Yeşim Ustaoğlu: Artık her şey çok kolaylaştı

Türkiye’nin önemli yönetmenlerinden Yeşim Ustaoğlu, ”Genç sinemacılar geliyor, dijital sistem işi biraz kolaylaştırdı. Kendi iç sesini, özgürlüğünü, özgünlüğünü bulacak sinemacılar yetiştikçe, sinemamız her zaman kendinden söz ettiren bir sinema olacaktır” dedi.

ABD’deki genç Türk sinemacıların girişimiyle bu yıl ilki yapılan Los Angeles Türk Film Festivali’nin son gününde, yönetmen Ustaoğlu’nun ödüllü filmi ”Pandora’nın Kutusu”, tarihi Mısır Sineması’nda gösterildi.

Ustaoğlu da film gösteriminin ardından Amerikalı sinemaseverlerin ve ABD’de yaşayan Türklerin yapımına yönelik sorularını yanıtlandırdı.

Festival için ABD’nin Los Angeles kentine dün geldiğini belirten Ustaoğlu, burada çok iyi ağırlandığını ve festivalin incelikle organize edildiğini gördüğünü söyledi.

Festival programına baktığında da bugünün Türk sinemasını anlatan iyi bir seçki oluştuğunu gördüğünü ifade eden Ustaoğlu, festivalde kısa metrajlı filmlere özen gösterilmesini de takdir ettiğini kaydetti.

Ustaoğlu, ”Çünkü ben böyle şeyleri önemsiyorum. Festivalin ilk yılı, Türkiye’nin genç sinemasını, farklı sinemalarını bir araya getirip burada seyirciyle buluşturmayı hedefleyen bir festival. Çok hoş bir organizasyon olmuş, kalıcı olmasını isterim” dedi.

Gösterim sonrasındaki soru-cevap bölümünde gelen sorulardan, film-seyirci ilişkisinin iyi oluştuğunu gördüğünü dile getiren Ustaoğlu, ”Hatta soruların bazıları şaşırtıcıydı, müzik, ses üzerine olan sorular. Bu, her seyircinin filmle kurmasını beklediğim bir irtibat değildi, bunlar profesyonel gözler, çok kaliteli sorulardı” diye konuştu.

‘Artık her şey çok kolaylaştı’
Ustaoğlu, genç yeteneklerin Türk sinema sektöründe kendilerine yer bulabilmelerine yönelik bir soru üzerine, ”Biz sinemaya çok zor başladık. Önümüzde model olabilecek bir sinema yoktu. Bu anlamda 1990’lı yıllarda ortaya çıkan benim kuşağımda, biz kendi başımıza ve çok az paralarla sinemaya başladık. Bu iş zor bir iş, her dönemde zordur ve hiçbir zaman da kolaylaşacağını beklemek mümkün değil. Ama ne olursa olsun yapabilmeyi becermek lazım, bu da biraz kendi özgürlüğünüz, yapma isteğinizle de ilgili” dedi.

Bunun yanında bugün film çekebilme koşullarının biraz daha kolaylaştığını dile getiren Ustaoğlu, ”Bir yandan bizler genç sinemacılar için önemli bir modeliz, bir yandan da artık herşey çok kolaylaştı ve demokratikleşti. Şimdiki sistemlerde, iphone ile bile film çekebilirsiniz, sinema bu anlamda teknik olarak büyük bir devrim de yaşıyor” dedi.

Ustaoğlu, bir soru üzerine de iyi bir film yapabilmenin maddi destek bulabilmekten çok, kişinin ”kendi özgürlüğü ve isteğiyle ilgili” olduğunu kaydetti.

‘Kendinden söz edilen bir sinema olarak kendini gösterecek’
Ustaoğlu, Türk sinemasında son yıllarda görülen hareketlilik ve bu bağlamda sektörün geleceğini nasıl gördüğüne yönelik soru üzerine, şunları kaydetti:

”Bunun bugüne özgü bir hareketlilik olup olmadığını sinemamız zaman içinde gösterecek, uzun vadede çok kalıcı, hakiki olanlar (bağlamında). Tabi bir yandan da sektörün de kendi iç sorunları, endüstrileşebilme sorunları var ve bu konudaki dinamikler de önemli. Bu zaman içinde anlayabileceğimiz bir süreç ama farklı renkler, sesler, arayışlar var. Belgesel sinemada ciddi bir arayış var. Dolayısıyla, ben bunları tüm bu anlamda önemsiyorum, çok kıymetli buluyorum.

Genç sinemacılar geliyor, bir yandan ilk film yapma sayısı yükseldi. Dijital sistem işi biraz kolaylaştırdı. Buradan kendi iç sesini, özgürlüğünü, özgünlüğünü, yaratımını ve uzun vadede kalıcı olan sesi bulacak sinemacılar yetiştikçe, sinemamız her zaman kendinden söz edilen bir sinema olarak kendini gösterecek.”

Ustaoğlu, üzerinde çalıştığı ”Araf” filminin bitmek üzere olduğunu ve önümüzdeki birkaç ay içinde seyirciyle buluşabileceğini sözlerine ekledi.

‘Filmi çok beğendim’
Amerikalı seyirciler de filmden çok etkilendiklerini söyledi.

Guilbert Hentschke, ”Filmi çok sevdim, çok sanatsaldı. Sonunun açık bitmesini çok beğendim. Torunun, büyükannesinin gidişini izlemesi müthiş bir son. Filmde, sessizliğin ve seslerin çok güzel kullanıldığını gördüm” dedi.

Türkiye’de birkaç kez bulunduğunu belirten Hentschke, ama çok fazla Türk filmi izlemeye fırsat bulamadıklarını, burada Türk filmi izlemekten keyif aldıklarını söyledi.

Hentschke, ayrıca, filmin geçtiği yaylayı çok merak ettiğini, belki birgün Türkiye’ye giderse oraları ziyaret edebileceğini söyledi.

Margeret Hentschke da her yıl Palm Spring Uluslararası Film festivali’ne katıldıklarını ve film izlemeyi çok sevdiklerini dile getirdi.

Ustaoğlu’nu çok iyi bir yönetmen olduğunu belirten Hentschke, ”Açıkçası, Türkiye’den kadın bir film yönetmeni gördüğüm için çok şaşırdım, beklemiyordum ve kendisine Türkiye’de çok fazla kadın yönetmen olup olmadığını soracağım” diye konuştu. (AA)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?