Yayıncı ve yazarlar, İBB'nin dağıttığı kitaplardan künye sayfalarının koparılmasını değerlendirdi

İSTANBUL (AA) – Yayıncı ve yazarlar, Kültür AŞ'nin bastığı bazı kitapların İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından künye sayfaları yırtılarak dağıtıldığı iddialarını değerlendirdi.

Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu (YAYFED) Başkanı Münir Üstün, İBB Meclisi'nde dün Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy tarafından soru önergesiyle gündeme taşınan konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Türkiye genelindeki 2 bin 317 kütüphaneye kitap dağıtımı başlattıklarını belirten Üstün, "Özel olarak basılan 'Hatıratlarla ve Karşılaştırmalı Nutuk' kitabının kolinin sürprizi olduğunu vurgulayan İmamoğlu, 'Tam 2 bin 317 noktaya dağıtılacağı için bir o kadar da Nutuk ekledik. Yani 202 bin 317 kitabı, bütün Türkiye’ye dağıtıyoruz Nutuk’la beraber. Şu günlerde belki de en değerli şey bilgi. O bilginin yayılmasının en güzel aracı da kitap. Kitaplar baş ucunuzdan eksik olmasın.' dedi. Eksik olmasın ama falçatayla giriş sayfaları kesilsin, kitaba emek verenlerin isimleri yok edilsin… Kitaplara dokunun, kitapları okuyun, kitapları sevin ama kim olursanız olun kitapları kesmeyin." diye konuştu.

Üstün, emeğin ve ince işçiliklerin yok edilmemesi gerektiğine değinerek, "Biz yayımcılar kitapları son haline getirene kadar binbir yoldan geçiyoruz. İlmek ilmek çalışıyor editörlerimiz. Yazarlarımız uyku uyumuyor kitabı yazarken. Sayın İBB Başkanımız, 'yeni' projeler bekliyoruz sizden. Eskileri 'yok' saymanıza teessüf ediyoruz." dedi.

– "Emeği geçenlere saygısızlık"

Basın Yayın Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Kısakürek, kitap dağıtımının güzel bir fikir olduğunu, künye sayfalarının kesilerek gönderilmesinin ise büyük bir ayıp olduğunu söyledi.

Bu konunun, kitapta emeği geçenlere de saygısızlık olduğu yorumunu yapan Kısakürek, şöyle devam etti:

"Kültür AŞ bundan sonra kitap hazırlamayacak diye açıklama olmuştu. Biz yayıncı olarak çok üzüldük. Bu tür kurumlar normalde ticari olarak yayıncıların zorlanacağı eserleri yayınlamak ve bunları kamuya ulaştırmak görevini üstlenmeli. Ama geçmişin tüm izlerinin yok edilmesi niyetiyle yapılan bu saygısızlık bizim o kitaplara daha fazla sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor. 'Gelen gideni aratır.' diye bir atasözü var. Maalesef, mevcut yönetim, geçmiş yönetim zamanında hazırlanmış bu güzel eserlerin kalitesine ve güzelliğine erişmek ve hatta çıtayı bunların üstüne çıkarmak yerine yok etmeyi tercih etmiş. Geçmiş yönetim zamanında sahneye konmuş eserlerin repertuvardan çıkartılması yönünde karar veren yine bu yönetim zihniyeti. 2 yıllık icraat, yok etmek üzerine…"

– "Bunun bir yol kazası olduğunu düşünüyorum"

Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kocatürk, kültürel mirasın zenginliği ve çeşitliliğinin kütüphanelerde derlenmesinde künye sayfalarının önemine işaret etti.

Künye sayfalarını "yayıncılığın esas temeli" olarak niteleyen Kocatürk, şunları kaydetti:

"Kütüphanelerde derleme ve kataloglamayla ilgili gerekli bilgilerin yer aldığı künye sayfalarının koparılması hiçbir şekilde tasvip edilecek bir durum değildir. Fakat ben İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bu konudan bilgisi olduğu kanaatinde değilim. Bunun bir yol kazası olduğunu düşünüyorum. Umarım, bu türlü kararlarından vazgeçerler."

