WSJ: Para biriminde nal toplayanlar lider olmaya hazırlar

2001 yılından bu yana Kanada ve Avustralya doları üzerine bahse girmek muazzam kârlı bir kumar. Şimdi parlama sırası Türkiye ve Meksika’da.

Birçok piyasa iştirakçisi ve uzman bugünlerde Avustralya ve Kanada dolarından daha büyük şeyler çıkacağını tahmin ediyor. Kaynaklarla ve mali dinamiklerle hareket eden güçlü ekonomileriyle her iki ülkenin para birimlerinin, gelecek yıllarda liderliğini sürdüreceği beklentisi var.

Ancak dipnotlarda da sık sık uyarıldığı gibi geçmiş performanslar gelecekteki sonuçları garanti altına almıyor. Avustralya ve Kanada dolarının performanslarını tekrar ederek buradan nereye varacakları son derece etkili.

ABD doları karşısında 2001 yılından bu yana yüzde 88 değer kazanan Avustralya doları aynı yükselişi devam ettirerek 1.05 ABD doları olan hâlihazırdaki değerinden 1.97 ABD dolarına ulaşabilecek.

Bunun yerine önümüzdeki 10 yıl içinde borsacılar, Dow Jones’un köpeklerinin -Dow Jones Endüstriyel Ortalama Endeks’inde geçen yılın en kötülerinin bir araya konulduğu klasik bir Wall Street stratejisi- muadili döviz piyasalarında büyük bir sıçrama yapmak için Meksika pezosu ve Türk lirasına bakmaları daha iyi olur.

ABD doları geçen 11 yıl boyunca peso karşısında yüzde 37, lira karşısında yüzde 169 artarak, peso ve lira karşısında keskin bir şekilde değer kazandı. Sadece 11 yıl önce görülen seviyelere geri dönülmesi bile borsacıların ceplerini cömertçe doldurabilir.

Türkiye’de yatırımcılar için etkili olan bir cazibe kaynağı ise yüksek getiri. Para birimini desteklemek ve yüksek enflasyonu kontrol altına almak için Merkez Bankası bir haftalık gösterge faiz oranları ve gecelik borçlanma azami faiz oranları arasındaki kaynak yaratma maliyetlerini çeşitlendiriyor. Bu fark ortalama yüzde 7 oranıyla hâlihazırda sağlıklı bir seviyede.

Bazıları ekonomik büyümeyi bastırdığı için bu faiz oranı politikasını eleştirdi. Ama şimdilik Merkez Bankası enflasyonu kontrol altında tutarak yüksek getirileri dengeleme savaşını kazanıyor. Bütün bunlar olurken Türkiye’nin ekonomisi büyümeye devam ediyor ve faizler daha fazla yabancı para akışını çekiyor.

Bir de Meksika var. Çarşamba günü Meksika Merkez Bankası 2012 yılında yüzde 3.25 ve 4.25 arasında, 2013 yılında ise yüzde 3 ile 4 arasında olan büyüme tahminleriyle ekonomik büyüme görünüşünü muhafaza etti.

Meksika sağlam büyüme oranını yüzde 4,5’lik cazip bir gösterge faiz oranıyla tamamlıyor. Yüzde 3.85’te seyreden enflasyon değeriyle elde tutma maliyeti ve borçlanmanın pozitif getirisi yatırımcılara Avrupa’da veya Kuzey Amerika’nın geri kalan kısmında bulabileceklerinden daha iyi fırsatlar sunuyor.

2001 yılından bu yana kazananlarla beraber olursanız, eski getirileri tekrar etmek muazzam bir gayret gerektirecektir. Yahut liderlik etmeye hazır olan “yeni zenginlerle” takılın.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?