Alaturkaonline Genel Yayın Yönetmeni Burak Yarkent yazdı…
Herkes için zor geçen lokavt döneminin ve 66 maçlık kısa süren sezonun ardından NBA’de play-off maçları hız kesmeden başladı.
Grupların tepesinde bulunan takımlar herkesin tahmin ettiği takımlardı ve eşleşmeler de, birkaç alternatif haricinde, aşağıdaki beklenen şekilde oldu,
Batı Yakası,
Utah Jazz – San Antonio Spurs
Dallas Mavericks – Oklahoma City Thunders
Denver Nuggets – Los Angeles Lakers
Los Angeles Clippers – Memphis Grizzlies
Doğu Yakası,
Philadelphia 76ers – Chicago Bulls
New York Knicks – Miami Heat
Orlando Magic – Indiana Pacers
Boston Celtics – Atlanta Hawks
Lakers yine zorlanmadı…
Bu eşleşmelerin en enteresan olanı, benim de Staples Center’dan canlı takip etmeye başladığım, bundan önceki play-offlar’da 5 kere eşleşen, ve hepsinde de Los Angeles Lakers’in şeriden galibiyet ile ayrıldığı Denver Nuggets – L.A. Lakers eşleşmesiydi.
L.A. Lakers takımı play-off geçmişlerinde büyük üstünlük kurduğu rakibini, bulduğu uzak şutlarla, ve pota altındaki Bynum faktörüyle, zorlanmandan, yine yenmeyi başardı. Kobe Bryant oyunda kaldığı 34 dakikada attığı 31 sayı ile yine maçın yıldızıydı. Bynum, normal sezonda gösterdiği ofans başarısını, bu maçta savunması ile birleştirdi ve atmış olduğu 10 sayı, aldığı 13 rebound ile maçın kazanılmasında önemli rol oynadı. Lakers takımında ilk 5 başlayan oyuncuların hepsi çift haneli sayı bulunca, ve bunlara bench’den gelen, son zamanların gözde ismi, Jordan Hill de 10 sayı ekleyince, L.A. Lakers, stadı tıklım tıklım dolduran seyircisi önünde kolay bir galibiyet aldı.
Galibiyet o kadar kolay oldu ki, maçın bitimine 2 dakika kala Jack Nickholson, bu akşamlık bu kadar deyip Staples Center’dan ayrılıyordu.
Bu maçlar L.A. Lakers taraftarı için de ayrı önem taşıyor. Sebebine gelince; Michael Jordan’ın play-off ve final serilerinde, 179 maç üst üste çift haneli sayı ürettiği ve bu rekoru maç sayısıyla elinde bulundurduğu kulvarda, Kobe kendisini 159 maç ile takip ediyor. Bugün ürettiği 31 sayı ile bu rekora 1 adım daha yaklaşan Kobe, bu rekora da göz kırpıyor.
Bulls maçı kazandı, Rose’u kaybetti…
Sonuç itibariye bir diğer önemli eşleşme ise Chicago Bulls – Philedelphia 76ers eşleşmesiydi.
Derrick Rose çok kötü başladığı şeride, sonraları açıldı ve 23 sayı ürettiği maçta 9’da rebound alarak takımının galibiyetinde önemli rol oynadı. Rose’a, Rip Hamilton 19 sayı, Joakım Noah ise 12 sayı 13 rebound ile eşlik etti. Temsilcimiz Ömer Aşık da bu müsabakada 10 dakikaya yakın süre aldı, ve karşılaşmayı 1 sayı ve 1 rebound ile tamamladı.
Maçın bitimine 90 saniye kala bileğinden sakatlanan Rose, sahayı ilk yardım ekibinin yardımıyla terk edebildi. İkinci maç Salı günü, Pasifik saatine göre saat 17:00’de oynanacak. Rose’un durumu şimdilik belirsiz, ama oynamasının zor olduğu gelen haberler arasında.
Spurs bu sene “ciddi” başladı…
Madem önemli eşleşmelerle başladık, bir diğer önemli eşleşme ile devam edelim…
Başarılı temsilcimizden Enes Kanter’in de formasını giydiği Utah Jazz’in, San Antonio Spurs ile eşleşmesi ve en son “ilk maçlardaki” play-off galibiyetini 5 sene önce kazandığı şampiyonluk senesinde elde eden San Antonio Spurs’un bu sene yine galibiyet ile başladığı seri önemli serilerdendi. Tony Parker 28 sayısı ve 8 reboundu ile galibiyette baş rol oynadı, ve Tim Duncan 17 sayı ve 11 asist ile kendisine büyük katkı sağladı.
