Yüzücülükten şarkıcılığa – Dolapdere Big Gang

Dünyaca ünlü pop ve rock parçalarını, keman ve klarnetlerle yorumlayan Dolapdere Big Gang son günlerin en çok konuşulan gruplarından biri oldu Türkiye’de. Çoğumuzun favorileri arasında yer alan pop ve rock şarkılarını Türk Müziğinde kullanılan sazlarla çalmaları onları diğer gruplardan farklı yapan bir unsur oldu. Hani yıllar geçse de hala zevkle dinlediğimiz şarkılar vardır; mesela ‘’English Man in Newyork’’, ‘’Losing my religion’’. İşte bunlar gibi gibi şarkıları ustaca çalınan klarnet, tef, darbuka ve ney bütünlüğünde dinlemek inanın zevk verdi.

Bir zamanlar benim gibi vaktini havuzda antrenmanlarda ve yarışlarda geçiren Dolapdere Big Gang’in vokalisti Emir Yeşil’in şimdi sahnelere geçmesinin serüvenini inanın bende merak etmiyor değildim ve soluğu Ankara’da ki Mesa Salata Bar konserlerinde aldım. Açıkçası Bilkent’te verdikleri konserden sonra sanki enerjileri hiç tükenmemiş gibi sorularımı içtenlikle cevaplamaları çok hoşuma gitti.

Öncelikle böyle kısa bir sürede büyük başarı yakalayan Dolapdere Big Gang’in nasıl ortaya çıkışını merak ettim…

Emir Yeşil(Vokal):Menajerimiz Önder Ulu gür’ün bir projesiyle yaklaşık 4 yıl önce İstanbul’da küçük bir barda çalmaya başladık. Daha sonra zaten sürekli çaldığımız şarkıları klasik Türk müziği enstrümanlarıyla çalsak nasıl olur düşüncesi doğdu ve bundan sonra da işi ciddiye alarak albüm kaydına kadar giren sürece girdik. Kayıtlar tamamlandıktan sonra da ilk albümümüz olan Local Strangers çıktı.

Konser oncesi mutfakta…. :))

Müziğe ilgilerinin ne zaman başladığını sordum… Ve anladım ki…

Grubun bütün üyeleri için müzik bir yaşam biçimiymiş. Her biri küçük yaşlardan beri birer enstrüman çalıyormuş.

Peki, Dolapdere ismi nereden çıkmıştı?

Yusuf Çalkan(Keman, Ud): Dolapdere aslında İstanbul’un müzisyen fabrikası olan bir semti. İstanbul’un birçok iyi müzisyeninin de çıkış noktası olan bu semtin gerçekliğine gönderme yapmak için bu ismi seçtik. Bugüne kadar bizde Roman müzisyenleri hep arka planda kaldılar. Bu projeyle onları da ön plana çıkartalım istedik. (SB: Bence çok da iyi yapmışlar)

Daha önce bilinen ve artık klasikleşmiş şarkıları seslendirmeye nasıl karar verdiniz?

Gökay Süngü(Müzik Yönetmeni, Klavye):Yıllardır çalıştığımız mekânlarda dinlediğimiz şarkılardan, düşündüklerimizden albümümüzün temelini oluşturan senteze en iyi cevabı verebilecek olan şarkıları seçmeye özen gösterdik. Artık bütün yabancı şarkıları “Biz yapsak nasıl olur, nasıl düzenleriz” düşüncesiyle dinliyoruz. Hatta şarkıların orijinalleri artık bize cover gibi gelmeye başladı. Biz onların şarkılarını “biz” gibi yorumladık; yıllarca biz onların yaptıklarına hayran olduk, şimdi sıra onlarda.

Dolapdere(Local Strangers)ye gelen tepkiler nasıl?

Hüseyin Ceylan(Perküsyon):Yaptığımız iş çoğunluk tarafından beğenildi ve sevildi. Zaten satışlar da bunun göstergesi. Hatta albümümüzün ilk kopyaları tükendi, bu yüzden ikinci parti kopyalar piyasaya sürüldü. Tabii ki eleştiriler de gelmedi değil; genellikle bu gibi eleştirilere yapıcı yönlerinden bakmayı tercih ediyoruz. Mesela bazı rock tutkunları, şarkıları bizden dinlediklerinde kızıyorlar.

Mustafa Olgan(Kanun):Bir internet sitesinde Sting şarkılarına dokunulmaması gerektiğini söyleyen bir Sting hayranı da tepki göstermiş. Elbette bu tip itirazları normal karşılıyoruz. Ama bu tip projeler yurtdışında da yapılıyor ve biz Türkiye’de bunun bir sorun olmamasından yanayız.

Dolapdere yeni bir soluk getirecek mi sizce ve gelecekteki planlarınızlar neler?

Aykut Sütoğlu (Klarnet, Trompet, Balaban):Grubumuz yeni bir akımın öncüsü. Türk sazları daha önce sadece fasıllarda kullanılıyordu, ama biz DBG projesiyle bu enstrümanlarla pop ve rock da çalınabileceğini ve yorumlanabileceğini gösterdik.

Memduh Akatay(Perküsyon):Bunun yanında, kalabalık bir grup olmamamıza rağmen birbirimize projelerle bağlanan bir arkadaş grubuyuz ve böyle bir ortamda çalışıyoruz. Böylece müziğe farklı şeyler katıp başarılı olacağımıza inanıyoruz. Bunun için de sürekli kendimizi yeniliyoruz ve repertuarımızı genişletip hayranlarımızın önüne bestelerle de çıkmak istiyoruz.

İrfan Keçebaşoglu (Bas Gitar):En büyük hayalimiz, şarkılarını yorumladığımız sanatçılarla aynı sahneyi paylaşabilmek. Madonna gibi bir starla veya Sting’le çalmak bir başka olacaktır. Şu an için hedefimiz Türkiye’de büyük konserler gerçekleştirerek sonrasında yurtdışına açılmak.

İsmail Peşluk (Perküsyon):Grubumuzun yeni albümü, 17 Aralık Pazartesi 2007 günü müzik marketlerde yerini aldı. ‘’Just Feel’’ adını verdiğimiz 2. albümle pek çok sürprizin yanı sıra; bu kez çok daha güçlü, enerjik ve farklı bir sound’la müzikseverlerle buluştuklarını da belirtti İsmail Peşluk.

Keyifli bir röportajdan sonra DBG konserini Emir’in kız kardeşi Zeynep’le(kendisi de eskiden bizim gibi yüzücüydü.) keyif alarak izledik. Umarım yakın zamanda Dolapdere Big Gang’i Amerika’daki konserlerinde de görürüz. Batılı eserlere doğu mistizmini katmak eminim bizim gibi gurbetçilere çok daha büyük haz verecek ve ayrıca Amerikalı dostlarımıza, biraz da olsa Türk müziğini tanıtmış olacağız.

https://www.dolapderebiggang.com

English Man in New York

Losing my Religon

Can’t take my eyes of you

Önceki haberALATURKA yı Anlamak !!
Sonraki haberMETiN UCA
Amerika'nın ilk Türkçe internet Gazetesi, Alaturka Online, 2001 yılından beri Amerika'da en çok okunan, tamamen bağımsız ve tarafsız haber yapan tek Türk Gazetesi. First Turkish American Newspaper - Amerika'daki Türklere Ulaşmanın en Kolay Yolu ! Habersizsiniz ya da Haber Sizsiniz! Alaturka, Gerçek insanlar, Gerçek Haberler. Amerika'daki Aileniz - Alaturka.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?