– "Bu tavır kültür karşıtlığıdır"

Gazeteci yazar Sibel Eraslan, konuyu, "emeğe saygısızlık ve telif haklarıyla ilgili ciddi bir karartma" şeklinde değerlendirdi.

Eraslan, "Okuyucu haklarını ihlal eden yönüyle de vahamet. Her okuyucunun, okuduğu eserin künyesini merak etmeye ve öğrenmeye hakkı vardır. Okuyan, aynı zamanda araştırmacıysa, eserin künyesine erişmesi bilimsel ve hukuki sorumluluktur. Genel manayla sansür olarak değerlendirebileceğimiz bu tavır, kültürel yoksunluğa yol açan kaba-saba ve özensiz bir reflekstir, kültür karşıtlığıdır." ifadelerini kullandı.

Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi Başkanı Mahmut Bıyıklı, kitabı "medeniyet şeklinde tanımlayarak, şunları dile getirdi:

"O yüzden tarihin her döneminde medeniyet düşmanları aynı zamanda kitaba da düşman olmuşlardır. O yüzden medeniyet düşmanları Endülüs'e saldırdığında ilk olarak kütüphanelere saldırdılar, yüz binlerce kitabı meydanlarda yaktılar. Yine medeniyet düşmanları Bağdat'a saldırdığında ilk olarak Bağdat Kütüphanesi'ni yaktılar, kitapları yok ettiler. Hatırlayın vahşi terör örgütü DEAŞ Musul'a saldırdığında kütüphaneyi yaktı, kitapları yok etti. Tarih tekerrürden ibaret. Yüzyıllar sonra yine bir medeniyet düşmanı olan PKK, Şırnak'a girdiğinde Şırnak Halk Kütüphanesi'ni yaktı, kitapları yok etti. Saraybosna Kütüphanesi’nin de Sırplar tarafından yakılıp yıkılması hafızalarımızdaki tazeliğini korumaktadır. Moğolların, Sırpların, DEAŞ’ın, PKK’nın kitapları yakmasıyla bugün İBB’nin kitapları yırtması arasında hiçbir fark yoktur. Kitap yakmak da kitap yırtmak da medeniyet düşmanlığıdır. Barbarlıktır."

– "İmamoğlu özür dilemeli"

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bütün İstanbullulardan özür dilemesi gerektiğini dile getiren Bıyıklı, "Bu talihsiz durum İstanbulluları derinden üzmüştür. Medeniyetler başkenti İstanbul, kitabı eline aldığında öpüp alnına koyan ince ruhlu insanların şehridir. İstanbul’un ruhuna aykırı hareket edenlere halkımız günü geldiğinde anlamlı bir cevap verecektir." diye konuştu.

Yayıncı ve yazar Melike Günyüz, künye sayfasının kitabın nüfus cüzdanı olarak düşünülebileceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Ülkemizde yayın kurallarına göre künye sayfasında ISBN ve matbaa bilgisinin yer alması zorunluluğu vardır. Aksi takdirde eseri yayma hakkınız olamaz. Konuya tam vakıf olmamakla birlikte konu dönemde basılmış eserleri dağıtıp depoları boşaltmak gibi görünüyor. Bir önceki dönem belediye başkanının bir kitabın üzerinden isminin ve fotoğrafının olmasının sakıncası nedir? Bu bizim şehrimizin tarihi değil mi? Kitaptaki o sayfaları yok ederek o başkanların geçmişteki varlığını mı reddetmiş oluyoruz? Bir okur, bir yayıncı, bir yazar ya da bu şehirde doğup büyümüş biri olarak olup bitenleri anlamam mümkün değil."