Sonuç itibariyle oynadığı son 10 maçta 10 galibiyet alan Spurs rakibi Jazz’i zolanmadan 106-91 malup etti. Geçen seneki play-off serilerine Memphis ile başlayan ve seriyi kaybeden Spurs, bu sene işi daha ciddiye alır bir görüntü çizdi ve şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olduğunu kanıtladı.
Heat en büyük favori…
Play-off’ların en güzel eşleşmelerinden biri de şüphesiz N.Y. Knicks – Miami Heat eşleşmesi.
Sezona umulmadık kötü başlayan Knicks, Jeremy Lin “gazi” ile yukarıya doğru bir ivme kazandı, fakat bu ivme Lin’in sakatlanması ile son buldu. Daha sonra antrenörünü değiştiren ve görevi D’Antoni’den alıp Mike Woodson’a veren Knicks, Anthony, Stoudemire ve geçen sene şampiyonu Dallas Mavs’den transfer Chandler ile yola devam etmeyi uygun gördü.
Antrenör değişmesi başta tuttu gibi görünse de, bunun o anlık bir kıvılcım olduğu şu zamanlarda gün ışığına çıktı. Takım olarak dağınık görüntü çizen Knicks maçı 100-67 kaybetti.
Bu maçta, kayda değerler arasında, LeBron James’in MVP ödülünden çok “Oscar” ödülünü hak ettiği ve aynı zamanda yine James’in şampiyonluğu ne kadar istediğinin gözlerinden okunması vardı.
James maçı 32 sayı ile tamamladı, James’e 19 sayısı ile eşlik eden Wade, galibiyette önemli rol oynadı.
Durant yine gecenin kahramanı…
Bu sezon ikinci defa son saniye basketleri ile Dallas Mavs’i deviren Durant yine gecenin kahramanıydı. 1,5 saniye kala attığı basketle maçı Oklahoma tarafına çeviren Durant geceye damgasını vurdu, ve Oklahoma’nın 89-88’lik Dallas galibiyetinde en büyük pay sahibi oldu. Kullandığı 27 sutta 25 sayı bulan Durant’a, Westbrook 28, İbaka ise 22 sayı ve 5 blok ile eşlik etti.
Durant son sayıyı atıp takımını galibiyete taşıyan isim olsa da, gizli kahraman James Harden idi. Genelde saklı kalıp, takımının en fazla ihtiyacı olduğu zamanlarla ortaya çıkan Metta World Peace gazisi Harden 19 sayı attı, kaybettiği 5 top olmasa en iyi oyuncular listesinde belki de en iyi olarak ön plana çıkacaktı. Maça damga vuran diğer isimler ise 20 sayı ile John Terry ve 17 sayı ile Shawn Marion oldular.
Mavs takımını ise geçen senenin “En Değerli Oyuncusu” Dirk Nowitzki, atmış olduğu 25 sayı ile maçta tuttu. Son çeyrekte attığı 11 sayı Dallas’ın son saniyeye kadar maçta etkin kalmasını sağladı.
Hido beni de şaşırttı…
Elmacık kemiğindeki sakatlık yüzünden sezonu kapattığı söylenen Hido, yüzündeki maske ile döndüğü kortta 9 sayısı ve 3 reboundu ile takımına büyük katkı sağladı. Bu maç, Hido’nun bir takımın formasını giymesinin, en azından psikolojik olarak, ne kadar önemli olduğunun, ve oyuncumuzun takım liderliğinde ne kadar başarılı bir figür olduğunun kanıtıydı.
Oyun kurucu Nelson ve sene ortasında Hido ile birlikte Suns takımından takas ile gelen Richardson’un 17’şer sayı ile yıldızlaştığı maçı Orlando Magic 81-77 kazandı. Hafta boyunca sakat olan ve oynamayacak olan Dwight Howard yokluğunda 3 sayılarda ne kadar başarı yakalayacağının önemli olduğu vurgulanan Magic, tam da Pacers cephesinin korktuğu gibi bir grafik çizdi ve 3 sayılardaki başarısı ile rakibini, hem de deplasmanda, ev sahibi avantajını ele geçirerek yendi.
Maçın kırılma noktası, Pacers takımının yıldız oyuncusu Granger’in maçın bitimine 7,5 saniye kala yaptığı travel (steps) hareketiydi. Sene boyunca çok iyi grafik çizen ve Pacers takımına sayısız maç kazandıran Granger bu beklenmedik hareket ile hem topu hem de maçı Magic’e hediye etti.
Smith Hawks’i uçurdu.. Rondo’ya büyük ceza yolda…
Maçın hiç şüphesiz yıldızı 28 sayı ve 18 reboundu ile Atlanta Hawks forması giyen Josh Smith’di.
