Yabancıların gözüyle Türkiye – Sanat aşkı Türkiye'ye bağladı

ANKARA (AA) – YASEMİN KALYONCUOĞLU – Türkiye'de 33 yıldır müzik hayatına katkı sunan Ankara Devlet Opera ve Balesi Müzik Direktörü ve Orkestra Şefi İtalyan Antonio Pirolli, Türk operasının son yıllarda önemli gelişme gösterdiğini, sanata meraklı Türk izleyicisinin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'de uzun yıllardır opera ve müziğe emek veren, birçok temsilin şefliğini yapan Pirolli, mesleki yaşantısını ve Türkiye'deki sanat izlenimlerini akıcı Türkçesiyle AA muhabirine anlattı.

İtalya'da doğan ve müzik eğitimini ülkesinde alan orkestra şefi Pirolli, 33 yıl önce ülkesinden Türkiye'ye gelmesinin tamamen tesadüf olduğunu, uzun bir zaman dilimi olmasına rağmen yılların çabuk geçtiğini söyledi.

– "Türkiye olağanüstü bir ülke"

Pirolli, "33 yılın inanın nasıl geçtiğini bilmiyorum. Ne şekilde geldiğimi çok net hatırlıyorum. Bu kadar uzun zaman kalacağım hiç aklıma gelmemişti. 33 yıl geçti ve çok güzel geçti. Çok mutluyum burada olduğum için. Elbette, her ülkenin değişik bir yapısı ve farklı mesleki koşulları var. Türkiye olağanüstü bir ülke." diye konuştu.

Şef Pirolli, eğitimini İtalya'da bitirdikten sonra Türkiye'ye, bir rastlantı sonucu, üniversitede tanıştığı duayen orkestra şefi Rengim Gökmen aracılığıyla geldiğini ve profesyonel müzik hayatının Türkiye'de başladığını belirtti.

Türkiye'den dünyaya açıldığını kaydeden Pirolli, yurt dışında önemli prodüksiyonlarda görev yaptığını ve edindiği tecrübeleri Türkiye'de aktardığını söyledi.

– "Doğuştan bir yeteneğiniz yoksa orkestra şefi olamazsınız"

Orkestra şefliğinin zor bir meslek olduğuna ve yetenek gerektirdiğine dikkati çeken Pirolli, "Eğitim alabilirsiniz ama doğuştan bir yeteneğiniz yoksa orkestra şefi olamazsınız, sadece orkestra yöneticisi olabilirsiniz. 100 kişi tempo vurabilir ama müzisyen bu kişilerden ya çıkar ya çıkmaz." dedi.

Bir orkestra şefinin kültürel altyapısının güçlü olması gerektiğini de belirten Pirolli, şunları kaydetti:

"Orkestra şefinin sürekli çalışması gerekiyor. Yönettiği eseri edebiyatla felsefeyle güzel sanatlarla harmanlaması gerekiyor. Tek yönlü değil, çok geniş bir sanat. Dolayısıyla çok çalışılırsa o zaman bir sonuç çıkar. Bugün orkestra şefi olmak çok kolaymış gibi görünüyor ama altyapı olmadan olmuyor."

Pirolli, Türkiye'de son yıllarda müzikte ve operada hem seyircinin kalitesi hem de müzisyenlerin kapasitesi anlamında çok önemli gelişmeler ve büyüme kaydedildiğine işaret ederek, "Şu anda dünyadaki birçok müzik kurumunda Türk sanatçılar aktif olarak kariyer yapıyor. Türklerin, yurt dışına açıldığını görmek çok hoş bir olay. Çok daha fazla desteklemek gerekiyor diye düşünüyorum." değerlendirmesini yaptı.

– "Opera eğitimi anaokulunda verilmeye başlanmalı"

Ünlü şef Antonio Pirolli, son yıllarda Türkiye'de operada ve müzik alanındaki kaydedilen gelişmeleri takdir ettiğini söyledi.

Operanın kendine has bir değeri ve üslubu olduğu için opera ve klasik müziğe yönelik temel bilgilerin okullarda erken yaşlarda verilmesi gerektiğine işaret eden Pirolli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Seyirci bazı eserlere çok fazla yaklaşmıyorsa seyircileri eğitip bu sanata getirmek lazım. Eğer ki, bugün La Traviata gibi bir eser, seyirciler tarafından anlaşılmıyorsa bu sanatın zorluğundan değil, seyircilerin esere hazır olmamasından kaynaklı. Eğitimi operada değil de ilgiyi artırmak amacıyla anaokulundan başlayarak vermek gerekiyor. Sanatta batı kültürü, doğu kültürü diye bir şey yok. Sanat evrensel bir olaydır. Ben çocuklarıma her gün mutlaka bir klasik eseri anlatmaya çalışıyorum. Görüyorum ki, Türkiye'de okullarda ne yazık ki, opera eğitimi yok. 'Seyirci opera anlamıyor biz aşağı inelim, daha basit bir şekilde opera izletelim' düşüncesi doğru değil. Seyircilerin eserler hakkında biraz daha bilgi sahibi olması lazım. İtalya'nın bile bahsettiğim eğitimden uzaklaştığını görüyorum. İtalya'da 30 sene önce herhangi bir opera melodisini sokakta söyleseydiniz herkes bunu bilirdi artık kimse bilmiyor. Bu eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor. Opera sahneleniyor ama seyirciler buna hazır değil."

– "Devletin sanatı desteklemesi lazım"

Eşi Türk olan, iki çocuk babası Pirolli, Türkiye'nin ve Türk insanının Akdeniz ülkeleriyle benzerlik gösterdiğini dile getirerek, Türk insanının sıcakkanlı ve çok meraklı olduğunu ifade etti.

Türk insanının meraklılığı ve gelişime açık olmasından dolayı opera ve konser temsillerinin dolu olduğunu belirten Pirolli, "100'üncü temsilde bile insanlar geliyor. Türkler, meraklı ve görmek istiyor. Sanata aşık bir kitle var. Bu çok iyi bir sinyal. Devletin sanatı desteklemesi ve desteğini bırakmaması lazım. Ekonomik krizden dolayı, Avrupa'nın çoğu ülkelerinde devlet sanattan elini çekti, bu büyük bir kayıp. Devlet sanata destek olmalı eğer devlet Türkiye'de bu desteği çekerse ülke için büyük bir hata olur." değerlendirmesinde bulundu.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?