan gelen devasa altın talebiyle çarpıtılmaya devam ediyor. İran’ın kaynaklarını altın olarak tutmak isediğini anlıyoruz.” dedi.

Uzmanlar İran’a altın ihracatının azaltılması durumunda hem ihracat hem de ithalatın zayıflayacağı konusunda uyarıyorlar ve bunun Türkiye’nin resmî yüzde dört büyüme tahmininin tutmayabileceği anlamına geleceğini söylüyorlar.

Merkezi İstanbul’da bulunan Ekspres Yatırım Menkul Kıymetlerden Başekonomist Nilüfer Sezgin, “Altın hariç, ağustos ayına ait ilk ihracat verileri kırılganlığın devam ettiğini ortaya koyuyor, yavaşlamanın bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğini takip ediyoruz. Sonuçta temmuz ayı ticaret rakamları iç ve dış talebin yeniden dengelenmesinin yolunda olduğunu gösterirken yine de aynı zamanda büyüme performansının risklerinin dezavantajlarının da altını çiziyor.” dedi.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?