Son dakika, Rajon Rondo’nun çirkin hareketleri ile sekteye uğrayan, genelde seyir zevki yüksek karşılaşma Hawks takımının 83-74’lük galibiyeti ile sonuçlandı. Rondo ve Garnett’in 20’şer sayısına, 12 sayı ile katkı yapan Pierce maçın kazanılmasına yetmedi. Maç boyunca Ray Allen’in yokluğunu hisseden Celtics hem maçtan malubiyet ile ayrıldı, hem de en az ikinci maç için Rondo’dan mahrum kaldı.
Hızlı başladığı maçta, skoru ilk yarıda 19 sayı farka taşıyan Hawks, maçın bitimine 1 dakikadan az süre kala farkı 4 sayıya kadar indiren Celtics ile dişe diş bir mücadele ortaya koydu. Daha sonra ise sahneye Rondo çıktı ve ard arda yaptığı hataların üzerine hakeme yaptığı göğüs hareketi ile belki de maçı Hawks takımına kendi elleriyle hediye etti. Bu hareket ile büyük bir ihtimalle ikinci maçta forma giyemeyecek olan Rondo takımını olası bir galibiyetten mahrum etti ve maç sonunda, hakeme kasten dokunmadığını, uzaktan böyle anlaşıldığını söyledi.
Maç sonu lobi hareketlerine erken başlayan Celtics koçu Rivers basın toplantısında, Rondo’nun hareketinin kasti olmadığını, ve ceza almasının yanlış olacağını söyledi. Hakemin arkasından giden Rondo’nun, hakemin durması ile kendisine çarptığını beyan eden Coach Rivers ceza beklemediğinin altını çizdi.
Kişisel fikrim Rondo’nun “hakeme vücut teması” sonucunda en az 1 maç men cezası alacağı yönünde, ki genelde NBA bu tür hareketlere 0 tolerans gösteren bir kurum.. Bakalım, bekleyelim hep beraber göreceğiz…
Play-off’ların belki de en “dramatik” malubiyetlerinden biri..
Önce şu “dramatik malubiyet” kısmını bir açalım…
Maçın ilk çeyreğinde 34-18 öndesiniz, ilk yarısını da 58-39 önde kapatıyorsunuz. Üçüncü çeyreğin sonunda da skor 87-64 lehinize.. Sonra ne oluyorsa oluyor rüzgar bir anda tersine dönüveriyor, ve maç aleyhinize 98-99 bitiveriyor.
Unutmadan bir de evinde zor kaybeden ve son zamanlarda iç saha avantajını en iyi kullanan takımlardansınız, ki evinizde son oynadığınız 11 maçın 11’ini kazanarak bu senenin rekorunu kırmış, evinizde oynadığınız maçların 26’sini kazanmış, 7’sini de kaybetmiş bir takımsınız. Evet bugünkü, L.A. Clippers maçına müthiş bir başlangıç yapan ve sonunu getiremeyen Memphis Grizzlies takımından bahsediyorum. İnanılır gibi değil, ve bir o kadar da dramatikti.
Clippers serisinin başında, L.A. takımının CP3 ile gerçekleştirdiği pick-n-roll oyun sistemine çözüm aradıklarının altını çizen coach Lionel Hollins, bugün bir hata yaptı, ve özellikle son çeyrekte, Paul’ü savunayım derken Clippers’ın diğer, özellikle de pota altı oyuncularını biraz boş bıraktı. Böyle olunca da, takım oyununu seven, Paul’ün sadece oyun kurucu özelliklerinin yeterli olduğu Clippers takımı, özellikle bench’ten gelen oyuncularının attığı 48 sayı ve 24 rebound ile cezayı kesti.
Gay, Gasol, Conley ve Mayo’nun çift haneli sayı ürettiği Grizzlies takımı genç, yetenekli ve istekli bir takım, yalnız tecrübe konusunda biraz zayıf kalıyorlar, ve hücumda gösterdikleri aynı başarıyı savunmalarına yansıtamıyorlar. Çok şey bekledikleri Randolph ve kenardan gelen Arenas’ın bugün sayı konusunda kısır kalmaları da ayrı bir problem oldu kendileri için.
NBA’de play-off müsabakalarına yarın oynanacak Oklahoma City Thunders – Dallas Mavericks, New York Knicks – Miami Heat, Orlando Magic – Indiana Pacers maçlarının 2. ayakları ile devam edilecek. Özellikle ilk günkü sürprizlerle birçok güzelliğe gebe görünen maçları kaçırmamanızı tavsiye ederim.
İyi seyirler,
Burak Yarkent / Los Angeles
alaturkaonline.com
https://alaturkaonline.com/yazarlar/burakyarkent/