– "Ciddi bir kültür kıyımıdır"

Şair Mürsel Sönmez, kamu yayıncılığının toplum kültürüne çok büyük katkıları olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Yayıncılığın her ne kadar özerk olmasını istesek de Türkiye'de mevcut ekonomik koşullarda kamu yayıncılığı ciddi bir işlev görmektedir. Bu bağlamda İBB'nin geçmişte yapmış olduğu yayınlar da değer taşımaktadır. Birçoğunu ben takip ettim. Çok değerli, çok kalıcı eserler yayınladılar. Bu kitapların girişindeki takdim sayfalarının yırtılması haberini duyduğum zaman inanamadım. Yani 'Böyle şey olmaz herhalde bu politik bir şeydir.' dedim ama ne yazık ki gerçek olduğu ortaya çıktı. Bu inanılmaz bir şey öncelikle, aynı zamanda ciddi bir kültür kıyımıdır. Çok despotik, faşizan bir kafadır."

Bu davranışın düşünce özgürlüğüne karşı yapılan çok ağır bir eylem olduğunu aktaran Sönmez, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gelecekte bu insanlar siyasal anlamda geniş bir yetkiye sahip olsalar demek ki işlerine gelmeyecek olan her şeyi ortadan kaldıracaklar. 21. yüzyılda çok gerici ve ilkel bir tavır olarak görüyorum. Yazık yani başka diyecek hiçbir şey bulamıyorum. Siz de başka yayınlar yaparsınız, yayınların üzerine kendi adınızı koyarsınız ama geçmişi böyle hiç olmamış addetmek olmaz. İnsanlar birbirlerine kültür aktarırlar. Değişik kültürler birbirlerini etkiler. Peş peşe yayınlanan eserlerle farklı bakış açılarının zenginliğini görürüz. Geçmişte onlar bir şeyler yayınlamıştır. Siz başka bir şey yayınlarsınız. Kültürel fotoğraf kendi çeşitliliği ve zenginliği içerisinde devam eder. Bu 21. yüzyılda çok ilkel bir tutumdur."

Yayıncı Tayfur Esen ise İstanbul'u bir telif marketine dönüştürme hedefiyle başlattıkları "Fellowship İstanbul"un 6'ncısı için hazırlık yaptıklarına dikkati çekerek, yu değerlendirmede bulundu:

"İBB, izahı mümkün olmayan bir uygulamaya imza atarak sizin çalışmalarınızı sıfırlamak istiyor. 75 ülke ve 190 yayıncıdan bahsediyorum, fikri mülkiyeti hiçe sayan ve manevi haklara tecavüzü açıkça ortaya koyan İBB'nin fikir engizisyonu bu uygulamasından haberdar olduğunda, bu yayıncılara ne diyeceğiz? Telif hukukunda Türkiye güvenli bir liman iken, yazara, çevirmene, ressama, fotoğrafçıya, editöre uygulanan bu engizisyon için Türkiye'de üyeleri bulunan PEN, IFRO, IPA, IBBY bilgi talep etmeyecek midir? Manevi hakları çiğnenen bu kadar insan dava açmayacak mıdır?"

– "İBB hesap vermelidir"

Dünya görüşü ne olursa olsun hiçbir fikri mülkiyet sahibinin böyle açık bir saldırıya maruz kalmadığı değerlendirmesini yapan Esen, sözlerini şöyle tamamladı:

"İBB sadece yöneticilerin değil, bu ülkenin bir kurumudur. Sorumlulukları vardır, layüsel değildir. Hesap vermelidir. Bağdat'ta, Şam'da, İskenderiye'de kütüphaneleri yakanlar, daha modern bir yöntemle kitapları kimliksizleştirmenin öncüsü olmuşlardır. Şayet 'bundan sonra böyle' diyorlarsa, yani 'Kimsenin reklamını yapmayacağız, kimseye katlanmayacağız.' diyorlarsa bir teklifim olacak: Bundan sonra İBB Başkanı'nın ismi ve resmi hiçbir İBB ve iştiraki yayının kapağında, içinde, künyesinde olmasın. Böylece, kendilerinin başlattığı bu kötü çığır kendisinden sonraki selefleri tarafından devam ettirilmesin."

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?