Zengin yoksul uçurumu büyüdü

Zengini ‘daha zengin’ olurken , fakir daha da yoksullaşıyor.  Devletin rakamlarına göre, zengin ile yoksul arasındaki gelir uçurumu 2010’da da arttı.

2010 yılında Türkiye’de gelir dağılımındaki eşitsizlik 0,01 puan arttı. En yoksul ile en zengin arasındaki gelir farkı ise, 8.5 kata çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2010 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı.

Gelir dağılımı eşitsizlik ölçütleri katsayısı bir önceki yıla göre 0.01 puan artışla 0.415 olarak tahmin edildi. Katsayı, kentsel yerleşim yerleri için 0.405, kırsal yerleşim yerleri için ise 0.380 olarak hesaplandı.
Gini katsayısı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1’e yaklaştıkça gelir dağılımda bozulmayı ifade ediyor.

Eşdeğer hane halkı kullanılabilir gelirlere göre oluşturulan yüzde 20’lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 47.6, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay ise yüzde 5.6 oldu.

Buna göre, son yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, ilk yüzde 20’lik gruba göre 8.5 kat fazla oldu. 2009 yılında bu oran 8.1 kat civarındaydı.

Türkiye’de hane halkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir, 2009 yılında 21 bin 293 TL olarak hesaplandı. Ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir gelir ise 9 bin 396 TL oldu.
İstanbul Bölgesi 12 bin 795 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumunda. Bunu, 11 bin 501 TL ortalama gelir ile Batı Anadolu Bölgesi izledi. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 4 bin 655 TL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi oldu.

Araştırmaya göre vatandaşların hayat şartlarına ilişkin bazı göstergeler şöyle:

* Yüzde 60.8’i kendilerine ait konutta oturuyor. Yüzde 22.4’ü kiracı.

* Yüzde 42.2’sinin konutunda ‘sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve benzeri’ sorunlar söz konusu.

* Yüzde 42.9’unun oturduğu konutta ‘izolasyondan dolayı ısınma sorunu’ yaşanıyor.

* Yüzde 59.3’ünün hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunmakta, bu borç ödemeleri yüzde 29.3’ünün hanesine ‘çok yük’ getiriyor.

* Yüzde 87.4’ü ‘evden uzakta bir haftalık tatili’, yüzde 62.5’i ‘beklenmedik harcamalarını’ ve yüzde 82,1’i ‘yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını’ ekonomik nedenlerle karşılayamıyor.

* Yüzde 60.5’i ‘iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek’ yiyemiyor.

* Yüzde 37.8’i evin ısınma ihtiyacını ‘yeterince’ karşılayamıyor yani kışın donuyor. * Yüzde 43.9’u ‘yeni giysiler’ alamıyor.

Ekovitrin Dergisi

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?