32. Yıllık Türk-Amerikan Ulusal Liderlik Konferansı başladı!

(AA)

ABD’nin başkenti Washington’da başlayan 32. Yıllık Türk-AmerikanUlusal Liderlik Konferansı’nın ilk gününde, ABD’deki Türk-Amerikalıların seslerini daha çok duyurabilmesinin, seçimlerde adaylara maddi destek sağlama ve siyasete daha etkin katılma gibi yollardan geçtiği vurgulandı.

Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF), Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) ve Washington merkezli Türk Amerikan Toplum Merkezi (TACC) tarafından düzenlenen Kongre’nin ilk günkü gündemi, Turkish Coaliton of America’nın (TCA) ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Taban Hareketi Semineri” oldu.

Seminerin açılışında konuşan ATAA Yönetim Kurulu üyesi Günay Evinch (Evinç), ABD’de Türk-Amerikan toplumunun etkiliğinin artmasının siyasete etkin katılımdan geçtiğini söyledi.

Türklerin, “siyasette para” konusuna sıcak bakmadığını ama ABD’de “paranın da konuşmanın bir türü olduğunu” ifade eden Evinch, seçim dönemlerinde hem federal hem de eyalet ve bölge düzeyinde siyasilere fon sağlanmasının çok önemli olduğuna işaret etti. Evinch, “Dedemden bana miras bırakılan bir söz var: Sadece haklı olmanız yetmez, ikna edici olmalısınız. Biz de ABD’deki Türk-Amerikan toplumu olarak hem kendi çalışmalarımızla hem lobi faaliyetleriyle savunularımız konusunda ikna edici olmalıyız” dedi.

Seminere ev sahipliği yapan TCA Başkanı Lincoln McCurdy de Türkiye’de alışık olunmasa da ABD’de siyasilere seçimlerde maddi destek vermenin normal olduğuna dikkati çekti. ABD Kongresinde, diğer toplumlardan Kongre üyelerine rastlandığını hatırlatan McCurdy, Türk-Amerikan toplumunun da Kongre’de biri Cumhuriyetçi ile biri Demokrat olmak üzere Türk kökenli en az iki milletvekiline ihtiyacı olduğunu söyledi. Bunun ise tüm Türk-Amerikalıların kendi adaylarının arkasında birleşmesinden geçtiğini dile getiren McCurdy, “ABD’deki Türklerin siyasi sürece, gerek bir adayı destekleme gerekse Türk kökenli aday çıkarma şeklinde olsun, etkin katılımı, Türkiye-ABD ilişkilerini de çok olumlu etkileyecektir” diye konuştu.

McCurdy, bu amaç doğrultusunda ABD’deki bir sonraki seçimler için 1 milyon dolar fon toplayabilmeyi amaçladıklarını kaydetti.

Türkiye karşıtı çabaları engellemek için 500 bin dolar lazım

Seminerde konuşan eski Kongre üyesi Mike McMahon, “Kendinizi gelip tanıtmaktan, varlığınızı göstermekten çekinmeyin” diyerek, 10 yıl önce bir programda tanıştığı bir Türk’ün ofisini ziyaret etmesi sayesinde şimdi ABD’deki Türk toplumuna hitap edebildiğine dikkati çekti.

McMahon, “Yakın zamana kadar birçok millet Kongre’de kapımızı çaldı ama Türkler hiç gelmedi. Evet, siyasette milletvekillerine maddi destek, para önemli, buna şüphe yok. Ama iş sadece para değil. Milletvekilinin temsil ettiği kitleyi tanıması, sizin onunla iletişim kurmanız da önemli. Her kapıyı çaldığınızda hemen başarılı olamayabilirsiniz ama önemli olan bu faaliyete pes etmeden devam etmek. Kongre üyelerinin ofislerine geldiğinizde, gözünüze genç bile görünse ofis görevlileriyle bağlar kurun, çünkü onlar geleceğin Kongre üyesi veya baş danışmanları olacaklar” ifadesini kullandı.

TC-USAPAC yetkililerinden Lydia Borland, 1989 yılından bu yana lobicilik yaptığını belirterek, özellikle 2007’de Türklerin federal düzeyde PAC (siyasi eylem komitesi) kurabilmesinin Türk-Amerikan toplumunun siyasete katılımı açısından önemli gelişme olduğunu söyledi. Borland, ABD’deki Türk toplumunun her yıl PAC’e 500 bin dolar fon çıkarabilmesi halinde, Türkiye’yi hırpalama çabalarının etkisiz kılınabileceğini ve Türkiye-ABD ilişkilerinin daha istikrarlı hale getirilebileceğini vurguladı.

Bir Kongre üyesine maddi destek verilse bile, işin sonunda “garanti” olmadığına da işaret eden Borland, “Garanti olsaydı, bu destek değil rüşvet olurdu. Siyasetçileri kendi tarafımıza çekmemiz, diyaloğa girmemiz lazım. Örneğin, bir eyaletin bölgesinde sadece 1 Ermeni yaşıyor ama sesini o kadar duyuruyor ki siyasetçileri kendi yanlarına çekmeyi başarıyor. Sadece bir yerde çoğunluk olmamız da değil, sesimizi ne kadar duyurabildiğimiz önemli” dedi.

Borland, ancak Türk toplumunun siyasilere maddi destek verme yönünde isteksiz olduğunu ve destek verdiğinde de çok sabırsız davrandığını anlattı.

“Pazarda sesinizi duyurun”

Türk-Amerikan Hukuki Savunma Fonu (TALDF) baş danışmanı Bruce Fein de ABD’de Afro-Amerikalı ve Yahudilerin kendilerine yapılan haksızlıkları ahlaki değerleri vurgulayarak değiştirdiklerini belirterek, Türkleri de bu iki topluma benzetti. “Eğer hakkınızı savunmazsanız, sizden bunu alırlar” diyen Fein, Türk toplumunun kendi tarihine ve toplumuna yönelik haksız önyargılar, ayrımcılıklar, Ermeni iddialarının okul kitaplarında yer alması gibi konularda seslerini yükseltip haklarını daha fazla savunmaları gerektiğini dile getirdi.

Fein, bu konunun sadece siyasetle de değil, ahlaki değerleri ön plana çıkaracak filmler, seminerler, şarkı besteleri, okul kitaplarının tekrar yazımı önerileri gibi birçok yollarla ele alınması gerekliliğinin altını çizerek, “pazarda sesinizi duyurun” dedi.

Ayrıca, ABD’de 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının karşısına çıkabilme cesaretini gösterecek çok fazla akademisyen bulunmadığına dikkati çeken Fein, bu cesareti gösterenlerin de Türk toplumu tarafından desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?